14 Şubat 2017 Salı

Yurtdışında* FETÖ ne durumda?

1960-1970'lerde tohumu atılan, 2000'li yıllarda atağa geçen FETÖ, 17-25 Aralık denemesinden sonra 15 Temmuz'da gerçek yüzünü gösterdi. Bu ülkenin mahremine saldırdı ve bir daha bu topraklarda neşvünema bulamayacak şekilde cinnet geçirerek intihar etti. Ne geçmişiyle övünebilecek ne de bu ülkeye girebilecek. Çünkü bu ülke hainlere geçit vermeyecek. Hâlâ ihanet özlemi içerisinde yaşayan kalıntıları varsa içlerinde gizledikleri kin, ve intikam ateşiyle birlikte yok olup gidecekler. Tıpkı Ebu Leheb'in kahrından çatlayıp öldüğü gibi.

Türkiye'de yok olmaya yok olacaklar da dünyanın her bir ülkesine dal-budak salmış bu sinsi yapı nasıl temizlenecek? Birçok ülke eğitimini bunlara teslim etmiş. Eğitim yoluyla her ülkede adanmış insan yetiştirerek ülkelerin bürokrasi ve siyasetinde söz sahibi olmuşlar, kadrolaşmışlar. Bu yapı ile mücadele edecek devlet FETÖ ile değil, CIA ile mücadele etmeyi göze almalıdır. Kaç ülke böyle bir riski göze alır? Kaç ülke CIA ile başa çıkabilir?

Geçen gün yurtdışında* görev yapan bir dostumla karşılaştım. Hal ve hatırdan sonra bulunduğu yerde hayatın nasıl gittiğini, alışıp alışamadığını sordum: " Alışmaya alıştım. Fakat 6 ay oldu gideli, hukuki süreç lehimize sonuçlanmasına rağmen hâlâ okulları teslim alamadık. Gittik gideli uğraşıyoruz, bir sonuç elde edemedik. 28 okulunda 11 bin öğrencisi var. Oranın en gözde okulları. Yıllardır bürokratın, zenginin ve siyasilerin çocuklarını yetiştirerek devletin her kademesine yerleştirmişler. Çok güçlüler. Para basıyorlar bu okullarda. Bavullarla para kaçırıyorlar. Okullar tepeden tırnağa o ülkenin FETÖ'cülerin elinde. Bizim buradan gitme bir kaç kişi var perde gerisinde işleri dizayn eden. Halk bizimle beraber, hükümet seçim öncesi oy kaybederim diyerek risk almıyor. Hükümetin inisiyatif alamamasında bazı konularda yumuşak karnı da var. Hukuken bize geçmiş olmasına rağmen okulları teslim etmiyor. Türkiye'yi de karşılarına almak istemiyor. Fakat CIA tamamen işin içinde. Gittik gideli dinleniyoruz ve her adımımız takip ediliyor...." dedi ayak üstü muhabbetimizin arasında.

Anladığım kadarıyla yapı bizdekinden farklı değil. Türkiye’nin, her devletin içerisinde çöreklenmiş bu derin yapı ile mücadele etmesi gerekecek, belki de çoğu devlet ile karşı karşıya gelecek. Yapı, her devletin derin devleti olmuş. Ülkelerin seçilmiş hükümetleri altlarını oyan, CIA'ya çalışan, arkasında ABD istihbaratı olan bu ajanlarla nasıl başa çıkabilecek? Bunu da zaman gösterecek. Bu yapının kök saldığı ülkelerin ve Türkiye'nin işi zor gerçekten.

Her geçen yıl gücüne güç katan devletimiz diplomaside daha sağlam adımlar atmalı, ikna olmayan ülkeler varsa belge ve delillerle birlikte diplomatik bir dil kullanarak ikna yoluna gitmelidir. Sağlam delillerle hukuki süreç başlatmalıdır. Teslim alınan okullar aynı şekilde kaliteyi yakalamalı, bulunduğu ülkelerin tercih edilen gözde okulları olmalıdır. Allah devletimize ve bu uğurda çaba sarf eden samimi insanların yardımcısı olsun. 14.02.2017

* Orada çalışan kardeşimizin başına herhangi bir şey gelmemesi için ülke adı verilmemiştir. Ülke ismi bende mahfuz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder