“Padişahın biri ekonomik sıkıntılar yaşayan halkına yeni vergiler koyar ve vergileri artırır. Aradan bir müddet geçince sadrazamına, ‘Halkın arasında bir dolaş. Vergilere alışmışlar mı?’ şeklinde talimat verir.
Sadrazam
tebdili kıyafetle halkın arasında dolaşıp geldikten sonra padişahın huzuruna
çıkar. ‘Padişahım, halkın suratı asık, canı da sıkılmış görünüyor ama işlerine
devam ediyorlar’ raporunu verir. ‘O zaman sorun yok. Alışacaklar’ der padişah.
Bir müddet sonra yine yeni vergiler artırılır. Padişah sadrazamına, halkın
içerisine çıkıp izlenimlerini paylaşmasını tekrar ister. Halkın içini dolaşıp
gelen sadrazam, ‘Padişahım, bu kez halkın suratları çok asık. Suratlarından
düşen bin parça. Selam verince kavga edecek gibi yüzüne dik dik bakıyorlar.
Sanırım bu son vergi çok geldi’ şeklinde açıklama yapar. Padişah ise ‘Merak
etme. Önemli değil. Buna da alışacaklar’ der.
Bir
gün yine vergiler artırılır. Padişahın emri üzerine sadrazam halkın içerisine
karışır ve şaşkınlığını padişaha aktarır: ‘Padişahım, garip bir durum var
ortada. Ben bundan bir şey anlamadım. Halk çok neşeli. Gülüp eğleniyor hatta
dans bile ediyor. Sanırım, başardınız’ deyince padişah, ‘Aman aman! Hemen
vergileri indirelim. Çünkü halk dans etmeye ve oynamaya başlamışsa, demek ki
durum çok kötü. Bu, hiçbir şeyi umursamıyorlar demektir. Bu durumda vergileri
indireceğiz yoksa perişan oluruz’ der.”
Kıssadan hisse çıkarırsak, vergi olmadan devletler ayakta duramaz. Baktınız ki katmerli vergiler halkı canından bezdirecek. O zaman başka alternatiflere yönelmek lazım. Mesela vergi yerine zam yolu denenebilir. Zira aynı kapıya çıkar. Maksat halkı bezdirmek ve anasından doğduğuna pişman etmek değil mi?Girdi maliyetleri deyip zam koyarsın. Enflasyon yükseldi deyip zam koyarsın. Döviz yükseldi deyip zam koyarsın. Koyarsın oğlu koyarsın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder