10 Mayıs 2023 Çarşamba

Birileri Kazanamazsa

Rakibi yorgun, bitkin ve yıpranmış olmasına rağmen irileri kazanamazsa niçin kazanamamış olur?

Doğu toplumunun istediği karizma lider olmamasından, 

Akıllı ortaklar edinmediğinden, 

Kendisini tam ifade edememekten, 

Çoğunluğu ikna edememesinden, 

Yamalı bohça görüntüsü vermekten, 

Birlikte yola çıktıklarını akşam sabah pot kırmasından, bir türlü ağızlarına fermuar koymamasından,

Zihniyeti öcü gösterildiğinden, çoğunluğun buna inanmasından, 

Devamı saydığı geçmişiyle yüzleşemediğinden, 

Etrafını, çevresini ne kadar dönüştürmeye çalışsa dahi arkasından gidenlerden bazılarının gençlerinden kurtulmak istemediği görüntüsü verdiğinden, 

Çoğunluğa güven veremediğinden, 

Ortaklarının dereyi görmeden paçayı sıvamasından,

Ortaklarının birlik görüntüsü vermemesinden, 

Çoğunluğun değerlerine yabancı olmasından, 

Ne kadar özen gösterse de pot kırmaktan geri kalmadığından, 

Hazır cevap olamamasından,

Kaç defa kaybetmesine rağmen yeniden karşısına çıkmaktan,

Kazanacağı adayları varken kendisini öne sürmesinden,

Bol keseden atmasından,

Acı gerçekleri ifade etmeyi ve gündemde tutmayı becerememesinden...

8 Mayıs 2023 Pazartesi

Meydan Kimlere Emanet?

Efendim! Biliyorsun, bizler ülke yönetimine talibiz. Bizimle ilgili neyiz, ne değiliz hakkında bir şey söyleyebilir misin?

Şaşkınlığıma verin. Sizi böyle bir arada görmek şaşırttı beni. Nasıl bir araya geldiniz böyle? Halbuki aynı kazana atılsanız kaynamazdınız. Her ne ise sevindirici bir durum. 

Oldu bir kere. Sadede gelirsek.

Bana laf düşmez ama ağzı olanın konuştuğu bugünlerde kambersiz düğün olmaz misali birkaç kelam etmek isterim. 

Lütfen!

Baştan söyleyeyim. Her biriniz bu iş için seçilmiş biçilmiş kaftan değilsiniz. Bu açıdan kendinizi dev aynasında görmeyiniz. Vazgeçilmez hiç değilsiniz. Bu millete dayatılmış kişilersiniz.

Görüyorum ki çoğunuzun yaşı geçmiş. Kenara çekilip tecrübelerinizden başkası faydalanması gerek. Torun sevme zamanınız sizin. Buna rağmen hala biz varız, bizden sonrası Tufan demeye çalışıyorsunuz.

Unutmayın ki ağır ve hantal çalışan, çalışanı ve çalışmayanı ayırt etmeyen devlet bile en çok 65'ine kadar kendisinde iş veriyor. Verimli olsa da olmasa da 65'ini dolduranı ıskartaya çıkarıyor. Siz ise bürokraside izin verilmeyen yaşta ülke daha doğrusu devlet yönetimine talipsiniz. 

Ne demek istiyorsun?

Demem şudur ki yaşınız yetmiş, işiniz bitmiş. Sizin bu yaşınızla ülkeye verebileceğiniz bir şey yok. Ülkenin gelişimine bir katkınız olmadığı gibi gelişimin önündeki en büyük engelsiniz. Her biriniz millete rağmen millete dayatılmış kişilersiniz. Bunu siz de adınız gibi biliyorsunuz.

Efendim, tüm bunları biliyoruz. Yine böyle acı konuşmasanız iyiydi. Kötüyüz kötü olmaya. Biz sizden kötünün iyisi hangimiziz onu öğrenmeye geldik.

Sen, yıllar oldu bu işe gireli. Çeyrek asra yakın bir zamandır baştasın. Hala da başta durmaya çalışıyorsun. Yeter deyip bayrağı bırakma gibi bir düşüncen yok. Kararında ve kıvamında bıraksaydın, yıpranmadığın gibi efsane olacaktın. Halihazırda durumun yıpranmanın ötesinde bir kokuşmuşluk hali.

Sana gelince, haydi diyelim ki bu hep kazanıyor, kazandığı için çekip gitmiyor. Sana ne oluyor ki hep kaybetmene rağmen piyasadan çekilip gitmediğin gibi yerini kimseye de bırakmıyorsun. Rakip gibi göründüğüne bakma. Aslında kendine ve sana umut bağlayanlara değil, rakibine çalışıyorsun.

Sana gelelim. Ne yaptığını kendimin dahi bildiğini sanmıyorum. Kah kapıyı çarpıp gidiyorsun, zehir zemberek konuşuyorsun, sonra geri dönüp geliyorsun. Bu alan bunu götürmez. Çıktığın yolda, küstüm, oynamıyorum demen seni bitirir.

Siz iki zıt kutupta hamaset siyaseti yaparak birbirinizden besleniyor ve ayakta duruyorsunuz. Irk üzerinden besleniyorsunuz, birbirinizi taşıyorsunuz durmadan. Ülkeye ve destekçilerinize verebileceğiniz bir şey yok. Hep kendinize çalışıyorsunuz.

Siz irapta mahalli ve siyasette bir ağırlığı olmayanlara gelince, demokrasi şöleni içinde kalabalık ediyorsunuz sadece. Başka da yaptığınız bir şey yok...

Alternatifsizlik Siyaseti

Başarını getiren yollardan bir tanesi de alternatifsizlik siyaseti diyorsunuz. Bildiğim kadarıyla karşınıza birden fazla rakip çıkıyor. Bunlar alternatif değil mi?

Sen onları alternatif mi sanıyorsun? En zayıf halka onlar. Onları gören yine en iyisi bu. Buna vermeyelim de şuna mı verelim deyip dönüyor bana.

Onlar durumlarını bilmiyorlar mı? Kazanamayacaklarını bildikleri halde karşına niye çıkıyorlar?

Yenilen güreşçi güreşe doymaz denileni yerine getiriyorlar.

Madem hep kaybediyorlar. Karşına çıkmayıp tek başına seçime girsen olmaz mı?

Olur mu öyle şey. Bu bir defa demokrasiye aykırı. Mutlaka karşına aday çıkmalı. Bir de tek başına seçime girdiğin zaman kazanmanın pek keyfi olmaz. Karşına çıkacaklar ki onları evire çevire yeneceksin.

Güçlü aday çıkarmıyorlar mı senin karşına?

Çıkaramazlar. Çünkü kendileri bir köşe başı tutmuşlar. Orayı kimseye bırakmak istemezler. Böyle bir adayı ben de istemem. 

Siz ne yapabilirsiniz ki? Sanki adayları sen mi belirliyorsun? 

Aslında kendileri belirliyor da ben belirliyoruz gibi bir şey. 

Nasıl yani? 

En zayıf halka adaya çık karşıma deyip muhatap alıyorum. Bunu gittiğim her yerde söylüyorum. Mecburen çıkıyor karşıma. 

Diyelim ki senden oh alacak, güçlü bir aday çıkarsa? 

Çıkmaya kalkanı dört bir taraftan bombardımana tabi tutarım. Ne olduğunu anlamadan dağılıyor. Bir nevi itibar suikastı yapıyorum. Bir diğer hamlem daha var. Potansiyel aday olursa, onu ne yapıp ne edip yanıma çekiyorum. Bakanlık, vekillik vs. veriyorum. Bir bakmışsın, yanımda. Böylece meydan bana kalıyor. 

Güçlü bir figür iken yanına nasıl geliyorlar? Nasıl beceriyorsun bunu?

Kaçın kurrasıyım. Bu işin içinde iyice piştim. Herkesin satın alınan zayıf bir noktası vardır. Orayı yakaladım mı, hiç kurtuluşu yok.

Tek başına nasıl yapıyorsun tüm bunları?

Tek göründüğüme bakma. Geri planda benim için çalışan bilinen ve bilinmeyen ne güçler var. Onlar geri planda senaryoyu hazırlar, işi pişirirler. Ben de oynarım.

Hasılı geri plandakiler, piyasaya çıkan rakipler hep sana çalışıyor ve meydan sana kalıyor.

Aynen öyle.