28 Ocak 2023 Cumartesi

Güçlü Liderler Hangi Toplumların Eseridir?

Bir toplumu yöneten ve yönetilenler diye ikiye ayırmak mümkün. Bu da gereklidir. Çünkü bir toplumda herkes yönetici olursa, o toplumda kaos meydana gelir. O yüzden birileri yönetecek, birileri de yönetilecek.

Ülkeyi yöneten yönetici zayıf da olabilir, güçlü de. Yönetici -biz buna lider diyelim- toplum zayıf ise lider güçlü olur, toplum güçlü ise lider zayıf olur. 

Güçsüz liderleri zayıf toplumlar istemez. Çünkü bunlara lazım olan kendilerini zayıflıktan ve her türlü dertten kurtaracak güçlü liderliktir. Zayıf toplumlarda lider karizmadır, doğuştan getirir bu özelliğini. Mehdi gibi bir şeydir bu toplumlarda lider.

Güçlü toplumlarda güçlü yöneticiye ihtiyaç yok. Çünkü demokrasi tüm kurum ve kurallarıyla bu toplumlarda oturmuştur ve işler. Buralarda kurallar güçlüdür. Her şey yerli yerindedir. Seçilen lider bu kurallarla onları yani ülkeyi yönetir. Demokrasisi gelişmiş ülkeler böyledir. Zayıf liderden dolayı da ülkeye hizmette bir eksiklik söz konusu olmaz. 

Bugün demokrasinin beşiği dediğimiz Batı ülkeleri böyledir. Çoğu Batı ülkesi koalisyonlarla yönetilir. Zaman zaman hükümet kurmada zorlanırlar. Hükümetin kurulması gecikmesine rağmen işleyişte bir aksama olmaz.

Doğu toplumlarında ise ya demokrasi yoktur. Birileri gelir darbe yapar. Ülkeyi bir başka darbeci gelinceye kadar uzun yıllar yönetir ya da kurum ve kuralları tam işlemediği için seçimle güçlü liderler gelir. Güçlü olduğu için de yıllar yılı seçilir.

Batı, demokrasisini tüm yönleriyle geliştirerek ülkeyi güçlü lidere emanet etmiyor. Çünkü Hitler ve Mussolini gibi maceraya giren güçlü liderlerden ağızları yanmış, büyük bedeller ödemişlerdir. Geldikleri nokta itibariyle liderden ziyade işleyişi güçlendirmişlerdir. Lider ister güçlü ister zayıf olsun bu işleyişe tabidir. Bu yüzden Batı ülkelerinde seçimlere katılım azdır. Çünkü hangisi gelirse gelsin, işleyişe göre ülkeyi yönetecektir. Kimsenin hayatı olumlu ya da olumsuz yönden etkilenmeyecektir. Doğu toplumlarında ise seçime katılım yüksektir. Çünkü Doğu toplumlarında liderle beraber yönetim anlayışı da değişir. Kurum ve kurallardan ziyade liderin dediği olur. Kurallar gerekirse liderin istediği şekilde değiştirilir. 

Güçlü toplumlarda siyasetçi veya bir bürokrat hakkında bir iddia ortaya çıkar çıkmaz siyasetçi veya bürokrat istifa yolunu seçer. Bu da toplumun gücünü göstermektedir.

Doğu toplumlarında ise siyasetçi hakkında ne kadar iddia ortaya çıkarsa çıksın, istifa aklının ucundan geçmez. Tüm bu olup bitenlere  toplumun sesi de çıkmaz. Güçlü lider onu korur, korumak istemezse ya görevden alır ya da istifa ettirir. İstifa zayıf toplumlarda  kolay kolay düşünülmez ve uygulanmaz. Çünkü istifa etmesi gerekenin toplumdan bir çekincesi yoktur. O sadece liderine karşı sorumludur.

Zayıf toplumlarda sadece ülkeyi yöneten liderler güçlü değildir. İktidarı yönetmeye talip olan liderler de güçlü figürdür. Tabela partisinin lideri de olsa bu böyledir. Örneklerini de görüyoruz.

Bu durumda hangi tür bir ülkede yaşamak isterdiniz? Zayıf toplumun, güçlü liderin olduğu bir ülkede mi yoksa güçlü toplum, lideri zayıf olan ülkede mi? Buna vereceğimiz cevap da gelişmişlik oranımızla paralellik arz edeceğini düşünüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder