Hayatın
en güzel bir o kadar da zor yönü fanatikler arasında kalmaktır. Güzel yanı,
aşırı gidenlerin yanında yer almamak, kimseden, hiçbir yerden bir beklenti
içerisinde olmadan kendi doğrularınla yaşamaktır, bağımsız düşünmektir. Zor
tarafı, fanatikler arasında doğrularının para etmemesidir. Onlara doğrunu
anlatamamandır. Anlatamazsın. Çünkü dinlemezler. Konuşmana veya yazına o
değilden bir kulak misafiri olurlar veya göz atarlar kendi tarafında değilsen
vay haline! Ağzınla kuş tutsan dahi kendini ve doğrunu kabul ettiremezsin.
Doğruyu kabul etmemesi problem değil. Çünkü herkesin, beklentilerinden
müteşekkil kendi doğruları vardır. Yanında olmadığın için seni kara listeye
alır ve mimler. Seni ayrıca muhaliflerin ekmeğine yağ sürüyor diye itham eder.
İki
tarafın fanatiklerinin de tek istediği ortada duran, orta yolu tutmuş; doğruya
doğru, yanlışa yanlış diyen özgürlüğün tadına varmış kişileri, kendi saflarına
çekmektir. Ya bendensin ya da karşıdansın. Ortası yok bunlar için. Farklı fikre
ve bakış açısına tahammülleri yoktur. Çünkü özgün fikre karşıdırlar. Aşırı
fanatiklikleri özgün fikir üretmelerine de engeldir. Çünkü bir başkası adına,
gönüllü savunmacı rolü üstlenmek bu tiplere fikir ürettirmez. Bir müddet sonra
üretmeye kalksalar da kafaları basmaz artık. Durum böyle olunca aklını,
fikrini, hayatını adadığı kişi veya düşünceye teslim ederler. Onların ortaya
koyduğu fikir ve düşünceleri ölümüne savunurlar. Tüm savunmaları/fikirleri,
kendi tuttuğu tarafı göklere çıkarmaktan, karşı tarafı da yerin dibine batırmak
için kötülemekten ibarettir. Konuşurlarken de fanatik olmadıklarını sana bir
güzel söylerler. Ortada duran seni de hem nalına hem mıhına vuruyor diye
değerlendirirler. Çünkü onlara göre hayat, zıt iki kutuptan ibarettir. Biz ve
onlar. Biz iyiliği, güzeli, doğruyu; karşı taraf ise hep kötülüğü temsil eder.
Ortada kalmak ve ortada olmak onlar için renksizliktir. Ne şiş yansın ne de
kebap yansın yeridir. İki tarafı da memnun etmeye çalışmak demektir. Ortada
durmak korkaklığın alametidir. Bu yüzden bir tarafı tutmak gerekir.
Ne
zamanki bu ülkede orta yolu tutanların sayısı artar, sözleri dinlenir,
fanatikler küçük marjinal bir grup kalır, bu ülkede birçok değer, yerli yerince
oturur. İşte o zaman bu ülke normalleşir. Halihazırda sayıları çok olduğu için fanatiklerin
borusu ötüyor ve sesleri çok çıkıyor. Ülke de bu yüzden normalleşemiyor zaten.
Hasılı
orta yolu tutup fanatik olmayanlar iki arada bir derede kalırlar, arasatta
yaşarlar. Ne İsa'ya ne de Musa'ya yaranırlar. Böyle olsa da orta yolu tutanlar
fanatikler arasında aslında bir denge unsurudur. Aşırı uçlar arasında tampon
bölge görevi görürler ve en güzel yoldur.
*22/04/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
*22/04/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder