23 Ocak 2017 Pazartesi

Fakir ülkemin rahatına düşkün zengin insanları ***

Devlet çok zengin değil ama millet çok zengin onu biliyorum. Bu yargıya nereden vardım diye merak edebilirsiniz. Trafiğin yoğun işlediği bir caddeye çıkın. Hareket halindeki araçlara bir bakın. İçinde kaç kişi var, kaç kişi yolculuk yapıyor? Bir göz atın.

Araçların % 90'ında tek kişinin işe gittiğini, işten geldiğini görürsünüz. İhtiyaç mı değil mi denmeden genelde her evin önünde bir araç var. Hatta bazı evlere ait birden fazla araç olduğunu da görebilirsiniz. Gayri safi milli hasıla bakımından bir çok Avrupa ülkesinden daha düşük bir gelire sahip olmamıza rağmen ekseriyetimizin toplu taşıma araçlarından ziyade bireysel araçları tercih etmesinin nasıl izahını yapabiliriz? Aracıyla tek başına yolculuk yapanların aynı zamanda trafikte seyir halinde iken diğer taraftan da cep telefonu ile görüşme yapmaya çalışması sanırım işlerinin çok acil olduğu, zamanla yarıştıkları görüntüsünü vermektedir. Hem tek başına yolculuk yapan hem de seyir halindeyken trafiği riske atarcasına telefonla görüşme yapanların çoğunun zamanla yarıştıkları falan yok. Toplu taşımayla yolculuk yapmayı kendimize yediremiyoruz, durakta beklemeye tahammül edemiyoruz. Rahatımıza düşkünlüktür bunun adı. Bu rahatımıza düşkünlük hem trafiği kalabalıklaştırıyor, çoğu zaman trafik kilitleniyor; otoparklar, yol kenarları araçla dolu. Aynı zamanda hava kirliliğine de sebebiyet veriyor. Haydi hepsinden geçtim. Kazandığımızın belirli bir miktarını maalesef ulaşım giderlerine gitmektedir. Aynı güzergahtan hem toplu taşıma araçları hem de biz işe gidiyoruz. Gerçekten normal bir durum mu bu? Bu kadar para harcamak doğru mu?

Kendi başına işine gidip gelenlerin yarısının maddi sıkıntı içerisinde olmasına rağmen toplu taşıma yerine hala kendi aracıyla gitmeleri garibime gidiyor. Bir çoğunun yakıt alma sıkıntısı var. Allah göstermesin büyük bir ekonomik kriz olursa, kazandığımızdan daha az kazanmaya başlarsak halimiz nice olur?

Toplu ulaşım araçları kullanılırsa belki biraz zaman kaybımız olabilir ama inanın, hem ulaşıma giden paranın maliyeti düşecek, hem yollar rahatlayacak, hem işimize zamanında gelip zamanında gitme planları yapacağız. Arabamıza güvenerek son anda evden hızla çıkmayacağız. Daha planlı bir hayatımız olacak, hava kirliliğe de zemin hazırlamamış olacağız. Cari açığın düşmesine katkımız olacaktır. Çünkü petrol ürünleri bakımından hep dışa bağımlıyız, sürekli dışarıdan yakıt almak zorundayız, ithalat ve ihracat dengesinde gözle görülür bir iyileşme olacaktır.

Ülkemi çok seviyorum diyenler! Haydin bu ülkeye sevginizi biraz gösterin. Zaten şu anda bir seferberlik halindeyiz. Rahatınızdan biraz ödün verin, toplu ulaşıma yönelin. Olur olmaz yere özel aracınızı kullanmayın. 22/01/2017

*** 24.01.2017 günü ladik.biz'de yayımlanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder