1 Temmuz 2017 Cumartesi

Ev hanımlığından ev erkekliğine doğru

Eskiden pek çok insanımız kızını okutmazdı. Kızını okutanların sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. Bundan dolayı da eleştirilirdi. Anadolu insanının kızını okutmamasında diğer saiklerle beraber başörtüsü de başlı başına bir sebepti. Birkaç yıldır böyle bir sorun olmadığına göre kız-erkek fark etmiyor artık.

Vatandaş bir kalktı, pir kalktı. Şimdi kızlarını okutuyor, kızlarımız da okuyor. Üstelik erkeklerden iyi okuyor ve başarılılar da. Nerede bir mezuniyet varsa ilk üçte genelde kız öğrenciler başı çekiyor. TEOG'da, YGS'de, LYS'de, KPSS'de kızlarımız hep önlerde.

Hırs, azim, gayret, çaba, yarış...adına ne derseniz hepsi onlarda. Çoğunun elinde ders dışı kitap var okumak için. Konferans salonlarını onlar dolduruyor. İyi lise ve toplumda geçer akçe olan iyi üniversitelerin güzel bölümlerinde onlar var.

Eskiden kamuda erkeklerin içinde çalışan birkaç bayan olurdu.  Şimdi baktığın zaman hemen hemen her sektörde bayanların ağırlığı var. Eskinin tam tersine döndü. Şimdi kamuda bayanların içerisinde erkekler azınlık durumuna düşmüş. Birçok meslek bayan mesleği haline dönmüş durumda.

Birkaç ay önce katıldığım bir konferansta kız öğrencilerin arasına sıkışmış az sayıda erkek öğrenci görünce hayretime gitmiş, "Nerede bu erkek öğrenciler" demiştim. Bugün bir vesileyle tıp fakültesinden mezun olanların mezuniyetine katıldım. Gördüğüm manzara kız çocukları adına sevindirici olmakla beraber erkekler çocukları adına üzüntü vericiydi. Çiçeği burnunda hekim olanların üçte ikisi bayandı. Erkekler burada da azınlıktalardı. Başarıda erkeklerin esamesi de okunmuyordu. Bölümünü başarıyla sırtlayan ilk üç öğrenci içerisinde erkek yoktu.

Nüfusun yarısını oluşturan erkekler nerede gerçekten? Bu hızla giderse kızlar kamunun tüm hizmet alanlarını dolduracak. Buralarda çalışan erkek olursa sanki erkek kontenjanından girmiş olacak. Yine bu hızla giderse erkeklerin çalışacağı yerler, kızların tercih etmediği yerler olacak görünüyor.

Kızların okumasını, okudukları yerlerde başarılı olmalarını kıskanıyor değilim. Hatta onların bu başarma azmine gıpta etmiyor değilim. Benim serzenişim erkeklere. Kızlar çok zeki oldukları için başarılı olmuş değillerdir. Onlar düzenli, tertipli, hırslı ve  bilinçli çalıştıkları için erkeklere göre başarılılar. Çünkü hiçbir başarı tesadüf değildir. Erkekler hiçbir hedefi olmadan sosyal medyada gezmeye, dijital ortamda oyun oynamaya, kız arkadaş edineceğim diye kızların peşinde koşmaya devam ettikçe iyi okulda okuyamayacakları gibi iyi yerlerde görev alamayacaklar bu gidişle.

Kadınlar kamu ve özel sektörde çalışırken erkekleri daha zor ve ağır işlerde çalışma veya ev erkeği olma görevi bekliyor. Nasıl ki ev işlerini yapan yapanlara ev hanımı dendiği gibi ev işlerini yapmak zorunda kalan erkeklere de “Ne iş yapıyorsun” dendiği zaman “Ev erkeğim” cevabı alırsak şaşırmayalım.
Burada anne ve babalara da bir çift sözüm olacak. Erkek çocuğu diye yüzlemeyin çocuklarınızı. Onları aşırı korumacılıktan kaçının. Bir evin bir oğlu misali her istediğini almayın, yaşlarına göre sorumluluk verin çocuklarınıza. Yoksa okumayan kız çocuğunun evde ailesinin yanında oturduğu gibi çocuğunuz yanında oturmaya devam eder, haberiniz olsun. Bu millet kızın evde oturmasına alışkındır, ama erkeğin evde annesinin yanında oturmasına hiç alışkın değildir.

Bitirmeden bir çift söz de erkek çocuklarına söyleyelim. Neyinize güveniyorsunuz? Hepinizin babası fabrikatör mü? Sizin kızlardan zeka bakımından ne eksiğiniz var? Gelin aklınızı başınıza alın. Bu gidişiniz karnınızı doyurmaz. Hayatınız boyunca pişmanlık duyacağınız kaçamak okuma işinden vazgeçin; gecenizi, gündüzünüze katın, bilinçli bir şekilde çalışın. Böyle giderseniz evliliğiniz bile riske girer. Çünkü erkekler kendi statüsü altındakilerle evlenir de bayanlar kendi statüsü altındakilerle evlenmezler. Bırakın gezmeyi, dolaşmayı; oyun oynaşı. İleride işsiz güçsüz kaldırım mühendisi olmak istemiyorsanız derslerinize odaklanın. 01/07/2017




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder