Mülki amiri durdurabilene aşk olsun.
Okulların açıldığı tarihin üçüncü
günü bir köy okuluna gider. Öğrencilere kitabı eksik olan var mı diye sorar.
Bir öğrenci benim eksik der. Aslında diğer çocukların da aynı kitapları eksik.
Çünkü il milli eğitimden bu kitaplar gönderilmemiş.
İlçe milli eğitim müdürünü aratır
aynı anda. Bu çocukların kitapları niye eksik. Yarına kadar bu eksiklikler
giderilecek talimatını verir.
İlçede bir telaş. Emir demiri
keser. Kurumun 90 model benzinli aracı eksik kitapları temin için kitap
deposunun yolunu tutar.
Aslında bu eksiklikler bildirilmiş.
Eksik ve fazla kitaplar sisteme girilmiş. Bunun bir süreci var. Fazla gelen
kitaplar götürülür, eksik kitaplar getirilir. Ama işin içine mülki amir girince
benzinli araç çok yakarmış, bu eksik kitaplar depoda var mı, yok mu demeden
kitapları almak için gidilmiş.
Bu sıralar okullara kömür de geldi.
Bakanlık ilgili firmalarla ihale yoluyla anlaşmış, muayenesini ve dağıtımını
firmalar aracılığıyla yaptırıyor. Hangi okula ne kadar ton girilmişse tır veya damperli
kamyon o okulun önüne gelip boşaltıyor. İlgili firma, yerelden bulduğu
hamallarla kömürleri kömürlüklere taşıtıyor.
Damperli kamyonun bir çırpıda
boşalttığı kömür çuvallarını kömürlüklere taşımak birden mümkün değil. Çünkü
insan gücü devreye giriyor. Haliyle okulun önündeki kömürleri taşımak zaman
ister.
Ertesi günün ilk saatlerinde
emniyet amirini gönderir mülki amir. Bu kömürler ne zaman taşınacak diye. Süreç
anlatılır.
Bir on dakika sonra jandarma
komutanı bu kömürler ne zaman taşınacak diye gönderilir.
Ardından mülki amirin güvenlik
görevlisi, sekreteri, yazı işleri müdürü beşer dakika ara ile ilçe milli
eğitime gelerek kömürlerin akıbeti hakkında bilgi alırlar.
Ardından kömürlerin kömürlüklere taşınmasıyla
ilgili bilgi için ilçe milli eğitim müdürü makama çağrılır. Süreç anlatılsa da
mülki amir, yapacağınız işi düzgün yapın. Bu kömürler şu güne kadar taşınmazsa
ben yapacağımı bilirim der.
İlçe milli eğitim Ankaralı firma
ile telefon görüşmesi yapar. Eldeki elemanımız bu. Siz eleman bulun, şu kadara
taşısın denir. O fiyata ilçede kimse bulunamaz.
Şu vakit yağmur yağacak, o kömürler ıslansın da ben size gösteririm
uyarısı da yapar mülki amir.
Mülki amir emniyet, jandarma elinde
ne kadar eleman varsa çekilmeyen kömürleri videoya aldırır. Tutanak
tutar. DYS aracılığıyla yazı yazılmasını ister.
Tüm bu işlemler yapıldıktan sonra yazıyı geri göndererek dursun
der.
Kömür bitti ama ilçe milli eğitim bu süreçte dokuz doğurdu.
Çünkü günlük, saatlik hesap soruldu kömür yüzünden.
Tüm kömürler çekildi ama bir okulun bahçesinde üç ton kömür
kalmış. Bu kömür ilçenin en uzak köy okulunun. Köy dağlık bir yer. Oraya tırın girmesi
mümkün değil. Her yıl o köye gidecek kömür ilçede bir okula yıkılır, küçük kamyonete
atılarak köy okuluna götürülür.
Kömürün götürülmesi için köy öğretmeni
belediyeden araç ister. Her yıl araba veren belediye başkanı durumu mülki amire
bildirir. Mülki amir ilçe milli eğitim müdürünü çağırtır, bu firma kendisi kamyonet
getirecek, belediyeden istemeyecek. İşinizi düzgün yapın fırçası atar.
Belediye dışında bir araç temin edilerek kömür bir şekilde taşınır.
Bu hengamede ilçe milli eğitim müdürü de izin almak için mülki amirin huzuruna çıkar. İzin verir vermeye ama lafı da sıkıştırır araya: Okullarda kitapların eksik, kömürlerin çekilmedi. Sen ise izin derdindesin der. Öyle ya bu kadar işin arasında iznin zamanı mı hiç.
Hasılı kömür meselesi ilçede devlet krizi haline gelir ve günlerce devam eder. Sonunda kömürler çekilir de herkes derin bir nefes alır.
Not: Hayal mahsulüdür. Gerçeklikle alakası yoktur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder