Toplum, yerinde ve zamanında inisiyatif alan, taşı gediğine
koyan, sözünü budaktan esirgemeyen korkusuz, laf ile beraber iş yapan, hizmet
ehli kişileri sever ve sayar. Sevip saydı mı sırtında taşır, el üstünde tutar,
bazı hatalarını görmezden gelir, içine sinmese de anlamaya çalışır.
Toplumun bu değer verdiği kişi, bir zaman gelir; ulu orta,
olur olmaz her şeye karışmaya başlar, dengi bile olmayan kişilere cevap vermeye
başlar, önüne gelene kızmaya ve had bildirmeye başlarsa toplum, sevmeye devam
etmekle beraber bir rezerv koymaya başlar. Bunu yapmamalı der. Çünkü tepki
çekmeye başlar sözleri. Bu, soğuma işaretidir. Şayet bu kimse kendisine çeki
düzen vermezse bu sevgi her geçen gün azalmaya yüz tutar. Birike birike kartopu
haline gelir.
Diplomaside bir devletin yaptığına cevap verilecek ve tepki
gösterilecekse aynıyla cevap verilir, açıklamayı kimin yapacağı bilinçli olarak
seçilir. Ülke içinde bir il başkanına cevap verilecekse il başkanı düzeyinde
tepki verilir. Bir genel başkana bir şey denecekse genel başkan seviyesinde
tepki gösterilir. Bir gazeteciye bir şey söylenecekse partili gazeteci
karşısına çıkar. Bununla ilgili örnekleri çoğaltabiliriz. Ama muhatap gazeteci,
televizyoncu, akademisyen, devlet memuru vs kişilere hep tek kişi yani en üst
perdeden cevaplar verilir, tepki konursa garip karşılanır. Çünkü herkes
dengiyledir. Davul bile dengi dengine çalar. Çünkü şartlar ve pozisyonlar eşit
değildir.
Devletin en tepesinde olup sorumluluk sahibi olanlar her
şeyden önce ortamı yumuşatıcı açıklamalar yapar, toplumu germez, hedef
göstermez ve soğukkanlı olur. İlla birinin yaptığına cevap verilecekse ilgili
kişiye emir verilir, gerekli tepkiyi o kimse verir. Ama herkese bir kişi laf
yetiştirirse yavaş yavaş ağırlığını kaybeder. İşte böylesi durumlarda
kurmayları “Efendim cevabı biz verelim, siz kendinizi yormayın” diyebilmelidir.
Yormayın dedim. Çünkü bu tür hareketler bir yorgunluğun işareti olabilir veya
her şeyi en iyi ben bilirim, en iyi cevabı ben veririm, büyük-küçük herkese ben
had bildiririm ya da kimseye güvenmemenin bir göstergesi olabilir. Kızgın bir
adamın kükremesi de olabilir.
Bence bu tipler bu haliyle hem kendisine, hem liderliğini
yaptığı harekete ve bu hareketin müntesiplerine yazık ediyor, ülkeye de yazık
ediyor. Çünkü bu hareket bu ülkeye lazım! Tırnaklarıyla kazıyarak getirdiği
hareketini de maalesef yavaş yavaş yok ediyor. Bu durum düşmanlarını
sevindirirken dost ve sevenlerini de üzüyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder