20 Haziran 2024 Perşembe

Sınavda Bir MESEM Öğrencisi

MESEM 9.sınıflara ilk saat 2/2. yazılılarını yapıyorum.

Kağıtları dağıttım. 

Tek kelimelik cevap yazacakları. 

Daha önce de sorumlu tuttuğum ünitenin sorularını cevaplarıyla birlikte yazarak çalışma sorusu olarak göndermiştim. 

36 kişilik sınıf mevcudundan 15 kadar kişi gelmişti sınava.

Sınıfın yarısından fazlası okul kıyafetiyle gelmediği için aşağıda mıntıka temizliğine kalmıştı. 

Beş on dakika geçtikten sonra gruplar halinde öğrenciler sınıfa sökün etmeye başladı.

Her gelen öğrenciye kağıtlarını önlerine bıraktım. 

Bazıları yazmaya başlarken bazıları bekliyor. 

Niye bekliyorsunuz dediğimde, kalemimiz yok dediler. 

Öyle ya sınav da olsa MESEM'lerin en büyük eksiği kalemlerinin olmayışı idi.

İki tükenmez kalemim vardı. İki kişiye verdim. Diğerlerine gidin diğer sınıflardan bulun gelin dedim. 

Sınıf sınıf dolaşarak kalem bulan olduğu gibi bir kısmı da bakkala kalem almaya gitti. Birkaç kişinin yine kalemi yoktu. Arkadaşlarınız bitirince onlardan kalem alırsınız dedim. Arkadaşları yazarken onlar beklediler.

Dersin ortasına doğru elinde simit ve meyve suyu ile bir öğrenci geldi. Önüne kağıdı bıraktım. 

Ben yazamam. Elimde dikiş var. Bakın sarılı dedi. Elini gösterdi.

Sol elinle yaz dedim. O elimle yazamam dedi. Ne yapacağız dedim. Bilmem dedi. Bugün son gün. Haftaya kadar yoksunuz. O gün de karne alacaksın dedim. Tık yok.

Sınava devam ediyoruz. Bu arada da 36 mevcudunun hepsi geldi sınava.

Elinde dikiş olan sırtını duvara dayamış bekliyor. Az sonra bir eline simidi, diğerine meyve suyunu aldı. Simitten koparıp koparıp yemeye başladı. Delikanlı elin kalem tutmuyor ama aynı elle maşallah simit yiyor, meyve suyu içiyorsun. Görüyorum ki elini oynatıyor ve eline bir şeyler alıyorsun. Tek sorun kalem tutmada mı dedim. Evet dedi. Peki, seni nasıl sınav yapacağız dedim. Bilmem dedi. Simitten bir daha kopardı. Kaybetmezsem bulmuştum sabah sabah.

Bazıları da kahvaltı yapmak için izin istedi. Sınavınız var. Teneffüste yiyin desem de aç karna beynimiz çalışmıyor dediler. İyi, yiyin bakalım dedim. 

Az sonra bir öğrenci sınavını bitirdi. Ona, kaleminle beraber şu arkadaşın yanına otur. O simit yemeye devam etsin. Aynı zamanda soruları okusun. Ne cevap verirse yazıver. Sakın kendinden bir şey yazma dedim. Tamam hocam dedi. O söyledi, o yazdı.

Başka da bir çözüm aklıma gelmedi. Çocuk yazıverdi sağ olsun. 

2 yorum:

  1. Abdullah Ademoğlu13 Temmuz 2024 18:44

    MESEM…
    Ne desem?

    YanıtlaSil
  2. Eskinin çıraklık eğitim merkezlerinin şimdiki adı. Haftada bir okula gelip diğer günler esnaf ve işyerlerinde çalışıp meslek öğreniyorlar. Bu öğrencilerin parasını devlet karşılıyor. İşyeri ödeme yapmıyor. Amaç çıraklığı yaygınlaştırmak ve ara eleman ihtiyacını karşılamak.

    YanıtlaSil