15 Mayıs 2017 Pazartesi

Camilere neşter vurulmalı

Bir akşam yatsı namazına gittim. Baktım hocamız Berat gecesinin önemi üzerine konuşma yapıyor. Son beş dakikasına kulak misafiri oldum. "Allah'ın bu gece Peygamber Efendimize tam şefaat yetkisi verdiğini" söyledi. Ardından Allah'ın affetmeyeceği büyük günahları sıraladı: "Allah zinayı affetmez. Bir defa bu işi yapanlar bu dünyada iken ölümle cezalandırılır. Bugün uygulanmıyor başka. Hatta suç bile değil... Diğeri rüşvet... Eskiden kurumlara gidince 'Rüşvet alan da veren de lanetlenmiştir' yazardı. Şimdilerde göremiyoruz... Bir diğeri ise şirk." Konuşmasını toparlarken işi tekrar beratın anlamına getirdi. "Bu gece kıblemiz Mescidi Aksa iken Mescidi Harama döndürüldü. Bu gece bir yıl boyunca meydana gelecek olayların kararı verilir" dedi. Konuşmasına son verdi, namaza geçtik.

Namaz çıkışı yolda gelirken: "Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur." Ayet(Nisa 48) meali geldi aklıma. Burada Allah şirkin dışında diğer suçları affedebileceğini buyuruyordu. İşin garibi affetmeyeceği şirk üzerinde hiç durmazken diğer günahlar üzerine birer ikişer cümle açıklamada bulundu.

2014 yılında yine bir Cuma vaazında hocamız: “Çalışmak ibadet değildir, ibadet olsaydı kafirler sizden daha çok çalışıyor, sabahleyin işe amir korkusu ve ekmek parası için gidiyorsun, bu ibadet değildir. İbadet, 5 vakit namazdır.” Şeklinde bir konuşma yapınca o zaman da aklıma “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” ayeti aklıma geldi. Sonra insanın çoluk ve çocuğunun iaşesini karşılaması için çaba sarf etmesi yine dinimiz nezdinde ibadet olarak değerlendirilir. Allah’ın rızasını ve onu hoşnut edecek her türlü davranış ibadet kapsamı içerisine girmektedir. İbadeti sadece namaz kılmak şeklinde daraltmamak lazım, dedim.

Cuma, bayram veya herhangi bir günde yapılan vaazı nasihatler genellikle irticalen yapılır. Çoğu zaman kitabi olmayan bilgilere girilir bu esnada. Eğer konuşan kimse o konuda yeterli donanıma sahip değilse zaman zaman dinin özüne ters gelen bakış açıları da ortaya çıkabiliyor. Tabii, söz bir defa ağızdan çıkmış oluyor.
***
Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelere el attı. Hutbelerin içeriği dolduruldu. Hutbeleri dinlerken gerçek dini dinliyorum hissi uyanıyor bende. Uyuklamaya çalışmıyor, daha dikkatli kulak kabartıyorum. Diyanet, hutbelerde gösterdiği bu duyarlılığı vaazlara da getirmelidir. Vaazlara çeki düzen vermek hutbe gibi olmaz, bunu biliyorum. Ne kadar zor olursa olsun Diyanet bir yerden başlayıp vaazları masaya yatırmalıdır. Önüne gelen vaaz verme yoluna gitmemelidir. Çünkü vaazlara dinin özünde olmayan kültürümüze girmiş bidat ve hurafeler daha kolay girmektedir. Camilerde vaazı nasihatte bulunacak kişilerin hazırlayacağı konu için faydalanabileceği  ortak kitapları olmalıdır. Diyanet için böyle bir kitabı yazdırmak, çıkarmak ve görevlilerine dağıtmak zor olmasa gerek. Ya da Diyanet camilerde konuşma yapacak kişilerin faydalanabileceği kaynak eserleri belirlemelidir. Görevliler bu kaynakların dışına çıkmamalıdır. Biliyorsunuz dini alanda yazılan eserlerin haddi hesabı yoktur. Görevli eline geçirdiği kaynaktan faydalanma yoluna gitmemelidir. Tartışmalı konulara girmemelidir. Bu konuda diyanetin görüş açıklamasını beklemelidir. Birçok görevli her konuda görüş bildirme yoluna gitmektedir. Görüş bildirmek için benim bildiğim yeterli birikim sahibi olmak gerekir. Sadece imam-hatip, müezzin olmak yeterli olmaz.

Din alanı netameli bir alandır. Bizim yumuşak karnımızdır. İki tarafı keskin bir bıçak gibidir. Dozajı yerli yerinde vermemek kişiyi hasta eder. İnsanlara doğru dini ehli tarafından verdirmek  lazımdır. Bu yüzden Diyanet gerekli tedbiri almalıdır. Bir yerde vaaz edecek ehil kimse yoksa gerekirse orada vaaza yer verilmemelidir. Görevini yapmakta olan ama yeterli birikime sahip olmayan kişiler gerekirse kızağa çekilmelidir. Eğer böyle yapılmazsa aktarılan yanlış dini bilgiyi yıllar geçse de telafi etmek mümkün olamaz. 15/05/2017




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder