22 Mayıs 2026 Cuma

Kupa Maçını Çirkinleştiren Görüntüler

Trabzonspor ile Konyaspor arasında Antalya'daki oynanan Ziraat Türkiye Kupa maçı, Konya seyircisinin bulunduğu tribünlerden atılan meşalelerle sık sık duruyor. Her atılan meşale oyunu soğutuyor. Ortalık toz duman. Hava kirliliği de işin bir başka yönü.

Konya tribünlerinde maç seyredenler ne derece Konyasporu destekliyor, tartışılır. Görünen o ki bu seyirciler maç seyretmeye ve takımlarını desteklemeye gelmemişler. Oyunu nasıl sabote eder, maçı nasıl durdururuz, maçtan ziyade kendimizden ne kadar söz ettiririz derdindeler.

Sahaya meşale atanlar seyircinin ne kadarını oluşturuyor bilmem. Ama belli ki bazıları maça değil, maceraya gelmişler.

Maçı çirkinleştiren ve maçın içine eden bu holiganların seyirciyle bir alakası yok. Belki de gündüzden Antalya'ya gidip içip içip sarhoş sarhoş maça gelmişler.

Belli ki bunlar maçı sabote etmeye gelmiş. Maçtan ziyade kendilerinden söz ettirerek egolarını tatmin eden bu tipler, merak ediyorum, üzerlerinde meşale ile stada nasıl girdiler? Haydi bir şekilde stada soktular diyelim. Meşale atanlar niçin hala statta tutulur? Öyle zannediyorum, meşale atarak oyunu durduranların hepsi kamera ile kayıt altına alınmıştır. Stadın güvenliğinden sorumlu kişiler bu meşale atanları tek tek derdest edip niçin stat dışına çıkarmazlar? 

Konyaspor bu kupayı kazanır ya da kaybeder. İsteriz ki bu kupanın ikincisini Konya'ya getirsin. Yalnız bu kupa maçı meşale atılan ve sık sık oyunun durduğu maç olarak akıllarda kalacak. Meşale atan birkaç soytarı tüm Konya'ya teşmil edilmese de bir Konyalı olarak bu çirkin görüntüden utandım.

Hazır ilk yarı sona ermişken bu seyirci görünümlü soytarılar stattan çıkarılsın. Çakmak ve meşaleye göz yuman stat görevlilerinden de hesap sorulsun.

Konya seyircisine haksızlık yapmayayım. Trabzonspor tribünlerinden de bol miktarda meşale atılıyor. Hasılı, al birini, vur ötekine. 

Muhit Nefes Alsın

Aziziye Camisini soluna alarak Karatay Terminaline doğru yürürken solunda Kadınlar Pazarı, Pazarın karşısında ise ömrünü tamamlamış çarşı ve dükkanlar var. Daha doğrusu vardı. Şimdi o dükkan ve çarşılar boydan boya yıkıldı. 

Bu yolu takip ederken yolun sağlı, sollu kaldırımlarından yürümen pek mümkün değil. Birer, ikişer kişi yürürken karşıdan gelen olursa içlerinden centilmen olanı yola inmek zorunda. Yoldan ise ağırlıklı olarak tek şerit toplu taşıma aracı dolmuşlar geçmekte. Kadınlar Pazarının önüne ise diklemesine ve yanlamasına araçlar düzensiz bir şekilde park ettiği için yayanın buradan da geçmesi mümkün değil. Park edilmiş araçların görüntüsü de hoş değil. 

Ömrünü tamamlamış olmalı ki Kadınlar Pazarının batısındaki dükkan ve çarşıları belediye yıktı. Buralar yıkılınca muhitin çehresi değişivermiş. Kızılay Hastanesi ve özellikle Tarihi Buğday Pazarının doğusu açılıvermiş. Buğday Pazarı uzaktan daha hoş görünür olmuş. 

Yıkılan yerlere yeni dükkan ve bina dikilecek mi bilmiyorum. Gönül ister ki bu yıkılan yerin altı otopark, üstü de yeşil alan olarak değerlendirilsin. 

Böylece insan ve bina/beton yığınından ibaret olan bu bölge derin bir nefes almış olur. 

Eğer yıkılan yerin yerine yeniden binalar yükseltilecekse çok bir anlamı kalmayacak. Çünkü bölge yine nefessiz kalmaya devam edecek. Eski hamam eski tas olacak. Muhit yine nefessiz kalacak. 

Siyaset Yeniden Karılıyor

Görünen o ki ülkede kartlar yeniden karılıyor. Siyaset dizayn ediliyor. Boza da Türkiye’nin müzmin muhalifi, her seçimin ikincisi ve alternatif iktidar adayı CHP üzerinde pişiriliyor.

Sağ partiler ve İslamcı partiler yatsın kalksın CHP’ye dua etsin. Çünkü CHP bu ülkede kendine çorak olsa da rakipleri için hep bitek topraktır. CHP siyaset arenasında olduğu müddetçe sağcı ve İslamcı partiler en kuvvetli potansiyel iktidar adayıdır.

CHP öyle bitek toprak ki dibine ışık vermese de çaktığı şimşekle hep etrafını aydınlatıyor. Çünkü seçmenin çoğunun gözünde bu parti din düşmanıdır. Dini değerlere düşmandır. Yolsuzluklar ve akçeli işlere meyillidir hatta tam göbeğindedir. Başı ezilmesi gereken bir zihniyettir. Her kötülüğün anasıdır. Sadece korku salar. Korkan da korkudan emin olduğu yere/zihniyete sığınır.

Dışarıdan görüntüsü böyle CHP’nin. İçi de pek tekin değil. Parti içinde birbirine üstünlük sağlamak için yarışan hizipleri var. İçinde birlik sağlayamayan bu parti olağan ve olağanüstü kongre rekorunu elinde bulunduruyor. Bu yüzden kongre/kurultay partisi denir. Tüm millet haydi anlaşın, iktidara hazır olun dese birbirlerinin ayağından aşağıya çekerler. İktidar olmamak için her yolu denerler. Çünkü iktidar olma gibi bir dert, tasa, amaç ve niyetleri yoktur. Söz ve eylemleriyle korku salmada üstlerine yoktur. Rakiplerine al da at diye gollük pas hatta asist verirler. Bu yüzden CHP’nin karşısında siyaset yapanlar her maça daima 1-0 önde başlarlar.

CHP hep savunmada kalır. Rakipleri de gol atmak için tek kale oynar. Maça 1-0 önde başlayan partiler, zorlansa da bir şekilde gol atıp galibiyetini taçlandırıyor ve zafere doymuyor. Adeta ne yenilen güreşçi güreşe doyuyor ne de hep nakavt eden.

Nedense bir demokrasi oyunudur gidiyor bu ülkede siyaset. Seçime kadar olgularla algılar harmanlanıyor. Sonra seçmene haydi bizi oyla deniyor. Bu demokrasi oyununa CHP alet olduğu ya da alet edildiği gibi seçmen de alet ediliyor.

Oyun o kadar büyük ve planlı ki CHP hep var olacak. Hep iktidar alternatifi olarak siyaset arenasında olacak. Görevi iktidar olmak olmayacak, başkasını iktidara taşımak olacak. Yani kendisi onmayacak, başkasını onduracak. Kısaca sırt vererek başkasını iktidar koltuğuna oturtacak.

Mutlak butlan kararı bana bunları düşündürdü. Siyaset, bu şekilde gerekirse yargı eliyle dizayn edilecekse ülkede seçim yapmanın bir anlamı yok. En iyisi seçimsiz demokrasi. Çünkü her seçim aynı hamam aynı tas olacaksa en azından ülkede seçim masrafı yapılmamış olur.

Not: Bu yazı siyasi kaygılarla yazılmış bir yazı değil. Partili değilim. Her partiye ve siyasete hiç olmayacak kadar uzağım. Siyasetten bir beklediğim yok. Mutlak butlan kararı çıktı diye karalar bağlamış biri de değilim. Madem ki bu ülkede siyaset oyunu oynanıyor. Bu oyun da kurallara ve etik değerlere göre oynansın istiyorum. CHP’nin iktidar alternatifi olmak gibi bir derdi zaten yok. CHP iktidar olsun da istemiyorum. Demokrasinin bu ülkeye yerleşmesi için CHP siyaset sahnesinden çekilmeli. CHP ben iktidar alternatifi olamıyorum. Bari başkası alternatif olsun diyebilmelidir. Ne ihsanını isterim ne de gölgesini. CHP siyaset sahnesinden çekilsin ki bu demokrasi oyununu birileri çalsın ve oynasın. 

Ne demek istiyorum? Şu parti, bu parti, şu zihniyet kazansın derdinde değilim. Tek istediğim, iktidar olanın en az hata yapabilmesi için bu ülkede güçlü iktidar alternatifine ihtiyaç var. İktidar olan, alternatifin nefesini ensesinde hissederse hata ve yanlışlar en aza indirgeneceği için bundan ülke yarar görür.