Aşırı korumacılık, genelde anne babalar tarafından
çocuklarına yapılır. Çünkü çocuklarını çok seviyorlar. Bir dediğini iki
etmiyorlar. Çocuklarının eli sıcak sudan soğuk suya değmeyecek. Çocukları
kendilerinin geçmişte çektiği sıkıntıyı çekmeyecek. Bu yüzden çocuklarına bir
sorumluluk vermezler. Onun yapabileceği küçük işleri bile anne babaları yapar.
Onun hatalarını görmezler. Çünkü biricik çocuklarıdır.
Bu ailenin elinde bu şekil büyüyen bu çocuk büyüyüp anne
baba dahi olsa her şeyi anne babasından bekleyen hazır yiyici biri olur ve
özgüveni eksiktir. İşini bir başına yapamaz. Çocuklarını bu şekil gören anne
baba ise saçlarını süpürge ettikleri bu çocuğa yanlış yaptıklarını kabul eder,
pişmanlık duyar ama iş işten geçmiştir. Artık geriye dönüş yoktur.
Bir başka aşırı korumacılık, tarafgirlikten doğan durumdur.
Bu tipler de tuttukları partilerine söz söyletmez. Partileri bir konuda
gerekirse çelişkiye düşmüş olsun. Her hâlükârda ve vaziyette partilerini
savunmaktadırlar. Partilerine mesafeli olanları, eleştirel yaklaşanları ve
karşısında yer alanları düşman bellerler. Her türlü paylaşımları partilerinin
rakip gördüğü parti aleyhine ve kendi partilerini övgü üzerinedir. Sahte bir el
tarafından hazırlanıp servis edilen bu paylaşımları, sevenleri paylaşım üzerine
paylaşım yaparlar. Tüm paylaşımları da birbirinin kopyasıdır. Paylaşım yaparken
bu hesap sahte mi, içerik doğru mu düşünmezler. Yeter ki kendi lehlerine,
rakiplerinin de aleyhlerine olsun. Tüm bunları partilerini çok sevdiklerinden
yapıyorlar. Hatalarına rağmen partilerine söz söyletmemeleri de aşırı
korumacılıktandır. Bu kadar ölümüne savunanlar olunca hata üzerine hata yapan
partileri yaptığı hatalardan niye vazgeçsin. Nasılsa her halükarda karşılığı
var. Öyle zannediyorum, çocuğunu aşırı sevme gibi acı sonu yaşayacaklar. Tıpkı
çocuğuna kol kanat gerip hiç laf söyletmeyen anne baba gibi. Halbuki hatalarını
söyleyip yine savunmaya çalışsalar ve oylarını vermeye devam etseler, partilerinin
ömürlerini uzatma imkanları olabilirdi.
Bir diğer aşırı korumacılık da bir cemaate bağlı olanların cemaatlerine
toz kondurmamasında gözlemlenmektedir. Cemaatleri
ne yaparsa her daim yanlarındadırlar. Her sözünü paylaşırlar. Zira cemaatlerin her
sözü sorgusuz sualsiz kabulü gerektirir. Tüm paylaşımları cemaat şeyhinin sözleridir.
Aşırı korumacılığa dair verdiğim üç örnekten cemaat anlayışı yoluna devam eder. Çünkü cemaatlerin işleyişi bu şekildedir. Ama çocuğu ve partilerini koruma aynı şekil yoluna devam edemez. Yine de kendileri bilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder