Cumhurbaşkanının kaldırılmalıdır
sözünün ardından TEOG adı verilen sınav sistemi kaldırıldı. Yerine ne konacağı
konusunda MEB’de hummalı bir çalışma var. Zaman zaman kısa açıklamalarla
kamuoyu bilgilendirilse de liseye geçişte ne uygulanacağı netleşmiş değil. MEB
hala yerine bir kriter koy-a-madığına göre sanırım MEB’in kafası karışık. MEB
düşünedursun, YÖK atağa geçti bile.
12/10/2017 günü YÖK Başkanı
basının karşısına çıkarak 2018 yılında uygulanacak olan yüksek öğretime geçiş
sisteminin yenisini açıkladı. Yeni sınav sisteminin adı tam telaffuz edilmese
de kamuoyu şimdiden YKS adını verdi bile. Artık mart ayında yapılan YGS ve
haziran ayında yapılan YGS sınavları tarih oldu. Sayın başkanın açıkladığına göre
yüksek öğretimde okumak isteyen gençlerimiz aynı günde iki ayrı oturuma girerek
ter dökecek. Sabah ki oturumda Türkçe ve Matematik yetenekleri, iki saat aranın
ardından Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya/Sosyal Bilimler/Matematik ve Fen
Bilimleri dersleri olmak üzere dört bölümden oluşacak. Soruların lise
müfredatından sorulacağını ve yeni sistemle öğrencilerin üzerindeki stresi
azaltmayı düşündüklerini açıkladı YÖK Başkanı. Bu yeni sistem ne getirir, ne
götürür? Şimdiden bir şey söylemek mümkün değil. İyi ve aksayan yönleri
uygulamada ortaya çıkar. Umarım başkanın dediği gibi bu sistem çocuklarımızın
yetenek ve kapasitelerini ölçen objektif bir sistem olur. Yine bu sistem
değişen sınav sistemlerinin sonuncusu olur. Bir daha yeni sistem ve sınav
sistemi ile karşı karşıya kalmayız.
Yeni sınav sistemi için
olumlu-olumsuz konuşmanın erken olduğunu düşünüyorum. Her yürürlüğe konan değişiklik
yeni bir heyecan demektir, hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bu arada kısa
bir zaman diliminde YÖK’ün yeni bir sınav türü ortaya koymasını da alkışlamak
lazım. Çünkü her türlü sınav türüne hazırlıklı olduklarını ortaya koymuş
oldular. Sınava hazırlanan öğrencilerin beklentilerine, kafalarındaki sorulara
cevap verebildiler. ÖSYM ve YÖK bu işi profesyonel yaptığını gösterdi. Aynı
hızı MEB’den de bekliyoruz. MEB, herkesi memnun edecek bir sistem ortaya koymayı
düşünmekten ziyade getireceği sistemin çocuklarımızı objektif kriterlere göre
liseye hazırlayacak olmalıdır. Önceki yıllara baktığımız zaman ÖSYM’nin yaptığı
sınavlar ile MEB’in yaptığı sınavlar arasında dağlar kadar farkın olduğu
hepimizin malumudur. Öyle bir sınav veya seçme kriteri ortaya konmalı ki çocuklarımız,
liseyi bitirince gerçekle yüz yüze kalacağına ortaokulu bitirir bitirmez gerçek durumlarını görmeliler ve velisiyle birlikte yeni bir yol haritası
belirlemelidir. Yeni sınav sisteminin (YKS) ayrıntılarını görünce hakkında bir
şeyler mutlaka söylenir ama dikkatimi çeken birkaç hususa değinmek istiyorum.
Sınav sistemimizde süre ayarlamasına özen göstermekte fayda var. Bir dakikada
bir soru çözme aceleciliğinden kaçınılmalıdır. Özellikle Türkçe ve Edebiyat
paragraf sorularını çözmek için gençlere makul süre verilmelidir. Sabah ki
oturumda sorulacak soru sayısı makul görünürken öğleden sonra 160 sorunun
sorulması öğrencileri yoracağa benziyor. 18 puan türünün 5’e indirilmesi de
olumlu görünen yönlerinden birisidir. İlk oturum ile ikinci oturum arasında
verilecek iki saatlik dinlenme süresi olumlu gibi görünse de evinden uzak bir
okulda sınava girecek öğrenci hangi ortamda ne şekilde dinlenir, bu da
düşündürücüdür. Bu kadar uzun süreden ziyade TEOG’daki gibi her sınavdan sonra
ara verilmesi düşünülebilirdi. YTS ve YKS sınavları için ön-lisans ve lisan
tercihinde 150 ve 180 puan barajının konması yerinde bir karar. Aynı barajın
ortaöğretimi örgün okumak için tercih edecek ortaokul öğrencileri için de
düşünmek gerekir. Yine sınavın yeniliklerinden biri de YTS sınavından alınan
200 ve üzeri puan iki yıl geçerli olacak. Bu, güzel bir yenilik gibi görünse de
her sene soruların kolay ve zorluğuna göre puanlarda düşme ve yükselme durumu
söz konusu olduğundan bu puan, bazı yıllar öğrencinin avantajına olabileceği
gibi bazı yıllarda da dezavantajına olabilir. Yine bu sisteme göre her sorunun
puan değeri birbirine eşit. Soru ve dersler arasındaki ayırım da bu şekilde
kaldırılmış ve her derse gereken önem verilmiş görünüyor.
Yeni sistem
uygulandıkça mutlaka aksayan yönleri ortaya çıkacaktır. Umarım YÖK ve ÖSYM,
aksayan yönleri görünce yeni bir sistem ortaya koymaktan ziyade sistemi işler
hale getirecek iyileştirmeler yaparak ortaya gördüğü sistem evladiyelik olur.
Her sınava hazırlanan da önünü görerek çalışır. Yine bu yeni sistemin
öğrencileri okullara bağlamasını, öğrenci ve veliyi etüt merkezlerine, özel
derse mecbur bırakmamasını temenni ediyorum. Ortaöğretime gidecek çocuklarımız
için konacak sistemin de YKS ile uyumlu olmasını ve birbirini tamamlamasını canı
gönülden arzu ediyorum. 12/10/2017
* 14/10/2017 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
* 14/10/2017 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder