Geçirdiğim sıkıntı ve maceranın ardından uyuyakalmışım
trende. Gözümü açtığımda Konya’ya gelmiştim.
Sanırım sabah 07.00 suları idi. Konya garından
ayrılır ayrılmaz. Az ileride bir seyyar satıcının tablasında çekirdeksiz üzüm
gördüm. Demek ki Konya’ya kadar gelmişti üzüm daha çıkar çıkmaz. Fiyatı kaç
paradır, kim bilir dedim ve sordum, üzüm kaça diye. “2 lira demez mi?”
Yerindeki fiyatıyla aynıydı. Bir de ta Alaşehir’den Konya’ya taşımak varmış
kaderde.
*
Hüsnü hat 1. Kademe kursum bu şekilde hattın “H” sinden
anlamadan sona erdi. 2. ve 3 kademeleri de varmış, müracaat edin dendi. Hat mı
tövbeliyim, dedim.
*
96 yılının Eylül ayında fotoğraf, kahvaltı ve kurs ortağı
arkadaşımızın memleketine tayini çıktı. O mübareğin eşyasını taşımak da bana
nasip oldu. Onu gönderdik göndermesine. Ama o, hizmet içi kursları müracaatları
başlamadan beni aradı: “Hocam bu seneki kursumuzdan ben çok memnun
kaldım. Biliyorsun ben aranızdan ayrıldım. Aramızdaki irtibatı hiç
koparmayalım. Güzel dostluklarımız oldu. Ben sizden razıyım. Arkadaşlar
olarak hangi kursu, nereyi yazacaksanız söyleyin ben de orayı tercih edeyim”
dedi. Hocam biz arkadaşlar olarak bu sene ve bundan sonra hiçbir kursa
katılmama kararı aldık. Kusura bakma. Üzgünüz dedim.
O zamandır, bu zamandır o kardeşimle bir daha bir araya
gelmedim. Başka hizmet içi seminerlerine katıldım ama 5 günden fazla olmayanına.
Benim 19 gün süren kurs günlerim bu şekilde sona
erdi. Bu Manisa günlerini niye anlattın derseniz. Bu yazının ana fikri, 20 mark
ile 19 gün bir başka memlekette nasıl yaşanabileceğidir.
Unuttuğum bir şey var mı derseniz. Bir tane daha var
anlatmam gereken. Unutmadım aslında. Satrancı çok iyi bilen, önüne geleni
yenen bir arkadaşımızın öğretmenevi bahçesinde 11-12 yaşlarındaki bir çocuğa
yenilmesiydi, akılda kalan.
Biliyorum, bir kurs yazısı bu kadar uzun olur mu diye
kızdınız ama. Ne yapayım. Dile kolay 19 gün.
Not: Dikkat çok uzun bir yazı. Haberin olsun. Allah yardımcın
olsun. Aklın varsa okuma. Yok ben okuyacağım dersen aklına mukayyet ol. Olur ya
beni dinlemedin yazıyı okudun. Uzun ve sıkıcı buldun. Doğaldır. Yazı
hedefine ulaşmış demektir. Ben o sıkıntılı hayatı 19 gün çektim. Kusura bakma
da sen de 6 sayfayı okumaya sabret.
07/02/2016
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder