Yardım ve bağış,
ihtiyaçları gidermede hayırda yarışmak içindir.
Adından da
anlaşılacağı üzere gönüllülük esasına dayanır. Herkesin yardım yapması beklenir
ise de yardım yapana niye yaptın, yapmayana niye yapmadın denmez. Niye fazla
yaptın, niye az yapmadın denmediği gibi. Ayrıca kara listeye alınmaz. Bundan
dolayı kimseye gönül konmaz. Verenden de Allah razı olsun, vermeyenden de denir.
Yapılan yardım küçümsenmez.
Az olsun, çok olsun, bazı bağışların anlamlı bağış olduğu unutulmamalı. Ben de varım
bunda, sizinle beraberim, çorbada benim de tuzum olsun demektir. Ayrıca sempatizanı
ve destekçilerine siz de katılın demektir.
Yine unutulmamalı ki
toplanan yardım ve bağışlar güven esasına göre yapılır. Güvene dair şüpheler varsa,
bunu gidermek de yardım toplayan ya da yardıma öncülük edenlere düşer.
Yardımın gizli
yapılması esas olmakla beraber teşvik amaçlı alenen de yapılabilir. Ayrıca şova
döndürülmez.
Yapılan yardımın
karşılıksız olması esastır. Ayrıca karşılık beklenmez, ayrıcalık tanınmaz. Yapılan
yardım için beklentiye de girilmez. Karşılığı Allah'tan beklenir.
Bağışlar, vergiden
düşülmez. Ayrıca ihale vb. yollarla bağışı çıkarma niyet ve amacı güdülmez.
Yani bir koyup beş alınmaz. Bir cepten diğer cebe konmaz.
Milli dayanışma ve yardımlaşmada
tek yürek olunması isteniyorsa, kimseyi ve hiçbir zümreyi dışarıda bırakmadan tüm
bileşenlerin kampanyada yer alması gözetilir. Bu da yardım toplayanlara düşer.
Usulüne uygun, şartlarını
yerine getirerek aynı amaca yönelik başka yardım toplayanlar olursa, bundan dolayı
onlar dışlanıp tu kaka yapılmaz, haklarında ileri geri konuşulmaz, linç etmeleri
için toplumun önüne atılmaz. Çünkü en ufak bir şüphe yardımları bıçak gibi keser.
Toplanan yardımın yerli yerinde kullanılıp kullanılmadığına dair şüpheler varsa,
ilgililerinin denetlemesi için yönlendirilir. Ayrışmayı değil, birleştiriciliği
ön planda tutmak lazım.
Bağış ve yardımlarda
en takdire şayan bağışlar, adı sanı belli olmadan, kendini ortaya çıkarmadan yapılan
yardımlardır. Kumbarasındaki biriken parasını gönderen çocuk tüm sermayesini vermiştir.
Bu çocuğun yaptığı bağış, milyarlar kazanan bir holdingin milyonundan daha değerli
ve anlamlıdır.
Devletin kurumunun verdiği
bağış, bağış olmaz. Çünkü bu, zaten devletin parasıdır. Bu, parayı bir kasadan öbür
kasaya aktarmak demektir.
Kurum yöneticilerinin
kendi öz kazançlarından yaptıkları yardım bağıştır.
Yardım ve bağışlar yerinde kullanılmak üzere kendisine tevdi edilenlerin, bu parayı kuruşu kuruşuna yerli yerinde kullanma gibi bir sorumlulukları vardır. Bu para amme malıdır. Amme malı ise sahibi olmayan yetim malı gibidir. Emanet har vurup harman savrulmadan yerine harcanmalıdır. Şeffaflık ve hesap verebilirlik adına gelir gider tablosu kamuoyuna açıklanmalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder