14 Haziran 2017 Çarşamba

FETÖ davaları Ergenekon ve Balyoz davaları gibi olursa hiç şaşırmayalım! ***

Türkiye'yi iç karışıklık girdabına sokmak isteyenlerin giriştiği 15 Temmuz kalkışmasını ülke olarak ucuz atlattık, verilmiş sadakamız varmış. Ülke bu darbe artıklarından kurtuldukça inşallah bizi iyi günler bekliyor diye düşünüyorum. Menfur darbeye millet olarak destan yazdık. Uçaklar, tanklar, silahlar vız geldi bize. İnşallah ülke olarak bir daha böyle ihanet şebekelerinin giriştiği nahoş durumlarla karşı karşıya kalmayız. 

Dıştan emir alan içimizdeki hainlerin kalkıştığı bu darbe teşebbüsünün seneyi devriyesine az bir zaman kaldı. Hazırlanan iddianamelerle mahkemelerimiz yargılamaya başladılar. Her ilde kurulan komisyonlar vasıtasıyla FETÖ denilen terör örgütüyle bağlantısı tespit edilenler kamudan ihraç edildi; halen de ihraçlar, tutuklamalar, tutuklanıp salıvermeler devam ediyor. Halihazırda ihraç edilenlerin sayısı yüz binleri buldu. Hala da açığa alma ve ihraçlar devam etmektedir. Nereye kadar, kime kadar uzanacağı belli değil. Kimi tutuklu, kimi ise ihraç edilmiş haliyle aramızda gezmektedir. İhraç edilenlerin ne kadarı suçlu ne kadarı masum belli değil ama kamuoyunda cereyan eden konuşmalara bakınca işini gücünü kaybeden mağdur kimselerin sayısının azımsanamayacak kadar çok olduğu anlaşılmaktadır. İşin garibi ihraç edilenlerin hepsi de okumuş insanlar. Bu ülkenin kaderi olsa gerek. Yüzyıl öncesinde Çanakkale'de bu ülkenin okumuş insanları vatanı korumak  uğruna şehadet şerbetini içti, bugün ise ülke okumuş insanların isyanıyla karşı karşıya. Yani okumuş insanları heba ettik. Biz onlara sahip çıkamadık. Biz sahip çıkamayınca başkaları onları bize karşı kullandı. Çünkü tabiat boşluk kabul etmez. Sen doldurmazsan bir başkası doldurur maalesef. 

FETÖ yargılamalarını ve ihraçları düşününce aklıma Ergenekon ve Balyoz benzeri yargılamalar geldi. O zaman bürokrasi, yargı, emniyet ve askeriyeye hakim olan adına cemaat denilen kişilerin başı çektiği yargılamalar bir müddet sonra suçlu-suçsuz herkese dokunmaya/had bildirmeye başlamıştı. Çoğuna yargılamalar sonucunda cezalar bile verilmişti. Fakat cezalar kesinleşmemiş, yargı süreci tamamlanmamıştı. Devlet cemaat eliyle bir kumpasın kurulduğunu anlayınca Ergenekon, Balyoz türü yargılamalardan ceza alanlar ve haklarında ceza verilmemiş tutukluların hepsi serbest bırakıldı. Suçlu-suçsuz dışarıya çıktı. Kimse ne olduğunu anlayamadı. Devlet mağdurlara tazminatlar ödedi, çoğunu görevine geri iade etti. Artık gündemimizde bu tür yargılamalar kalmadı.

Günümüzde FETÖ davalarında sanık durumunda olan kişilerin sayısı Ergenekon ve Balyoz davalarındaki sanıklardan kat kat daha fazladır. Üstelik yargılaması yapılanların ipe un serercesine adaleti yanılmak için aralarında anlaştığı gözlemlenmektedir. Diğer taraftan kamudan ihraç edilenlerin durumlarını görüşmek üzere kurulan OHAL Komisyonuna gelen dilekçelerin sayısı yine yüz binleri geçmiş durumdadır. Komisyonlar, mahkemeler bu işin içerisinden nasıl kalkacak? Beni bu düşündürüyor şimdi. Bugüne kadar mahkemelerimizin örgütlü suçlarda isabetli karar veremedikleri göz önüne alınırsa yargılama ve ihraçlarda Türkiye'yi iyi günler beklemiyor demektir. Türkiye, kendisine biçilen iç karışıklıktan kurtuldu kurtulmaya. Fakat yargılama ve ihraçlardan dolayı Türkiye'nin başı ağrıyacak kanaatini taşıyorum. Mahkemeler ve komisyonlar sağlam ve somut deliller ortaya koyamadan mahkum ettiklerinden veya ihraç ettiklerinden dolayı Türkiye yüklü tazminatlar ödemekle karşı karşıya kalabilir. Nasıl ki Ergenekon ve Balyoz davalarında suçlular var idiyse ve onların hepsi çıkabildilerse bugün FETÖ'den dolayı yargıladığımız ve ihraç ettiğimiz kişiler de aynı durumla karşı karşıya kalabilirler. Avrupa İnsan Haklar Mahkemesi, büyük bir iştahla iç hukukun tüketilmesini bekliyor.

Ergenekon ve Balyoz davalarının sonucuyla karşılaşmamamız için yargılamaların somut delillere dayalı olarak hızlı ve ciddi bir şekilde yapılması, gerçek suçluların ortaya çıkarılması ve hak ettikleri cezaya çarptırılmaları gerekmektedir. Kamudan ihraç edilenlerin durumunun ivedilikle kurulan komisyon tarafından incelenmesi ve mağdur olanların suçlular içerisinden ayıklanıp görevlerine iade edilmesi elzemdir. İhraçların içerisindeki masumları tez elden tespit etmekte fayda vardır. Zira bu kişiler suçsuz ise karar geciktikçe bunları kaybetmekle karşı karşıya kalabiliriz. Bu yüzden adaletin kestiği parmak acımayacak şekilde en doğru  kararların ivedilikle verilmesinde toplumsal barış için ihtiyaç vardır. Son günlerde olduğu gibi güçlü olanların, arkası olanların, dayısı olanların elini-kolunu sallayarak çıktığı bir yargılama toplum nezdinde kabul görmez. 

Temennim odur ki FETÖ davası, Ergenekon ve Balyoz davaları gibi olmaz. Bu işte görev alan sorumlu kişilerin ellerini vicdanlarına koyup yoğurdu üfleyerek yemelerinde fayda vardır. Ülkemizde adalet hakim olsun. Kamu vicdanında tereddüt kalmasın...13/06/2017

*** 15/06/2017 günü ladik.biz'de yayımlanmıştır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder