Müslüman
için dua vazgeçilmezdir. Zira “Dua, müminin silahıdır. Bu yüzden duayı hiç
eksik etmeyiz. Dua ederiz etmesine de sıkıntımız, duanın kabul olmayışındadır. Ya
da duamızın kabul edilmediğine kendimizi inandırmamızdır. Aslında "Allah
kuluna üç şekilde cevap verir; 'Evet' der, istediğini verir; 'Hayır' der, daha
iyisini verir; 'Bekle' der ve en iyisini verir..." fakat biz çoğu
zaman bunun farkına varamayız.
Gerçekten
hiç düşündük mü dualarımız niçin kabul olmuyor? Veya ettiğimiz dualarda bir
sorun yok mu? Çoğu zaman emir verir gibi dua ediyoruz. Burada dua ediş
şeklimizden ziyade dualarımız kabul edilmiyorsa bunun sebebini yine kendimizde
aramamız gerektiğini düşünüyorum. Aslında iş, samimiyette bitiyor. Ne kadar
samimi isek o kadarını alıyoruz sanki. İşte size bir hikaye. Hikayeyi okuyunca
ne demek istediğim sanırım daha iyi anlaşılmış olur.
Küçük kasabanın
birinde, bir caminin tam karşısında arazisi olan adam, arazisi üzerine bir
genelev inşa etmeye başlamış. İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler,
ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal
olarak karşı çıkamamışlar.
Tüm cemaatin tek
yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için her gün beddua etmekten
öteye geçememiş. İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa
şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş.
Caminin cemaati bu
olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler, ancak genelev
sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direk veya indirek olarak bu hasardan
sorumlu oldukları iddiası ile camiye karşı tazminat davası açmış.
Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi
bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler, “Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği” iddiasını da kabul etmemişler.
Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkemeye günü geldiğinde hakim dosyayı
dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:
"Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum," demiş. “Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var. Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi, diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam ve cemaati...!"
Hikaye
sanırım bugünkü durumumuzu anlatıyor. Maalesef ettiğimiz duanın gücüne kendimiz
inanmıyoruz, fakat kabul olmasını bekliyoruz. Genelev sahibi ise duanın gücüne
inanıyor. Fazla söze ne hacet! 04/10/2017
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder