Bilim Kurulunun
önerisiyle 6-7 Haziran günlerinde yine hafta sonu yasağı geldi. Bana sürpriz
geldi bu yasak. Bu yasakla birlikte 11 Nisandan itibaren uygulanan hafta sonu
yasağı toplamı 25 gün oldu.
Güya 1 Hazirandan itibaren daha önce
kısıtlama getirilen birçok yasak kalkmış, normalleşme adımları atılmış, uzun
süre kapalı kalan birçok sektör rahat bir nefes almıştı. Bazı kısıtlılıklar
devam etse de yasaklara elveda demiştik.
Anladığım kadarıyla yapılan her toplantıda
Bilim Kurulu üyelerinin tek tavsiyesi, yasak önermek. Başka da akıllarına bir
şey gelmiyor. Sanırım üyeler, devlet memuru kafasıyla bu öneriyi getiriyorlar.
Nasılsa devlet memurları cumartesi-pazar günleri tatil. Tatil olunca millet
kendini ya alışveriş çılgınlığına verecek ya da soluğu piknik yerlerinde alacak
diye düşünüyor olmalılar. Evet devlet memurları hafta sonları tatil yapıyor.
Ama bu ülke, sadece devlet memurlarından ibaret değil. Üç-beş kuruş para
kazanmak için dükkanını açan esnafı var, elinin emeğiyle asgari ücretle çalışan
milyonlar ve bunlara istihdam sağlayan özel sektör var. Ekonomiyi esas ayakta
tutanlar da bunlar.
İnsanları “Aman şunu yaparlar, aman bunu
yaparlar, bunun sonucunda telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkar”
düşüncesiyle ikide bir evlerine kapatmak iş değil. Bilimsel hiç değil.
Çünkü her yasağın çiğnenmek için cezp edici bir yönü vardır.
Kurul üyeleri sanırım bu öneriyi sunarken
eski MEB Bakanı Emrullah Efendi gibi düşünüyorlar. Emrullah Efendi’ye atfen
söylenen sözü burada zikredeyim: "Şu mektepler olmasaydı,
ben bu maarifi ne güzel idare ederdim” dediği rivayet edilir. Bizim Kurul
üyeleri de getirilen yasaklarla dışarıda hiç insan olmazsa koronavirüs ile daha
iyi mücadele ederiz diye düşünüyor olmalılar.
Bilim Kurulu üyeleri sürekli korku pompalamak
ve bunun sonucunda yasak önermekten bir an evvel vazgeçmeliler. Bir işleri de
haddinden fazla verilen korkuyu yenmek olmalı. Çünkü korkuya dayalı bu yasaklar,
salgın riskinin ötesinde onulmaz yaralar açmaya namzettir. Çünkü her yasak,
ekonomiye büyük darbe vuracaktır ve beklenen normalleşmeye katkısı olmayacaktır.
Çünkü sürekli yasak getirilmesi, hem yasak öncesi hem
de yasak sonrası alışveriş merkezlerine insanlarımızın akın etmesine sebebiyet
vermektedir. Bu da salgın riskini daha da artırmaktadır. İnsanımızın bu durumu
bana eski kışları hatırlattı. Karların çok yağdığı eski kışlarda, kırsal
kesimde yaşayan insanımızın çoğunun ahırı olur, ahırında da büyükbaş havyanı
olurdu. Bu hayvanlar çoban nezaretinde yayılmaya gönderilirdi. Ne zamanki çok
kar yağdığında hayvanlar karlar eriyinceye kadar ahırlarında hapsolunurdu.
Güneş açıp karlar erimeye başlayınca hayvanın ayakları açılsın diye annelerimiz
hayvanı ahırdan çıkarırdı. Aylardır dışarı yüzü görmeyen hayvan dışarı çıkınca
ne yapacağını şaşırır, bir oraya bir bu tarafa koşar. Daha olmadı duvara
toslar, bir türlü normal davranamazdı. Çünkü bunun için epey bir zamanı geçmesi
gerekiyordu.
Hasılı, Bilim Kurulunun aşina olduğumuz önerilerine Cumhurbaşkanımız da bunların bir bildiği var diyerek yasağa onay vermiş görünüyor. Unutmayalım ki her yasak normalleşme adımlarını daha da geciktirecektir.
Not: Ben bu yazıyı kaleme aldıktan sonra
yasağa yarım kala, Cumhurbaşkanının yasağı iptal ettiği ajanslara düştü. İyi de
oldu. Zira olması gereken bu idi. Açıklama kısaca şöyle:
“Sağlık Bakanlığımızın önerisi ve İçişleri
Bakanlığımızın genelgesi ile bu hafta sonu da 15 ilimizde sokağa çıkma
sınırlaması uygulanacağı dün gece ilan edilmişti. Fakat vatandaşlarımızdan
aldığımız değerlendirmeler, bizi kararı yeniden gözden geçirmeye yöneltti. Tek
amacı hastalığın yayılmasını önlemek ve vatandaşımızı korumak olan bu kararın,
farklı sosyal ve ekonomik sonuçlara yol açacağı anlaşıldı. 2,5 aylık bir aradan
sonra yeniden günlük hayatını düzenlemeye başlayan vatandaşlarımızın sıkıntıya
düşmesine gönlümüz razı olmadı. Bunun için, Cumhurbaşkanı olarak, 15 ilimizi
kapsayan hafta sonu sokağa çıkma sınırlaması uygulamasını iptal etme kararı
aldım. Vatandaşlarımdan,
MASKE-MESAFE-TEMİZLİK kurallarına bu süreçte de titizlikle riayet etmelerini
önemle rica ediyorum.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder