16 Temmuz 2019 Salı

Koltuk İhtiyacımı Nasıl Gideriyorum?


Beni takip edenler bilir. İçimde bitmek tükenmez şekilde bir koltuk hırsı var. Olmayınca olmuyor. Var bende bir bahtsızlık. Pekiyi, bu koltuk hevesimi nasıl gideriyorum? Anlatayım efendim!

Ne zaman içimdeki koltuk hırsı depreşse bir koltuğa oturuyor, hevesimi gideriyorum. Mesela saçlarım büyüdüğünde berber koltuğuna oturuyor, tıraş olurken yakışmış mı diye aynaya bakmadan kendimi alamıyorum. Ara ara berberden kendimi kurtarıp sağa sola dönüyorum. Ne de olsa dönerli koltuk. Yine koltukta otururken berberden tüm olup biten gündemi dinliyorum. Burada rahatımı engelleyen tek durum, üzerimde berberin önlüğü olduğundan kollarımı oynatamıyorum. O kadar da olsun. Koltuğa oturdum ya...o yeter bana. Kalkarken koltukta gözüm de kalmıyor. Sürekli gitmiyorum ya. Saçlarım büyüyünce tekrar gelip oturacağım.

Başka derseniz, üç aydan üç aya Kızılay'a kan vermeye gidiyorum. Burada oturmanın da ötesinde uzanıyorum. Hatta yatıyorum. Hemşire rahatın nasıl, istersen koltuğu biraz daha yatırayım diyor. Ara ara bir rahatsızlık duyarsan haber ver de deniyor. İğneyi batırmanın dışında bir acı hissetmiyorum. Hissettiğim acı da bal arısının sokması gibi. Bu şekil kan verirken kanımı da temizlemiş oluyorum. Kurtardığım canların sayısı Kızılay’a göre üç kişi. Doğaya da bir fidan armağan etmiş oluyorum. Buranın ayrıca Doğal Kızılay Maden Suyu ve Çokoprens ikramı da var. Tam doyurmuyor ama açlığını gideriyor.

Gördüğünüz gibi koltuk sıkıntım yok. Koltuk içime damdıkça ihtiyacımı bu şekil gideriyorum. Burada tek dezavantajım koltukların sürekli olmaması. Bana göre bu da sorun değil. Tek ve sürekli koltuğum olsa ne zaman altımdan çekilecek diye gözümü koltuktan ayıramıyorum. Ki bu şekil koltuklarda 11 yıl oturdum. Bu tür koltuğun bana verdiği stresten başka bir şey olmadı.

Bana senin oturduğun berber ve Kızılay'ın koltuğuna herkes oturur. Buna koltuk denmez. Zira sürekli değil, diyebilirsiniz. Niye koltuk denmesin sonra… Koltuk değil mi sonunda. Haydi berber koltuğuna herkes oturur diyelim. Kızılay kan merkezinin koltuğuna kaç kişi oturur? Bunun için yürek ister. Ayrıca bugün sürekli koltuk mu kaldı? Merkez Bankası Müdürü de bir koltukta oturuyordu düne gelinceye kadar. Bugün ne oldu? Oturduğu koltuğun yerinde yeller esiyor. Kazanılmış hak, kazanılmış koltuk yok bugün. 

Size tavsiyem benim gibi koltuk heveslisi biri olup bu hevesiniz hep kursağınızda kaldı ise bu hevesinizi geçici koltuklarla gidermeniz. 





2 yorum:

  1. Koltuk sevdanı ben de iyi bilirim. Bu koltuk hevesini çeşitli şekillerde gidermen ne güzel. Keşke bu hevesi her kes senin gibi bir şekilde giderebilse. Sen nasıl gideriyorsun dersen, evimde bilgisayar vardı. Onunda bir dönerli koltuğu vardı. Ben de ona oturur bu hevesi o şekilde giderirdim. Şimdi onu da başkasına verdim ondan da kurtuldum. Benim sevdam da evde koltuğun olduğundan kaynaklı imiş. Koltuk gitti sevda bitti.

    YanıtlaSil
  2. Senin koltuk sevdan evdekiyle sınırlı imiş. Ne güzel. Benim sevdam bitmez Hocam. Bilgisayar masasına dönerli koltuk fena değilmiş. Alsam fena olmayacak. Gerçi fazla oturmuyorum. Uzun oturarak cepten yazmak koltuktan da öte ayrı bir zevki var.

    YanıtlaSil