22 Şubat 2019 Cuma

Bu Çocuk Kazanır

Geçen yıl dersine girdiğim 8.sınıf bir öğrenci vardı. Okulumuza bir başka okuldan gelmiş sorunlu bir öğrenciydi. Geldiği okulda çıkardığı sorunlar yüzünden  İlçe disiplin kurulu okul değiştirme cezası vermiş. Ne sınıfla iyi geçinir ne de derste gözü olan biriydi. Teneffüsten sonra dersine gireceğimde kapının önünde beni bekler, öğretmenim tuvalete gidebilir miyim derdi. Bazen izin verir, bazen de niye teneffüste gitmedin der, yerine geçmesini söylerdim.

Önünde defter ve kitabı olmayan, zaman zaman vurup kafayı uyuyan bu öğrenci, sınıfta çatmadığı öğrenci kalmamıştı. Kısa boylu, zayıf, cılız olan bu öğrenci, bütün suçları işleme potansiyeline sahipti. Gücüne kuvvetine bakmadan her an için birine şiddet uygulama riskini barındırıyordu.

Bir gün ders işlerken en arkada oturan bu öğrenci, ön tarafta oturan iri yarı bir öğrenciyi ayağını sallamasından dolayı el-kol işaretiyle birkaç defa uyarmış. Haberim olduğunda sana ne zararı var, bırak sallasın dedim. Az sonra ayağa kalkmasıyla birlikte sınıf arkadaşına "Sallama dedim sana! Ne sallayıp duruyorsun" diye bağırdı. Ayak sallamaya karşı tiki varmış bizim öğrencinin. Ortamı sakinleştirdikten sonra kabadayı öğrenciyi koridora çıkarıp yarı kızma, yarı nasihat ederek yerine oturttum. Bu işi büyütürsen elimden çekeceğin var dedim, kaldığım yerden dersime devam ettim.

Teneffüste ilgili müdür yardımcısına giderek bu çocuk, sorun çıkardı çıkaracak. Ailesini çağırıp bir görüşseniz dedim. Beni yarım ağız dinleyen müdür yardımcısı "Ben ne yapayım" dedi. Hiçbir şey yapma, oturmaya devam et dedim ve odasından ayrıldım. Aslında yardımcı doğru söylüyor. Elinde yapabileceği bir şey yok. Çaresiz bu öğrenci bu okuldan mezun edilecek.
                                
Nihayet hal ve hareketiyle "Ben okumayacağım" diye bize kendini gösteren öğrenci, hedefi olan diğer öğrencilerle birlikte okulumuzda 8.sınıfı bitirdi.

Öğrenci gitti, yerine yeni öğrenciler geldi. Biz yine gelenlerle derslerimize girip çıkmaya devam ediyoruz. Akşam ders bitti. Okulun dışında beklerken mobilyet ile biri geldi. Mobilyeti stop ettirerek üzerinden indi. Hızlı bir şekilde yanıma geldi. "Ramazan Hocam! Nasılsın" diyerek önümde eğildi ve elimi öpmeye yeltendi. Baktım bizim geçen yılki haşarı öğrenci. Hoş geldin, nasılsın, hangi okula devam ediyorsun dedim. (Okuyacak. Çünkü temel eğitim 12 yıl. Daha önünde bitirmesi gereken 4 yıl var.) "Ben okumuyorum, okulu bıraktım, kaportacıda çalışıyorum" dedi. Aferin sana! En iyisini yapmışsın. Böylece bir mesleğin olacak. Şimdiden ailene katkıda bulunuyorsun. Mesleğini iyi öğren, ileride kendi işyerini açarsın. Bu arada açık liseye kaydını yaptır, bir taraftan da okulunu bitirmeye bak, dedim. Tamam hocam dedi, öpmek için elime davrandı. Teşekkür ederim diyerek tokalaştık.

Bahsettiğim çocuk gibi olanı okullarda o kadar çok ki hepsi okulların altını üstüne getirerek okullara devam ediyor. Bunlar düşe kalka liseyi bitirecek. Sonunda hiçbir meslek öğrenememiş bir şekilde işsiz ve avare olarak toplumun içine dağılacaklar. Diğer okuyan öğrencilerden milyonlarcası üniversite kapısında bekleyecek. Bir daha bir daha sınava girecekler. Pek çoğu, sonu olmayan ve istihdam imkanı olmayan üniversitenin bölümlerinde 24-25 yaşına kadar okuyacaklar. Okullarını bitirince okumuş işsiz olarak toplumdaki yerlerini alacaklar. Her yıl bir işe girebilmek amacıyla KPSS sınavlarına katılacaklar. Sonuç, çoğu bir iş bulamayacak ve "Keşke okumasaydım" pişmanlığını duyacaklar. Ortaokuldan sonra okumayıp küçük yaşta kaportacıya giderek çiçeği burnunda çırak olan çocuk ise içlerinde belki de en huzurlusu. Çünkü belki de geleceğini kurtaran ender kişilerden olacak.

2 yorum:

  1. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkması hiç iyi olmadı. Hem bu öğrenci diğerlerine kötü örnek oluyor. Hem de senin de dedin gibi okumuş işsizler zümresine ortak oluyor. Keşke bunları devlet büyüklerimiz de görseler ve bilseler. Belki o zaman böyle bir yanlıştan dönerler. Ağaç yaş ijen eğiliyor. O yailarda hiç olmazsa bir meslek sahibi olurlar da vatana ve millete hizmet ederler.

    YanıtlaSil
  2. Anlattığım öğrenci bereket kaportacı olmaya karar vermiş ve kendisini kurtaracak. Esas üzülmemiz gereken kesim okuyan kesim. Çünkü çoğunun bir mesleği bile olmayacak. 12 yıllık zorunlu eğitimden vazgeçilir ama kaç nesil daha bu şekilde heba olacak.

    YanıtlaSil