10 Mart 2026 Salı

ABD ve İsrail'in Acziyeti

Trump, "Savaş büyük ölçüde bitti. İran'a büyük zarar verdik" açıklaması yaptı. 

Bu demektir ki savaşın son demleri. 

Yine bu demektir ki ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı 12 gün savaşının ardından aynı ikilinin tekrar başlattığı savaşın 10. gününde yaptığı bu açıklamayla Trump havlu atmış görünüyor.

Çünkü ne 12 gün ne de 10. gününde İran'ı dize getirmiş durumdalar. İran yakılıp yıkılsa da yönetimiyle dimdik ayakta. Ne yönetim değişti ne de ülkede iç karışıklık çıktı.

Bakmayın Trump'ın zafer naraları attığına. İran'a verdikleri zarar İran'ın sakalını kesmekten ibaret.

Bu ikilinin hesapları tutmadı. Ne İran halkını yönetime ayaklandırabildiler ne körfez ülkelerini savaşa dahil edebildiler ne kendileri adına kara savaşı yapacak figüran bulabildiler.

Bir enkaz bırakarak arkalarına bakmadan çekip gidecekler. 

Bu gidişle cesaret edip üçüncü defa İran'a saldırı akıllarını ucundan geçmeyecek. Rezil olduklarıyla kalacaklar. Oturup biz bu haltı niye yedik deyip duracaklar.

Bir defa savaş orantısızdı. ABD ve İsrail son silah teknolojisine sahip olmasına rağmen yıllardır ambargo altındaki İran'ı dize getiremedi. Üstelik İngiltere ve Fransa başta olmak üzere adeta bütün NATO arkasındaydı bu ikilinin. Buna rağmen başarılı olamadılar. 

Trump ve İsrail'in üstünlüğüne rağmen bu savaşta başarılı olamaması, bir anekdotu aklıma getirdi. 

Üniversitede okurken Merkez PTT'nin arkasında bulunan Ulusan İşhanı'nın içinde, Karadenizler Çay Ocağı isminde bir çay ocağı vardı. Buranın müşterileri genelde üniversite öğrencisiydi. Buraya gelenler satranç oynar, çayını içer, gazetesini okurdu. 

Beni kendine rakip gören biri vardı. Beni yenmek için karşıma çıkar, her defasında yenilirdi. Bana yenilmeyi bir türlü hazmedemezdi. Oyun bittikten ve ben gittikten sonra "Ben bunun oyununa değil, çenesine yeniliyorum" dermiş. 

Yenildikçe, yenilen güreşe doymaz misali beni yenmek için benimle oynamaya can atardı. Yine bir gün teklif etti. Oynamaya başladık. Oyunda benim sadece bir filim kaldı. Onunsa aşağı yukarı tüm taşları duruyordu. Normalde taşım azalınca, oyun senin der, oyunu bırakırım. Bu defa demedim. O benim filimi yemek için uğraştı durdu. Ben de kaçtım. Tam pat pozisyonuna gelince, yemesi için fili önüne koydum. Epey bir düşündükten sonra "yerim" dedi. Fili yedi. Pat dedim. Oyun pat olmasına rağmen hiç konuşmadan satranç tahtasından başını kaldırmadan bir 15 dakika düşündü. 

Ne düşünüyorsun? Oyun pat dedim. Bu sözüm üzerine yine uzunca düşündü. Ardından, "Olsun. Oyun yine benim sayılır" demez mi. Böyle demesine, oyun niye senin sayılır? Bunca taşın varken, oyun üstünlüğü sende iken bu oyunu pat yapman ve beni yenememen senin acizliğini gösterir dedim. Hiç cevap veremedi. 

O hesap bu orantısız savaşta ABD ve İsrail, İran'a karşı o kadar güçlü olmalarına rağmen İran'ı yenemediler. Adeta acizliklerini göstermiş oldular. 

Ümit ederim ki bu savaş ABD ve İsrail'in zayıflamasına, ardından yok olup gitmesine vesile olur. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder