2 Şubat 2023 Perşembe

Canlı Yayında Tırnak Kesme

Haber kanallarının canlı yayın programlarına hep bildik insanların katılması dikkatlerden kaçmıyor. Her Allah'ın günü ekranlarda olan bu canlı yayın gediklileri, işinin uzmanı olduğundan mıdır, başka katılacak birini bulamadıkları için midir, TV yönetimiyle yapılan bir anlaşma gereği midir, çok izleyici çekme özelliklerinden midir bilmiyorum. Görüntü, bu ülkede kanala çıkacak insan eksikliği çekildiği.

Merak ettiğim, her akşam kanallara çıkıp evlerimize misafir olan, saatlerce programda duran, geç saatlere kadar ekranlarda kalan bu program gediklileri ne zaman evlerine gidiyorlar? Ne zaman yatıp ertesi gün ne zaman kalkıyorlar? Ne zaman gidip işlerini yapıyorlar? Haydi bu kişiler aynı zamanda işlerinin patronları. Geç gitseler de olur. Yalnız özel işlerini, kişisel ihtiyaçlarını, ev alışverişlerini ne zaman yapıyorlar?

Bu merakımı da sosyal medyaya göz atarken gidermiş oldum. Bu müdavimlerden birini canlı yayında iken tırnak keserken görüntülemişler.

Canlı yayınlarda bu tür gediklilerden huysuzunu, araya girip ses yükselteni, atılıp kavga edeni, uyuklayanı, programa Fransız kalanı, programı terk edip gideni, her akşam aynı tekrarları yaptığını, sözü kimseye vermeyeni, yelleneni gördük de tırnak keseni ilk defa gördük. Demek ki göreceğimiz varmış. 

İş yerinde çöp kutusuna veya masasının üzerine peçete serperek tırnak keseni gördüm de böylesine ilk defa şahit oldum.

Çok garipsedim mi? Değil. Gedikli, her Allah'ın günü milyonların karşısına çıkıyorsa, bu ihtiyacını başka nerede gidersin? Bu doğal ihtiyaç bir yerde, bir şekil giderilecek. Sonra tırnak kesmeye vakti mi var? Varsa da niye o değerli vaktini tırnak keserek geçirsin. Nasılsa kanalda bir başkasını dinlerken iki işi birden halledebilir. Allah da ona bu yeteneği vermişse niye kullanmasın? 

Ben yanayım da kendime yanayım. Ben nasıl ve nerede yapıyorum bu işi? Evde yapıyorum. Tırnak kesmeden önce mümkünse bir güzel banyomu oluyorum, ihtiyacım yoksa el ve ayaklarımı iyice ovup yıkıyorum li tırnaklar iyice yumuşasın. Böylece hem kesimi kolay oluyor hem de tırnak sağa sola sıçramıyor. Evin ya da balkonun bir köşesine sağa sola tırnak gitmesin diye büyükçe bir peçete veya eski gazete kağıdı seriyorum. Ardından kesiyorum. Tüm bu işlemleri de gündüz yapıyorum. Akşamları yaptığım pek nadirdir. Hem daha iyi görüp kesmem diye hem de ta küçüklüğümden kalma alışkanlık. Büyüklerimizden böyle duyduk: Akşam vakti tırnak kesmek hoş görülmezdi. Bu hoş görülmeme öyle zannediyorum, eski sarı lambaların ışığında kesimi zor olur, bir de sağa sola sıçrayan olursa, görülemez diye olsa gerek. Başka bir sakıncası olduğunu sanmıyorum.

Acaba canlı yayında bu tırnak kesen zatı muhterem, eskiden kalma akşam tırnak kesmenin yanlışlığına işaret etmek için bu eyleme imza atmış olabilir mi? Niye olmasın. Zira bu gedikliler bir bilen olarak bizleri her akşam bilgilendirmiyorlar mı? Bu vesileyle bu işin akşam da olabileceğini canlı yayında uygulamalı olarak göstermiş oldu. Bu durumda bize düşen, nasıl ki bir harf öğretenin kölesi olabiliyorsak, bu uygulamalı öğretiminden dolayı da milletçe bu zatın kölesi olmaya değer. Zira az şey değil yaptığı. Üstelik dağarcığımıza bir bilgi daha kattı. Yarın bir bilgi yarışmasında “Tarihte canlı yayında ilk tırnak kesmenin mucidi kimdir?” sorusuna vereceğimiz cevap da hazırdır. Hasılı minnettarız kendisine. Bunu burada bırakmamalı. Bundan sonra her akşam bir yeni icadıyla izleyicilerin karşısına çıkmalı. Çıkmalı ve yapmalı ki bu cahil (!) ve görgüsüz (!) millet ilim görsün, irfan görsün, görgü görsün. 

2 yorum:

  1. Bilgisizliğimizi bilgiçle kamufle edebiliriz ama görgüsüzlüğümüzü asla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Görgü başka bir şey. Bu da çarşı pazarda ve TV kanallarında satılmıyor.

      Sil