NTV'de yer alan habere
göre TDK 12. baskıyla birlikte pek çok sözcüğün yazımını değiştirdi. İşte o
sözcüklerin bazılarının yeni halleri:
Eski /Yeni
Doğubeyazıt /
Doğubayazıt
Horon vurmak / Horon
tepmek
Çiğ börek / çi
börek
Yeşilzeytin /
yeşil zeytin
Unvan / Ünvan
Marmara Ereğlisi /
Marmaraereğlisi
Sultan efendi /
Sultanefendi
Yakan top / yakantop
Kümeden düşmek / küme
düşmek
Pilili / Pileli
Kayyum / kayyım
Yeşilsoğan / Yeşil soğan
Yeşilbiber / yeşil
biber
Hasıraltı / hasır
altı
Akça armudu / akçaarmut
Boy bos / boy pos
Bazı sözcükleri özellikle
birleşik kelimelerdeki bu güncelleme haberini okuyunca pes, Türkçeyi koruma ve geliştirme
görevi olan bu TDK ne yapmaya çalışıyor dedim. Gören de Türkçe yeni bir dil, TDK
de bu dili yeni öğretmeye ve yerleştirmeye çalışıyor sanır. Tamam, yanlış kullanılan
kelimeleri değiştirsin. Ama örneklerde görüldüğü üzere kah birleştirmiş kah ayırmış.
Buna niye gerek duydu, anlaşılır gibi değil. Bu birleşik kelimeler ilk defa tedavüle
sürülse, birden fazla kullanımı ortaya çıksa, bunlardan en yaygın kullanılanı TDK
tercih etse, buna da tamam dersin.
Gördüğüm kadarıyla TDK bu
dili kendisi yeni öğreniyor. TDK’nin durumu bu ise yazımını bugüne kadar yanlış
yapan vatandaşa hiç sözümüz olmaz. Zira TDK böyle yaparsa, vatandaş neler yapmaz.
Güncellenen birleşik kelimelere
göz atıyorum. Bu kelimelerin çoğunda TDK, gündelik hayatta vatandaşın kullanımının
aksini yani kullanılmayanı tercih etmiş. Doğruyu bulmuş ama çok geç kalmış. Gerçekten
halk horon tepmek derken TDK’nin horon vurmak demesinin ve bu dediğinin karşılığının
olmaması garip değil mi? Çiğ börek kelimesindeki yumuşak g’yi kaldırması bir kuraldan
ziyade halkın konuşma dilindeki kullanımına benziyor. Bu da ister istemez TDK halk
ağzına mı kayıyor şeklinde düşünmemize zemin hazırlıyor. Hangi akla hizmetle yeşil
zeytini, yeşil soğanı ve yeşil biberi bugüne kadar birleşik kabul etti de bugün
hidayete erdi. Unvan ise bugüne kadar yazımı ve telaffuzu zor bir kelime iken halkın
kullandığı ünvan şeklinde güncellenmesi de bir aşama ve olması gerekendir. Küme
düşmek varken kümeden düşmek tercihi hangi aklın ürünüdür? Bu halkın kendini bildi
bileli pileli dediği kelimeyi bugüne kadar pilili şeklinde kabul etmek akla ziyan.
Aynı şekilde çocuğun bile boy pos dediğini bugüne kadar boy bos dayatması anlaşılır
gibi değil. Ayrı yazılan Marmara Ereğlisi’ni Marmaraereğlisi şeklinde güncellemekle
neyi murat ediyor?
TDK bu kafa ile giderse, bugün ayırdıklarını yarın bileştirmeyeceğinin, bugün birleştirdiklerini yarın ayırmayacağının bir garantisi yok. Öyle zannediyorum ki TDK Türkçemizi katlediyor. Kedinin fareyle oynadığı gibi Türkçemizle oynuyor. Bu durumda ne ihsanını isterim ne de gölgesini.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder