21 Nisan 2023 Cuma

Dini Anlayışlardaki Kadın Sorunu

İsrailiyat menşeli, kadının erkeğin eğe kemiğinden yaratıldığı, kadını rencide eden bir hurafedir. Hatta 13. kaburga kemiğinden yaratıldığının ifade edilmesi Hristiyan anlayışındaki 13 uğursuz rakamını temsil ediyor. Burada kadının uğursuzluğu kastediliyor olsa gerek. Yahudi kaynaklarından İslam kültürüne hatta rivayetlere giren bu anlayış ile yüzleşilmeli. Bu rivayetler içerik yönünden reddedilmelidir. Kadının da tıpkı erkek gibi topraktan yaratıldığı ifade edilmelidir. 

Erkeğin dört kadınla evlilik durumunun, İslam'ın emir, tavsiye ve ruhsatı olmadığı, ayette geçen dörde kadar (4 dahil) evlilikle, İslam'ın sayı sınırı olmayan Arap adetini önce sınırladığı, bunu da adalet şartına bağladığı, bir evliliği tercih ettiği, nihai hedefinin tek evlilik olduğu anlatılmalıdır.

Karı koca arasında sorun çıktığında nasihat, yatağı ayırma ve dayak atma şeklindeki sıra ile İslam’ın evliliği idame ettirmeyi istediği, dövme meselesinin darabe fiilinin onlarca anlamından biri olduğu, kültürde dövme olduğu için fiilin dövme şeklinde anlaşıldığı, ayetle kastedilen, dövmeden ziyade evleri ayırma, evi terk etme ve ailesinin yanına küs gitme şeklinde anlaşılmasının daha uygun olacağı işlenmelidir. 

Kadının erkeğe göre şahitliği konusu, kadın ve erkeğin ticari alan haricinde şahitlikte eşit olduğu, ticari alandaki bir erkek, iki kadın derken o günün şartlarında ticaretin kahir ekseriyetle erkek mesleği olduğu, ticarete çoğu kadının yabancı olduğu, yabancı olunan konularda unutma ve yanılma ihtimaline karşı biri unutursa diğeri hatırla-t-sın niyeti güdüldüğü, ayetteki amacın eşitsizlikten ziyade ticaretin sekteye uğramadan devam etmesinin kastedildiği, buradaki vurgunun uzmanlık olduğu, uzmanı olmayan kişiler için birden fazla şahit istenebileceği anlatılmalıdır.

Yine kadın erkek arasında genel hatlarıyla erkeğin mirastan iki, kadının ise bir pay alacağıyla ilgili ayeti anlamak için ayetin indiği toplum yapısı incelendiğinde, o günün şartlarında kadına miras verilmediği, ilk defa İslam'ın  kadına mirastan pay verdiği, payın eşitsiz dağılımının ise o günkü toplum yapısına uygun olacak şekilde belirlendiği, burada erkeğe mirastan fazla pay vermenin sorumlulukla alakalı olduğu, erkeğe ailenin ve evin geçim işinin yüklendiği, fazlalığın da bundan kaynaklandığı anlatılmalıdır. Aile fertleri arasında sorumluluk eşit ise mirasın eşit dağıtılabileceği, eşit değilse erkekler arasında bile farklı miras dağıtmanın olabileceği işlenmelidir. 

Bunların dışında kadını ikinci plana iten, rencide eden ne kadar söz, rivayet varsa bu düşünce ve anlayışların İslam’ın görüşü olmadığı, kültürden kaynaklandığı izah edilmelidir. Kadının da tıpkı erkek gibi bir birey olduğu, Allah Teala’nın kadına da tıpkı erkeğe olduğu gibi sorumluluk verdiği, aralarındaki üstünlüğün Allah’a karşı sorumluluk bilincini yerine getirme ile olduğu, farklılığın biyolojik bünyeden ibaret olduğu, toplumdaki görev farklılıklarının iş bölümü olduğu şeklinde izahlara yer verilmelidir.

Bu konular izah edilsin derken bu konudaki ayetler dikkate alınmasın gibi bir düşüncem yok. Birilerine şirin görünme gibi bir niyetim de yok. İsterim ki kadını aşağılayan anlayış değişsin. Toplumun yarısı ve önemli bir güce sahip olan kadınların kafalarında ama, fakat, acaba gibi müphemler olmasın. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder