—Gündeme dair yazılar yazıyorsunuz. Siyaseti de es geçmiyorsunuz.
Bu da siyasetle ilgilendiğinizi gösterir. Sanki siyasete göz kırpıyor
gibisiniz. Genelde eleştirel yaklaşıyorsunuz. Bu yolu seçtiğinize göre yani
eleştirdiğinize göre çözüm yollarını da biliyor olmalısınız. Farz edin ki ülke
yönetimini ele aldınız. Ülkeye dair ne gibi öneri, çözüm ve projeleriniz var?
—Halihazırda proje üretmeye kalkmam, doğmamış çocuğa don
biçmek gibidir. Hele ülke yönetimi bana bir teslim edilsin, ne yapacağıma sonra
bakarız.
—Olur mu öyle şey. Proje olmadan, çözüm önerileri olmadan
siyasete soyunulur mu?
—Niye olmasın. Senin ki de laf yani. Dediğinden, gören de
bu ülkede oturmuş bir devlet yönetimi var sanır. Bizde kervan yolda düzülür
denir. Ben de kervanı yolda düzeceğim. Bu düzme esnasında çoklarının canı
yanacak, ülkenin anası ağlayacak ama bu uğurda binlerce can feda.
—Ciddi söylüyorum.
—Hiç şaka yapar tarafım var mı? Ben de ciddiyim. Ben öyle
derinlemesine düşünmem. Anlık, günlük proje ve çözüm üretirim. Ortaya sorun
çıktı mı, o an çözüm üretirim. Akşamında da vazgeçerim.
—Ama devlet bundan zarar görmez mi?
—Bu devlet ve içinde yaşayan halk, siyasilerin her türlü
macera ve serüvenine dayanmış, hala ayakta ise demek ki acı ve dertlerle
bezenmiş ve sınavı hakkıyla geçmiştir. Üzerlerinden tır geçse fark etmez. Benim
çözüm önerilerim de onlara vız gelir. En kötü ihtimalle, bu da öncekiler
gibiymiş denir. Başkasını denemeye kalkarlar, tabi beni yerimden edebilirlerse.
Yeni gelenden de sıdklarını sıyırırlar, başkalarına yönelirler. Unutma ki bu
ülke halkı deneme tahtasıdır. Bunlara gelen vurur, giden vurur ve ceremesini kendileri
çeker. Bu da biz siyasilerin suçu değil, olsa olsa kaderleri böyledir.
—Neyse demagoglukta üstüne yok. Mevcut siyasileri
aratmıyorsun. Şimdi sadede gelelim. Mesela ülke yönetimine geldin. Şu anda
müzmin sorunumuz ekonomi ile başımız dertte. Ekonomiye dair önerilerini
alabilir miyim?
—Seve seve. Ekonomi tam bana göre. Zira çocuk oyuncağı.
Hani kitabını yazdım denir ya öyle bir şey. Anlamadığım yok anlayacağın. Her
alanın piri olduğum gibi ekonominin de piri benim. Ekonomi dediğin denizden bir
katre. Ben hayatın kitabını yazmış adamım.
—Tamam, övünmeyi bırak. Seni bir başkası övsün. Ekonomiyi
nasıl düzelteceksin?
—Elimde bir formül var. Bunu da bu yaşımda yeni öğrendim.
Bu öğrendiğimi tatbik edeceğim.
—Nedir o formül?
—Garantili formül.
—Mesela?
—Hayata dair her şeye garanti vereceğim. Tebaam benimle
gurur duyacak, hatta yaşa, var ol diye hep benden konuşacak.
—Mesela dedim.
—Kimin ne isteği olursa ona garanti vereceğim. Tüm bunları
yaparken de mücadeleyi elden bırakmayacağım. Mesela, biri dese ki ben paramı
faize yatıracağım. Al sana garanti. Üstüne de kur garantisi vereceğim. Bu
deneme işe yaramazsa enflasyon garanti vereceğim. Adam iş yeri mi açacak.
Riskten mi korkuyor. Aç bu dükkanı. Kârın benden diyeceğim. Adam, kaza yaparım
diye arabaya mı binmek istemiyor. Ona kaza yapmama garantisi vereceğim. Arabam
var ama yakıtım yok diyene; bin, gez, dolaş, yakıtın benden diyeceğim. Demem
odur ki idaremde herkese iş, herkese aş, herkese para garantisi vereceğim.
Kısaca hayatlarına garanti vereceğim.
—Parayı nereden bulacaksın? İşsizliğe çare olabilecek
misin?
—Para en kolayı. Emrimdeki darphane üç vardiya
çalışacaktır. 7/24 para basılacaktır. Öncelikli olarak 500 ve bin liralık
banknotlar piyasaya süreceğim. Sonrası Allah kerim. Para basma işine çok adam
lazım olacak. Buraya alacağım işsizlerle işsizliği çözeceğim. Hiç işi olmayan,
içeride para tomarlarını eline alıp saysın dursun. Sayılanı bir daha saysın.
—Para basınca enflasyon azmayacak mı?
—Azarsa azsın. Enflasyon bu. Bir bakmışsın çıkmış, bir
bakarsın inmiş. Sonra enflasyon bu ülkenin hep sorunu. Kim çözmüş ki ben
çözeyim. Görevi devrederken dikili bir ağacım olarak haleflerime bunu devretmek
isterim. Biliyorsun, devlette devamlılık esastır.
—Senden korkulur.
—Korkmakta haklısın. Sadece benden değil, tüm siyasilerden
korkmalısın. Ki korkunun ecele faydası yok. Ölürseniz, kurtulursunuz. Ölmemek
için direnirseniz, size sürünme garantisi veriyorum.
—Bu işten kurtuluş yolu yok mu?
—Madem beni seçtiniz. Sandıktan ben çıktım. Önünüze sandık
gelinceye kadar dayanacaksınız. Sandığa kadar her istediğimi yaparım. Çünkü
sandık demek her şey demektir. Yalnız, benden kurtularak şükretmeyin. Çünkü
benden sonra gelecek olan da ananızı ağlatmaya devam edecek. Hasılı biz
siyasiler keyif çatacağız, ceremesini hep siz çekeceksiniz. Dünyanın düzeni bu.
Ben bu düzeni değiştiremem. Size tavsiyem, beni değiştirmeye kalkmasanız, iyi
olur. Zira ben tecrübeliyim. Benden sonra gelecek olan bu işe sıfırdan
başlayacak. Bu, acemi kasabın elinde koyunun işkence çekmesi demektir. Siz siz
olun, bu dünyanın, olmayan kurulu düzenine çomak sokmaya kalkmayın.
*07/01/2022 tarihinde Barbaros ULU adıyla Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder