3 Ekim 2016 Pazartesi

Suçluyla mücadelede titiz olunmalı

2008 yılında bir lisede görev yaparken lise 3.sınıf bir kız öğrenci: "Cüzdanım çalındı, içinde de param vardı" diye odama geldi. Cüzdanın evde kalmış olmasın, istersen aileni bir ara, dedim. "Anneme sordum, evde değil, sınıfta çalındı" dedi. Yolda düşürmüş olmayasın, ya da bir başka yerde unutmuş olabilirsin" dedim.  "Çantamın içine koyardım hep. Sınıfımdan biri çaldı" dedi. Şüphelendiğin biri var mı dedim. "Evet, sıra arkadaşım" dedi. Aldığını gördün mü? Ya o değilse... Bir daha o arkadaşının yüzüne bakabilecek misin? Haydi belli etmemek için tüm sınıftakilerin cep ve çantalarını yokladıktan sonra para kimseden çıkmazsa o sınıfta okuyabilecek misin dedim. "Okuyamam" dedi.

Kızım ben yanıma bir kaç öğretmen alır, sınıfı tümden yoklar, şüphelendiğin arkadaşı biraz daha titiz inceleriz. Mağdursun ama bir yanlışlık yapmayalım. Dün akşam neredeydin, belki orada kalmış olabilir cüzdanın dedim. "Dershanedeydim" dedi. Bir şey kaybetmeyiz, dershane müdürünü bir arayayım dedim. Sınıfını ve oturduğu yeri söyledim dershane müdürüne. Müdür az sonra "Hocam cüzdan burada, sıranın altındaymış" diye geriye döndü.

Öğrenci, cüzdan ve parasının bulunmasına sevindi. Ben ondan daha fazla sevindim. Sınıfı ve özellikle bir öğrenci hırsızlık töhmeti altında kalacaktı. "Siz beni hırsız tuttunuz, ben size kırgınım" diyecekti. Belki de incinip küsecekti. Şükür ki, kimse zan altında kalmadan, kimseyi suçlamadan mesele çözülmüştü. Bir konuda masum olduğunuz halde eğer üzerinize bir suç isnat edilmişse bu durum daha iyi anlaşılır sanırım.
***
2009 yılında yine lisede görev yaparken bir kaç kız arkadaşıyla beraber bir kız öğrenci geldi yanıma "Param çalındı" diye. Kaç para alınan dedim. "50 TL" dedi. Ne işi var o kadar paranın çantanda, cebin yok mu, niye oraya koymadın, madem cebin yoktu, bana getirseydin emanet olarak dedim, gittiler. Bu kız öğrenci yine bir kaç defa geldi param gitti diye. Anlaşılan sen laftan-sözden anlamayacaksın, baban hem marketçi, hem de servisçi. O kazansın, sen burada çaldır dedim. Diyorum ama ne yapacağımı da bilmiyorum. Parayı alan sınıfından biri. Ama kim? Masumlara suç isnat etmeden bu işi nasıl çözecektim. Ara ara odama bir öğrenci gelip "Hocam bizim sınıfta yine para çalındı, okulun kameralarını açıp bir bakalım, başka sınıftan biri olmalı" dedi. Olmaz öyle şey, sınıfınıza giren her yabancıya hırsız muamelesi mi yapacağız, üstelik parayı alan sizin sınıftan biri dedim.

Bir gün kızımızı çağırdım, cebimden elli lira verdim. Sayı numaralarını aldım. Kızım çantana koy, koyarken de sınıfından başkalarının görebileceği şekilde göster, bir de böyle deneyelim dedim. Para iki gün kızın çantasında kaldı, el süren olmadı. Bizim problemi çözme yöntemimiz iş yaramadı. Çünkü hırsız sınıftan biri. Bizden önde gidiyordu hep. Odama gelip kameralara bakalım diyen öğrenciden şüpheleniyorum ama sensin oğlum da diyemiyordum.Çünkü suç üstü yakalanmadı, falso da vermedi. Bir gün o sınıfa derse girdim. Baktım arka tarafta küçük boylu, zayıf cılız bir öğrenciyi bizim kameraları inceleyelim diyen iri cüsseli öğrenci sıkıştırıyordu: Hırsız sensin, sen alıyorsun bu parayı diye. "Yavrum! Nereden biliyorsun, gördün mü arkadaşının aldığı parayı. Benim için bu sınıftaki herkes şüpheli durumunda, belki de çalan sensin, kimseye iftira atma dedim.

Bir öğrencinin okula getirdiği harçlıktan daha fazla bir parayı her gün okula getiren kızımız, ne günlük parasını getirdi bize emanet etti, ne de çantasına koymaktan vazgeçti. Bir-iki defa daha çalındı parası.

Son çare olarak devamsızlığı fazla, dersleri zayıf, okulun arkasında sigara içerken yakalanan, İstiklal Marşına katılmayıp okulun dışında oyalanan ve hırsızı yakalamak için kameraları incelemeyi teklif eden ve sınıfından bir başka öğrenciyi hırsız tutan öğrencinin ailesini okula davet ettim. Aileye çocuğunuzu bu okuldan almanızda fayda var. Çünkü çocuğunuz bu okula uyum sağlayamadı, böyle giderse sınıf tekrarına kalma durumu da söz konusu. Çocuğunuz bu okulu kaldıramıyor, hatta bazı zamanlar okula gelmeyip kahvehanede babası yaşındaki kişilerle oyun da oynuyor, üstelik size az önce günlük ne kadar harçlık verdiğinizi sordum. Çocuğunuzu araştırdım, sizin verdiğiniz paradan daha fazla bir para harcıyor günlük. Bu parayı nereden buluyor acaba? Birilerinden borç mu alıyor, cebinizden habersiz para da alıyor olabilir mi dedim. "Yapmaz bizim çocuğumuz, cebimizden para almaz" dediler. Pekiyi bu paranın suyu nereden o zaman dedim. Sessiz kaldı aile.

Aile çocuklarını okuldan alıp almama da tereddüt halinde idiler. En sonunda çocuğunuzu şu ana kadar kazanmaya çalıştım, bazı  hareketlerinden dolayı disipline de sevk etmedim. Tüm bunlardan geçtim, o sınıfta bir hırsız var, kimseyi suçlamıyorum ama hal ve hareketlerinden ben çocuğunuzdan şüpheleniyorum, ama görmediğim için bu yaptı diyemiyorum. Fakat yarın parayı alanın sizin çocuğunuz olduğu ortaya çıkarsa o zaman hem hırsız damgası yiyecek, hem de örgün eğitimin dışına çıkarılma durumu söz konusu olabilir, çocuğunuzu alın, ya da almayın, ama çocuğunuzdan şüphelendiğimi asla çocuğunuz bilmesin dedim. Sonunda aile ikna oldu, çocuklarını okuldan nakil alıp bir genel liseye götürdüler.

Sonuç? Sorun çözüldü mü? Hele şükür çözüldü, öğrencimiz nakil gitti, bir daha o sınıfta hırsızlık vakası olmadı.  Kimse kimseye hırsız gözüyle bakmadı. Sınıf huzur buldu, tabii bende...

İnsanın olduğu yerde problem olur. Önemli olan suçluyu/suçluları bulacağım derken masumları üzmeden, incitmeden problemi çözmektir. Bu konuda yoğurdu üfleyerek yemektir. At izi ile it izini karıştırmamak için soğukkanlı olmak gerekir, şüphelenilen kişi ya da kişileri, haberleri olmadan teknik takibe almalı, koğuşturmalı, iyi incelemeli. Şiddetli şüphe ortaya çıkarsa inceleme ve soruşturma başlatılarak incelemesi yapılmalı. Zan, şüphe, duyum ile hareket edilmemeli. İnsanlara iftira atılabileceği hesaba katılmalı.

Titiz çalışmaya rağmen masum insanların mağdur olduğu ortaya çıkarsa kişiden kamuoyu önünde özür dilenmeli, iadei itibarı yapılmalı. Yoksa atılan çamurun izi kalır... Mağdur eden sorumlunun bu işi kasıtlı yaptığı ortaya çıkarsa  cezayı müeyyide ile yüz yüze gelmeli. Açığa almadan incelenmesi yapılmalı, tedbir amaçlı açığa alınırsa da  hakkındaki inceleme tez zamanda sona erdirilmelidir.

"Bir yerde 9 suçlu bir masum var ise suçlular yüzünden masum da heba edilmemeli," suçlularla mücadele ediyoruz diye masum insanın ocağı söndürülmemeli, incitilmemeli,  suçluyla mücadele tere yağından kıl çeker gibi olmalı. Masumu üzerek hayatı boyunca altından kalkamayacağı ve unutamayacağı bir töhmet ile karşı karşıya getirecek ortamlardan ve isnatlardan kaçınılmalıdır. Birilerine bıyık altından gülme imkanı verilmemelidir. Suçluyla mücadele sulandırılmamalıdır. Suçluyla mücadele etme doğru hakkımızı sap- samanı birbirine karıştırarak haksız duruma düşürmeyelim.  03/10/2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder