Sadece bu değil. Başka bir şey daha anlatayım: “ Hoca efendiye bağlı bir genç, bir kızın peşinden gider. Tam kızla yüz yüze gelip konuşacağı zaman hocası gözünün önüne gelir. Yaptığı işten mahcup olan genç, kızla konuşmadan geri döner. İşte arkadaşım bu hoca, derin bir hoca. Haberin olsun.” Dedi. “ Yusuf, böyle derin bir hocayı kaçırmayalım. Fakat biz öğrenciyiz. Para- pulumuz yok. Oraya nasıl gideceğiz. Onun feyzinden nasıl faydalanacağız” deyince. “Konya'da temsilcisi var. Onun adına tövbe alıyormuş. Haydi gidelim” dedi.
Beraberce gittik. Arkadaşımı içeri aldılar. Beni ayrı bir odaya. Önce tövbe almam gerekiyormuş. Bizim Yusuf tövbeliymiş demek ki.
Herkes dağıldıktan sonra beni küçük bir odaya aldılar. Beyaz saçlı, beyaz sakallı pîri fânî temsilci beni bekliyordu. Elini öptüm. Bana içinde grubun büyüklerinin isimlerinin olduğu bir liste verdiler. Namaz kılmadan önce bu listeye bakıp bunları gözünün önüne getireceksin dedi. Tövbe almadan önce akşamından, gusül abdesti alıp kimseyle konuşmadan istihareye yatacaksın. Gece rüyanda şu renkleri göreceksin dedi. Oradan çıktım. Kaldığım yurda geldim.
Kaldığım yurtta akşamleyin banyo yapma şansım yoktu. Çünkü yurtta banyo sabah namazından önce açılırdı. Nöbetçi öğretmene banyoyu açar mısınız dedim. Olmaz dedi.
Ertesi günü iş başa düştü. Bir Cumartesi günü akşamı Kayalıpark'ta bulunan Mahkeme Hamamı'na gittim. Böylece ilk defa hamama gidip gusül abdesti almıştım. Yurda geldim benimle konuşmak ve beni konuşturmak isteyenlere elimi dudağıma götürerek susun diyordum. Anlayanlar anladı. Anlamayanlardan kaçarak yatağıma çıkıp yattım erkenden. Sabahında uyandığımda da herhangi bir renk gördüğümü hatırlamıyorum.
Her gün ders çıkışı yurda gitmeden tövbe almaya gittiğim yere gittim. Ders aldım. Bir iki ay gidip gelmem devam etti. Sonrasında da gidip gelmeyi bıraktım. Benim ders almam da bu şekilde sona erdi. 10/01/2016
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder