Eskiden pek çok insanımız kızını okutmazdı. Kızını
okutanların sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. Bundan dolayı da
eleştirilirdi. Anadolu insanının kızını okutmamasında diğer saiklerle beraber
başörtüsü de başlı başına bir sebepti. Birkaç yıldır böyle bir sorun olmadığına
göre kız-erkek fark etmiyor artık.
Vatandaş
bir kalktı, pir kalktı. Şimdi kızlarını okutuyor, kızlarımız da okuyor. Üstelik
erkeklerden iyi okuyor ve başarılılar da. Nerede bir mezuniyet varsa ilk üçte
genelde kız öğrenciler başı çekiyor. TEOG'da, YGS'de, LYS'de, KPSS'de
kızlarımız hep önlerde.
Hırs,
azim, gayret, çaba, yarış...adına ne derseniz hepsi onlarda. Çoğunun elinde
ders dışı kitap var okumak için. Konferans salonlarını onlar dolduruyor. İyi
lise ve toplumda geçer akçe olan iyi üniversitelerin güzel bölümlerinde onlar
var.
Eskiden
kamuda erkeklerin içinde çalışan birkaç bayan olurdu. Şimdi baktığın
zaman hemen hemen her sektörde bayanların ağırlığı var. Eskinin tam tersine
döndü. Şimdi kamuda bayanların içerisinde erkekler azınlık durumuna düşmüş.
Birçok meslek bayan mesleği haline dönmüş durumda.
Birkaç
ay önce katıldığım bir konferansta kız öğrencilerin arasına sıkışmış az sayıda
erkek öğrenci görünce hayretime gitmiş, "Nerede bu erkek öğrenciler"
demiştim. Bugün bir vesileyle tıp fakültesinden mezun olanların mezuniyetine
katıldım. Gördüğüm manzara kız çocukları adına sevindirici olmakla beraber
erkekler çocukları adına üzüntü vericiydi. Çiçeği burnunda hekim olanların üçte
ikisi bayandı. Erkekler burada da azınlıktalardı. Başarıda erkeklerin esamesi
de okunmuyordu. Bölümünü başarıyla sırtlayan ilk üç öğrenci içerisinde erkek
yoktu.
Nüfusun
yarısını oluşturan erkekler nerede gerçekten? Bu hızla giderse kızlar kamunun
tüm hizmet alanlarını dolduracak. Buralarda çalışan erkek olursa sanki erkek
kontenjanından girmiş olacak. Yine bu hızla giderse erkeklerin çalışacağı
yerler, kızların tercih etmediği yerler olacak görünüyor.
Kızların
okumasını, okudukları yerlerde başarılı olmalarını kıskanıyor değilim. Hatta
onların bu başarma azmine gıpta etmiyor değilim. Benim serzenişim erkeklere.
Kızlar çok zeki oldukları için başarılı olmuş değillerdir. Onlar düzenli,
tertipli, hırslı ve bilinçli çalıştıkları
için erkeklere göre başarılılar. Çünkü hiçbir başarı tesadüf değildir. Erkekler
hiçbir hedefi olmadan sosyal medyada gezmeye, dijital ortamda oyun oynamaya,
kız arkadaş edineceğim diye kızların peşinde koşmaya devam ettikçe iyi okulda
okuyamayacakları gibi iyi yerlerde görev alamayacaklar bu gidişle.
Kadınlar
kamu ve özel sektörde çalışırken erkekleri daha zor ve ağır işlerde çalışma
veya ev erkeği olma görevi bekliyor. Nasıl ki ev işlerini yapan yapanlara ev
hanımı dendiği gibi ev işlerini yapmak zorunda kalan erkeklere de “Ne iş
yapıyorsun” dendiği zaman “Ev erkeğim” cevabı alırsak şaşırmayalım.
Burada
anne ve babalara da bir çift sözüm olacak. Erkek çocuğu diye yüzlemeyin
çocuklarınızı. Onları aşırı korumacılıktan kaçının. Bir evin bir oğlu misali
her istediğini almayın, yaşlarına göre sorumluluk verin çocuklarınıza. Yoksa
okumayan kız çocuğunun evde ailesinin yanında oturduğu gibi çocuğunuz yanında
oturmaya devam eder, haberiniz olsun. Bu millet kızın evde oturmasına
alışkındır, ama erkeğin evde annesinin yanında oturmasına hiç alışkın değildir.
Bitirmeden bir çift söz de erkek çocuklarına söyleyelim.
Neyinize güveniyorsunuz? Hepinizin babası fabrikatör mü? Sizin kızlardan zeka
bakımından ne eksiğiniz var? Gelin aklınızı başınıza alın. Bu gidişiniz
karnınızı doyurmaz. Hayatınız boyunca pişmanlık duyacağınız kaçamak okuma
işinden vazgeçin; gecenizi, gündüzünüze katın, bilinçli bir şekilde çalışın.
Böyle giderseniz evliliğiniz bile riske girer. Çünkü erkekler kendi statüsü
altındakilerle evlenir de bayanlar kendi statüsü altındakilerle evlenmezler.
Bırakın gezmeyi, dolaşmayı; oyun oynaşı. İleride işsiz güçsüz kaldırım
mühendisi olmak istemiyorsanız derslerinize odaklanın. 01/07/2017
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder