Bu ülkenin ayağa kalkmasının ve gelişmesinin önündeki en
büyük engel, ülke yönetmeye talip siyasi partilerin uzun vadeli bir duruşunun
olmamasıdır. Günübirlik yaşarlar. Tek prensipleri, dün dündür, bugün de
bugündür.
Ülke yönetmeye talip ne kadar parti
varsa hepsinin görevi müesses nizama destek vermektir.
Hiçbiri oyun kurucu değildir.
Hiçbiri bir başına inisiyatif almaz. Kazara kendiliğinden bir karar alırlarsa,
oyun kurucu yer değiştir derse, baş üstüne deyip geri adım atarlar. Hepsinin
görevi, üst aklın verdiği rolü ve yazdığı senaryoyu oynamaktır. Bunu yapmak
için hiç zorlanmazlar. Çünkü meşrepleri çok geniştir.
Birileri ülkeyi kimin yöneteceğine karar veriyor. Diğer
partilerin rolü, mücadele ediyor gibi seçime girmektir.
Ülke yönetme gibi dertleri yoktur. Seçmenle
oy/un oynuyorlar, dalga geçiyorlar. Seçmen oy veriyor. Bunlar da ipe un seriyor.
Birbirlerine, yüzlerine bakamayacak
en son söylenecek her şeyi ilk başta söylerler. Sonra hiçbir şey yokmuş gibi
bir araya gelebilirler. Her tükürdüklerini seve seve yalarlar. Mideleri
müsaittir buna.
Her duruşları bir önceki
duruşlarını nakzedecek şekilde çelişki içinde yaşarlar.
Kurtarıcı olarak kendilerini
pazarlarlar. Bunun için seçmen avlamaya çalışırlar. Kurtarıcı olamadıkları gibi
milletin kurtuluşu bu kurtarıcılardan kurtulmaktır.
Hayal kurarlar, hayal satarlar,
buna halkı ikna etmek için her yolu mubah görürler. Son raddede hepsinin yaptığı
hayal kırıklığıdır.
Partiler eşit şartlarda yarışmazlar. Müesses nizamın öne çıkarılmasını
istediği partiler seçimlere avantajlı girer. Her türlü imkan onlara bir şekil sağlanır.
Müesses nizamın çalışmak istediği partinin karşısında iktidar
adayı olabilecek bir alternatif bırakılmaz. Çıkmaya kalkan olursa, bir şekil gözden
düşürülür. Meydan müesses nizamın istediği siyasi partiye kalır.
Partilerin siyasette devamlılığı, icraatı ve prensipleri değil,
izledikleri kutuplaştırıcı siyasettir.
Lider kültü hakimdir. Lidere mutlak itaat gerekir. Dini cemaatlerdeki
şeyhlik ne ise siyasetteki liderlik de odur. Nasıl ki mürit şeyhini sorgulayamazsa,
siyasette de partinin değişik kademesinde rol alanlar liderlerini sorgulayamaz.
Sorgulamaya kalkan olursa kısa yoldan defteri dürülür, Siyasi hayatı karartılır.
Partisinin kralı olan üst aklın valisi mesabesindedir.
İktidar olan hiçbir partide parti kültürü yoktur. Partide kültür
olmayınca ülke yönetimi dediğimiz devlet yönetiminde de oturmuş bir kültür ve işleyen
bir sistem olmaz. Göçebe yönetimi hakimdir.
Bu siyasette ahlak yok, etik kurallar yok, yarın yok, gelecek yok.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder