2020'nin ilk günü, ekmek almak için yolumun üzerindeki bir
fırına girdim. İstediğim ekmek için uzattığım paranın üstünü beklerken, fırıncı
"Bu sabahtan itibaren ekmek fiyatları 1,20 kuruş oldu" deyip üste
para istedi. Öyle mi deyip paramın eksik kısmını tamamladım. Yılbaşı demek
bizde iğneden ipliğe her şeye zam gelmesi demekti. Aslında ekmeğe de zammın
gelebileceğini hesaba katmam gerekirdi. Neyse gelen zammın da bir ehemmiyeti
yokmuş. 1,10 kuruş iken 1,20 kuruş olmuş.
Misafir gelecek diye aldığım ekmek, arttığı için dört gün
boyunca yolum fırına düşmedi. İlk gün zamlı aldığım ekmek birkaç gün gitti.
Cumartesi günü ekmek almak için kendi fırınıma gittim. Gözüm, tereklerin
üzerine fırıncı tarafından “200 gram ekmek: 1,20 kuruş” yazılmış yazı ilişti.
Yeni fiyata alıştığım için 1,20 kuruş dikkatimi çekmedi. Yazılan gramaja
takıldım ve fırıncıya, daha önce kaç gramdı dedim. “250 gram idi. Şimdi 200
grama indi” dedi. Ardından “Bu gramaj daha iyi oldu. Çünkü 250 gram ekmek tam
pişmiyordu. Bu, daha iyi pişer” dedi. İyi o zaman dedim, ayrıldım.
Koltuğumun altında sıcak ekmekle evimin yolunu tutarken, ekmeğe
sadece 10 kuruş zam geldi düşüncemin yanlış olduğunu anladım. 250 gram olan
ekmeğin, gramajının 200 grama düşürülmüş olmasıyla birlikte, bu durumda ekmeğe
ne kadar zam gelmiş düşüncesi aldı beni. Çünkü ekmeğin gramajıyla oynanmış,
üstüne bir de fiyat ayarlaması yapılmış. Bu ayarlamada hem örtülü hem de aleni
bir durum var. Düşün düşün, içinden çıkamadım tabi. Zira oldum olası Matematik
ile aram yok. Aram yok derken Matematikten hiç anlamam değil. Ama ekmeğe gelen
zam oranı hiç anlamadığım ve çözmek için çaba sarf etmeye yeltenmediğim havuz
problemine benziyordu. İsterseniz havuz problemi derken çeşitleri çok olsa da
bir tane örnek vererek içinden çıkamadığımız havuz problemlerini bir
hatırlayalım:
“Boş bir havuzun tamamını tek başına A musluğu 12 saatte, B
musluğu 18 saatte doldurmaktadır. Havuzun tabanında bulunan C musluğu dolu havuzu
9 saatte boşaltmaktadır. Buna göre, bu üç musluk birlikte açıldığında boş havuz
kaç saatte dolar?”
A)
18 B) 24 C) 28 D)
32 E) 36
Dua edin, bu havuz problemini www.matematikkolay.net sitesinden aldım. Kolayı bu ise zoru nasıl, varın ötesini
siz düşünün. Çocuklarımızın bu havuz problemlerinden ne çektiğini de bir empati
yapın, yavrum! Nasıl yapamadın?” demeyin. Neyse siz havuz problemiyle uğraşa
durun, ben yeniden havuz problemine benzeyen ekmek zammına geleyim ve size
sorayım: 2019 yılında 250 gramı 1,10 kuruşa satılan bir ekmek, 2020’den itibaren
200 gramı 1,20 kuruştan satılmaya başlandığına göre ekmeğe gelen zam oranı
nedir ve ekmeğe ne kadar zam gelmiş oldu?
Sizi bilmem ama ben bu hesabın içinden çıkamadım ve merak
ya, sosyal medyaya yazarak matematikçilerden yardım istedim. Gelen cevap,
yüzde 36,36 oldu. “Hesap doğru mu yanlış mı bilmem. Zira benim aklım ermez.
Yanlış ise cevabını sizden bekliyorum.
Her
şeye zammın geldiği düşünülürse girdi fiyatlarından etkilenen ekmeğe de zammın
gelmesi normal. Hatta gelen bu zam, diğer ürünlere gelen zam oranına göre makul
da olabilir. Simit bile 2 liraya çıkmışsa, ekmeğin bu fiyata çıkması normal
görülebilir. Burada normal olmayan, ekmeğe bir taraftan zam yapılırken diğer
taraftan gramajının düşürülmesidir. Yani gramajı indirilirken fiyatı da
yükseltilmiş. Ekmeğin gramı düşürülmüşse zam niye yapıldı? Zam yapılmışsa
ekmeğin gramajı niçin düşürüldü? Garip olan bu. Bu arada 36,36’lık bir zam
oranı biraz tuzlu olmuş. Allah bu günlerimizi aratmasın.
Not:
Yazıyı yazdıktan sonra aldığım bilgiye göre Belediyenin müdahale etmesiyle 200
gram ekmeğin 1,10 kuruştan satılmaya devam edeceği bilgisini aldım. Bekleyip
göreceğiz.
*06/01/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
*06/01/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder