Çiçeği burnunda bir amirin serüvenine devam edelim.
İlçenin kurumlarından birine müfettiş gelir. Müfettiş
görüşmesini yapar, bahçeye iner. Ayakkabısının bağı çözülmüştür. Bir banka
oturur ayakkabısını bağlamaya kalkar. Ayakkabısını bağlayan müfettişi mülki
amir odasından görür ya da güçlü istihbaratı sayesinde öğrenir. Kimdir, necidir
bu şüpheli şahıs diye hemen güvenlik görevlisini gönderir. Öyle ya belki de daireyi
bombalayacaktır. Güvenlik gelir, müfettişe kim olduğunu, buraya niçin geldiğini
sorar. O da şu kuruma geldiğini söyler de mülki amir bu şüpheli şahsın terörist
olmadığını anlayınca derin bir nefes alır. Ne de olsa ilçenin mülki amiri.
İlçenin güvenliği ondan sorulurdu. Burası terör bölgesi olmasa da olsun, zira
su uyur, düşman uyumazdı.
Mülki amirin bu yaptığı müfettişi zoruna gider. Çeker gider
oradan. Giderken de bu mülki amir bizim Doğu’da olsa bu yaptığından dolayı onu
öttürürlerdi der ama memleketinden çok uzakta şimdi.
Dini bilgisi de iyiydi. Üstelik babası din görevlisi idi.
Ezan okunmaya başlar. Okunan ezanı dinlemeliydi. Bakalım düzgün okuyorlar
mıydı?
Okuyan bir çocuktu. Hayye alessalah'ı unutmaz mı okurken.
Hemen müftülüğü aratır. Şu ezanları doğru okutun. Çocuklara niye okutursunuz,
bundan haberiniz var mı der. Öyle ya bu çocuk ezan okumayı anasının karnında
öğrenmeliydi. Sonra müftünün işi ne? Yanlış ezanları tespit etmeliydi.
Müftünün bir görevlisi avcılık yapmak için silah ruhsatına
müracaat eder. Din görevlisi ve avcılık olacak şey değildi.
Çağırdı müftüyü. Müftü de izin alacaktı zaten. Müftü izin
isteyince, İmamın silah ruhsatına başvurur, minarelerden çocuğa ezan okutulur,
ezan da yanlış okunur. Sen ise izin derdindesin diyerek izin isteyip
isteyeceğine müftüyü pişman eder.
Sürücü belgesi alacaklar için başlangıç noktasını
değiştirmek ister ilçenin görevlisi. Şurası, burası olsun diyerek en iyi
noktayı bulmak ister. Sürücü kursundan da kamyon getirtir. Test sürüşü
yaptırır. Haliyle gürültü olur. Neyin nesi bu diyerek tüm polisi ve jandarmayı yığar
oraya. Meselenin yeni güzergah ve başlangıç noktasını bulmak olduğunu öğrenir
ama kendisinden habersiz yaptıkları için milli eğitimi uyarır ve bu test
sürüşünü iptal ettirir. Öyle ya mülki amirin görüşü olmadan böyle bir şeye
kalkışmak olacak şey değildi.
Okullar açılmadan cumartesi okulların eğitim ve öğretime
hazır olup olmadığını denetime çıkar. Bir okula öğle vakti gider. Okul müdürünü
okulda bulamaz. Öğle arası da olsa yemek de yiyecek olsa okul müdürü evine
gitmemeliydi. Kıyameti koparır. Nasıl evine gider diye. Okul müdürüne ikinci
ödevi verilir. Okulun tüm müştemilatının videosunu çekip korumaya verecek.
Bir başka köy okuluna gider. Okulun müdür yetkili kadın
öğretmeni babasıyla birlikte okulu bir güzel yıkamıştır. Okul temiz olmaya
temiz ama hortumu koridorda bırakmıştır. Bu hortumu epey bir mesele edinir
mülki amir. Öyle ya koridorda hortum bırakılır mıydı.
Bir okula kalorifer döşenmiştir. Daha tam işi bitmemiştir. Okul
köy okulu. Bu zamana nasıl kalırdı. Pazartesi nasıl iş başı yapacaktı bu okul. Talimatını
verir. Pazartesiye kadar okulun içi, dışı temizlenecekti. Okulun müdür yetkili öğretmeni
temiz halini videoya çekip pazartesi akşama kadar videoyu mülki amire ulaştıracaktı.
Müdür yetkili öğretmen videoyla brifing verecekti. Nitekim öyle oldu. Bereket mülki
amir tüm okullara müdahale etti de okullar eğitim ve öğretime hazır hale getirildi.
Çünkü onun için okullar ve eğitim ve öğretim öncelikli idi.
Not: Yine hayal mahsulü ve gerçeklerden uzak bir senaryo.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder