3 Temmuz 2023 Pazartesi

Hapı Yutanlar

"Çok kötü duruma düşmek" anlamına geliyormuş hapı yutmak deyimi. Zaman zaman kullandığımız bu deyimden hareketle kimler hapı yutuyor ve hap yutmaya devam ediyor ya da ne zaman hapı yutarız sorusuna gelin biraz egzersiz yapalım.

İlk akla gelen hem ruhen hem de bedenen vücutta meydana gelen bir hastalıktan dolayı hastalananlar dan kimi hastalığın kendiliğinden geçmesini beklese de ya da kendi bildik yöntemleriyle kendisine tedavi uygulasa da kimi evdeki eski ilaçlardan kalan haplardan kullansa da çoğunluk soluğu doktorda alır.

Yazılan hapı kimi suyla kimi de susuz yutar. Kimi zorunlu olmadıkça kolay kolay kullanmaz iken çoğunluk en ufak bir ağrı ve sızıda çareyi hap atmada bulur.

Maksat iyileşmek ise de günümüzde bir sektör haline gelen ilacın hiçbir türünü yutmamak en iyisi aslında. Bunu da her ilaç kutusunun içinde bulunma zorunluluğu olan ilacın prospektüsünü okuyunca daha iyi anlarız. Hoş, çoğu zaman okumayız. Bir an evvel iyileşmenin yoluna bakarız. Zaten okumaya kalksak, ilacın etki, yan etki, fayda ve zararına dair okuduklarımız, iyileşmeden bizi hasta eder. İnsan ister istemez, zehir yutuyoruz der.

İlacın ne kadar faydalı olduğuna dair mevsimsel bir hastalık olan grip rahatsızlığıyla ilgili ilaç kullananların gülerek anlattığı şeyi de burada hatırlatmada fayda görüyorum: İlaç kullanırsan gribi yedi günde atlatırsın, şayet kullanmazsan bir haftada atlatırsın. Gülerek anlatılan bu şeyin gerçekliğini de takdirlerinize bırakıyorum.

Kullanılan hapların başında antibiyotikler geliyor. Bu tür ilacın kullanımı da bu ülkede epey yüksek. Bir ara Sağlık Bakanlığı her doktora antibiyotik yazma kotası getirdi. Bakanlık iyi ki böyle bir tedbir aldı. Çünkü antibiyotikler hastalığı tedavide kolaylık sağlasa da en büyük riski vücudun kendi kendine koruma özelliği olan vücut bağımlılık sistemini zayıflatıp yok etme özelliğine sahip.

Bir diğer hapı tutanlar ise rapora bağlı ilaç kullananlardır. Özellikle kronik hastalıklarda ve ölünceye kadar devam eden hastalıklarda günlük kullanılması gereken ilaçlar vardır ki bu tür rapora bağlı hastalar sabah akşam hap yutmakla ömürlerini tüketiyorlar.

Hapı yutanlar derken gerçek hap atanlara değindim. Aslında hapı yutanlar derken kastım başka idi. Bakalım başka hapı yutanlar kimmiş?

Orta, dar gelirli ve sabit fiyatla çalışanlar ne zaman ki ülke ekonomik darboğaza girse, hep hapı yutarlar. Örnek vermek gerekirse, döviz yükselir, bunları bulur. Enflasyon yüksek çıkar, bunları bulur.  Faizler yükseltilir, bunları bulur. Enflasyonun sonucu olan hayat pahalılığını derinden hissederler. Hep ay sonunu nasıl getiririz hesabı yapar dururlar. Bunların gelirleri erirken her ürüne yüksek zamlar gelir. Kaşıkla verilen kepçeyle alınır sözü bu kesim için söylenmiş olsa gerek. Ömürleri kemer sokmakla geçiyor dense yeridir.

Yine bu dar ve orta gelirli sandığa diğer kesimlere oranla daha fazla katılım gösterir. Hangisi gelirse gelsin, daima bunlar hapı yutar. Çünkü zengin daha zengin, fakir daha fakirdir. Değişmeyen bu tablodan anlaşılan, orta ve dar gelirli, öyle zannediyorum, bu dünyaya hapı yutmak için gelmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder