Oğul! Gel sana altın öğütler vereyim. Zira elli yılın tecrübesi var bende. Öğütlerimi yerine getir ki sırtın hiç yere gelmesin.
Hangi işi yaparsan yap. Birinci önceliğin en güçlü olmak olsun. Güçlü olmak için de kendini yetiştirmelisin.
Kendini yetiştirdin. Ama bu, tek başına yeterli değil. Aynı zamanda kendini pazarlamayı bileceksin. Kendini pazarladın mı arkası kolay.
Diyelim ki sen kendini yetiştirdin, reklamını iyi yaparak pazar payını da her geçen gün artırdın ve zirveye oturdun. Rehavete kapılmak yok, şımarmak yok. Çünkü zorluk devam ediyor. Evet kendini geliştirmen ve en büyük pazara sahip olman önemli. Esas önemli olan o pazarda tutunmak ve sürekli olmaktır.
Kalıcı olmak için bundan sonraki söyleyeceklerimi daha dikkatli dinle. Aç kulaklarını.
Öyle çalışacaksın ki insanlara kendini sevdirmelisin. İnsanlar sende kendilerini bulmalılar. Senin için ölümü göze almalılar. Sevgin dilden dile dolaşmalı. Böyle bir ortamı oluşturdun mu karşına rakip de çıkmaz. Çıkmaya kalkanı sana gösterilen sevgi seli boğar.
Arkana takılan bu insan selini belli bir yöne kanalize etmek için sık sık konuşmalısın. İnsanların nabzını iyi tutmalısın. Bu, aynı zamanda gücünü göstermen için bir fırsattır.
Sana yaklaşanı ihya etmeyi ihmal etme. Onları göbeğinden bağla.
Senden uzaklaşmaya çalışanlar çıkar ise -ki çıkacaktır- onları boğmaya çalış. Baktın olmadı mı? Onları sevenlerine hedef göster. Sevenlerin onları çiğ çiğ yer.
Dönüşü olmayacak şekilde çıktığın yolda hiç merhamet gösterme. Karşına kim rakip çıkarsa veya alternatif olmaya kalkarsa nefes almasına fırsat verme. Mümkünse doğmadan yok et ki çıktığına, çıkacağına pişman olsun. Hiçbir şey yapmasan bile onları itibarsızlaştırmaya çalış. Çünkü densizliktir yaptıkları, had bilmemezliktir.
Sana engel olacak, ayağına dolanacak kim varsa onları hep savunmada bırak. Çünkü savunmaya geçen çok hata yapar. Hata da onları yok eder.
Rakiplerine göstereceğin hoşgörü beraberinde zaafı getirir. Rakiplerin bundan güç alır.
Asla eleştiriye gelme. En nefret edeceğin eleştiri türü de yapıcı eleştiri sahiplerine olsun. Sen herkesi eleştir, herkese ayar ver ama kimse sana kaşının üstünde gözün var diyemesin.
Tüm bunlar olup biterken sana olan sevgi seli biraz azalmaya yüz tutsa da saldığın korku rakip ve alternatiflerine yeter de artar bile. Çünkü çoğunluk güçten yana saf tutar. Diğer tarafın gücü ortaya çıkmadan seni kolay kolay terk edemezler. Ortaya çıkanlar sap gibi orta yerde kala kalırlar.
Böylesi durumda gücün zayıflamaya doğru gitse de, sana olan sevgi selinde bir azalma olsa da saldığın korku senin ömrünü biraz daha uzatır. Artık uzatmalara oynarsın. Bu durumda çekil, işi tadında bırak diyeceğim ama çekilemezsin. Çünkü gözünü hırs bürümüştür. Yenilgiyi hazmedemezsin. Yine eskisi gibi olacağım, bende bu yetenek var, daha önce sıfırdan bu noktaya geldim diyerek kendini kandırırsın. Unutma ki köhnemiş bu kokuşmuşluğu düzeltmek, bir şeyi sıfırdan yapmaktan daha zordur. Hatta imkansızdır.
Tüm bunlar olup biterken sen hiç burnundan kıl aldırma. Hep başkasını eleştirmeye, suçu onlara atmaya devam et. En azından egonu tatmin etmiş olursun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder