Ortaokul
ve liseyi okuduğum yıllarda, kız ve erkek çocuklarının okuduğu ayrı ayrı
okullar vardı. Kız ortaokulu, kız lisesi, erkek lisesi denirdi. Bununla beraber
kız ve erkeğin aynı sınıflarda karışık okuduğu karma eğitim yapan okullar da
vardı. İHL'lere ilk önceleri sadece erkek öğrenciler alınırken sonradan kız
öğrenciler de alınmaya başlandı. Endüstri meslek liseleri dendiğinde erkek
okulu akla gelirdi.
Sonraları
kız ve erkeklerin ayrı ayrı okuduğu okullar gittikçe azaltıldı. Sadece kız
meslek liseleri kaldı. Endüstri meslek liselerinde kızlar da okur oldu.
Yine
eskiden kadın mesleği, erkek mesleği diyebileceğimiz meslekler vardı. Bundan
dolayı kamuya personel alımında, şartlar arasında erkek olmak ya da kadın olmak
şartları da vardı. Nicedir bu şartlar kalmadı. Kadın mesleği denilen yerlerde
erkek, erkek mesleği denilen yerlerde de kadın istihdam edilir oldu.
Kız
ortaokulları kalktığı gibi kız meslek liseleri dışındaki kız liseleri de
kalktı. Aynı şekilde erkek liseleri de. Ağırlıklı olarak kız ve erkeğin okuduğu
karma eğitime geçildi.
Zamanında
okullar niçin kız ve erkek şeklinde ayrılmış, sonradan niçin vazgeçilmiş
olabilir? Aklıma, çoğu ailelerin kız çocuğu okur mu dediği ve kızlarını
okutmadığı yıllar geliyor. Devlet, sadece kızlara hitabeden okullar açarsak, velilerdeki
çocuk okutmama inadını kırabiliriz diye düşünmüş olabilir. Sonradan kız-erkek
karışık okul türlerine geçilmesi ise “Nasılsa veliler kızlarını okutmaya
başladı. Maksat hâsıl oldu. Bu yüzden kız-erkek ayrı okullarda okumasına
ihtiyaç kalmadı diye düşünülmüş olabilir ya da kızların ve erkeklerin ayrı
okuduğu okullarda, açıklanmayan bazı problemler ortaya çıktığı için devlet
bundan vazgeçmiş ya da azaltma yoluna gitmiş olabilir.
Şimdi
durum nasıl? Kız meslekler hariç Anadolu, fen, sosyal bilimler, mesleki teknik
vb. liseler 1739 sayılı yasanın 15.maddesinin bir gereği olarak karma eğitim
yaparken yine aynı maddenin devamında “…eğitimin türüne, imkân ve
zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere
ayrılabilir” kısmı eklendiği için kız ve erkeğin ayrı ayrı okullarda
okuduğu kız imam hatipler ve erkek imam hatipler çoğaldı. Sayıları da az değil.
Kız ve erkek olarak açılamayan yerlerde, aynı okul bünyesinde kız ve erkeklere
ayrı sınıflarda ders görme imkanı verildi. Sayıları İHL’ler kadar olmasa da kız
ve erkeğin ayrı okullarda okuduğu İHO’lar var. Ayrı İHO yoksa aynı okulda kız
ve erkek öğrencilerin sınıfları da ayrı.
Gördüğüm
kadarıyla İHO ve İHL’ler ağırlıklı olarak kız-erkek ayrı öğrenim görüyor.
Bundan maksadın ne olduğunu buna karar verenler bilir. Öyle zannediyorum, sınıf
ve okulları ayırmak suretiyle karma eğitim yapan okullarda ortaya çıkan
kız-erkek sorunlarını minimuma indirmek ve yok etmek düşünülmüş olabilir.
Burada kız çocuklarını koruma hassasiyeti göze çarpmaktadır. Buna korumacılık da
diyebiliriz. Bu kararı alanlar toplumun kahir ekseriyetinin hassasiyetini de bu
şekilde gözetmiş oluyorlar. Çünkü toplumumuzda kız-erkek çocuğu aynı dense de
özellikle “kız çocuğu” denerek erkeğe göre daha fazla korunur. İyi niyetle
uygulamaya konan bu kararın olumlu ya da olumsuz yönlerinin olacağı muhakkak. Çünkü
toplumsal olaylarda tek doğru yoktur. Doğru bu denilen şeylerin aksayan yönleri
ortaya çıkabileceği gibi yanlış denen şeylerin de doğru yönleri ortaya
çıkabilir. Bunlar yaşanmadan bilinmez. Yine de bu işin olumlu ve olumsuz
yönleri, pedagojik olup olmadığı, işin uzmanı pedagoglar tarafından masaya
yatırılmalıdır. Bu konudaki kanaatimi de diğer yazımda serdetmek isterim.
*01/04/2022 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde Barbaros ULU adıyla yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder