19 Ocak 2017 Perşembe

Aramızdaki tartışmalı dini konuları çözmenin yolu **

Günümüzde yapılan TV programlarının ve güncel muhabbetlerin ortak konusu, din alanına giren tartışmalı konulardır. Yetkili, yetkisiz herkes konuşur. Konuşa konuşa, tartışa tartışa konuşacak takadımız kalmaz. Yine de hiçbir mesele vuzuha kavuşamadığı gibi beraberinde yeni tartışma konuları ortaya çıkarırız. Kan gövdeyi  götürse de bizim gündemimiz tam hız devam eder.

Muhabbetine başlayıp çoğu zaman hararetli tartışarak, bağırıp çağırarak terk ettiğimiz bu meseleler bir gün çözüme kavuşursa ne yapacağız, bizim için hayat nasıl devam eder bilemem. Herhalde hayat çekilmez olur. Çünkü dinin muhabbetini seviyoruz, kutuplaşma ise zaten bizim işimiz. En nefret ettiğimiz şey ise birlik ve beraberlik.

Bir ve beraber olmaktan nefret etsek de dini konularda aramızdaki tartışmalı konuları çözmek için ne yapılmalıdır? Bunun üzerine kafa yormaya çalışacağım. İşin ehli olmayanlar konuşmasın, sadece ehli konuşsun, bu meseleler çözülür diyeceğim ama. Bu da çok iddialı bir cümle olur. Zira bizde uzmanları da bir araya gelip anlaşamazlar. O zaman ne yapalım? En iyisi uzmanlardan oluşan komisyon veya kurullar kuralım, tartışmalı konuları kendi aralarında enine boyuna irdeleyip kamuoyuna bir rapor şeklinde açıklasınlar. Aralarından seçtikleri sözcüleri de basın, medya, TV aracılığıyla halkı bilgilendirsin. Uzmanlar kimlerden oluşsun denebilir? Bugün Türkiye'de İlahiyat Fakülteleri var. Sayıları sanırım 100'e yaklaşmıştır. Çoğunluğu İlahiyat Fakültesi hocalarından olmak üzere bir üst kurul oluşturulur. Bu kurulun altında fıkıh, tefsir, kelam, felsefe, sosyoloji, tasavvuf vb komisyonlar kurulur. Yine bu komisyon üyeleri de çoğunluğu İlahiyat Fakültelerinden seçilir. Kurul, Türkiye ve İslam dünyasındaki tartışmalı konuları belirler. Kurulun altında kurulan fıkıh, kelam, felsefe, sosyoloji, tefsir vb komisyonlarına konuları havale eder. Komisyon konuyu enine boyuna inceler, geçmiş görüşleri gözden geçirir ve görüşünü açıklar.

Kurul ve komisyonlar, mevcut problemleri çözüme kavuşturmakla beraber, çıkması muhtemel yeni konular üzerinde de çalışır. İcma ile karar alamazlarsa da çoğunluğun görüşü olarak görüş serdedebilirler. Kurul ve komisyonlar aylık rutin, acil durumlarda ise hemen toplanabilmelidir. Çözüme kavuşmayan meseleler diğer ay görüşülecek şekilde ötelenebilir. Ortak kanaat ortaya çıkmazsa bu konuda birden fazla farklı görüş olduğu ifade edilir. Görüşler açıklanır.

Başta tartışmalı konular olmak üzere her konuda daha önce verilmiş fetva, bildirilmiş görüş var. Bunlar kitaplarda yazılı şeklinde bir eleştiri dile getirilebilir. Böyle bir eleştiriye ben, "Zamanın değişmesiyle hükümler değişir" Mecelle kaidesini hatırlatmak isterim. Benim anlatmak istediğim yaşayan hukuk olsun. Nasıl ki bugün mer'i olan hukukta adam öldürmenin cezası kanunla belli iken hakim her zanlıyı yeniden yargılıyor. Senin ne kadar yatacağın kanunla belli demiyor. Sanığın suçu işlerken iyi hali, suçta tahrik unsuru vb göz önünde bulundurup yeniden karar veriyorsa kurulacak komisyonlar da geçmişten bağını kesmeden Kur'an, sünnet çerçevesinde kararı güncelleyebilmelidir. Kararı güncellerken de görüşlerinde ortak akıl hakim olmalıdır. Bilmem anlatabildim mi? 19/01/2017

20/01/2017 tarihinde kahta söz gazetesinde yayımlanmıştır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder