Din
konusunda gizemli dünya insanımızın çok hoşuna gider, hep bu konularda
konuşulsun ister. Din bezirganları da bu alanı iyi değerlendirip hep
kendilerine pay çıkartabiliyorlar. Her şeyden önce insanımızın bu konulardaki
merakını giderecek bir çalışma içine girilmelidir. Yapılacak çalışmalar
istismarcıların bir daha kullanamayacağı netlikte olmalıdır. Bunun için:
1.Dinin
ve konularının bir takım kesimler tarafından istismar edilmemesi için öncelikli
olarak tartışmalı konular belirlenmeli, hatta vuzuha kavuşturulması gereken
konular halka sorulmalı. (Mehdi, Mesih, İsa, cin, müceddit, gaybın bilinmesi..
vb )
2.
Belirlenen konular Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde kurulacak, sahasında
uzman kişiler tarafından enine boyuna mütalaa ve müzakere edildikten sonra
kamuoyunun bilgisine sunulmalıdır. (Uzman heyet konuları incelerken Kur'an,
sünnet ve sahih hadisi esas almalıdır.)
3.
Din eğitim ve öğretimi devlet okullarında verilmelidir.
4.
Din eğitim ve öğretimi devlet gözetiminde olmayan cemaatler tarafından
verilmesinin önüne geçilmelidir.
5.
Ağırlıklı olarak İslam ve imanın şartlarından ibaret olan ortaokul ve lise
müfredatı yeniden gözden geçirilmeli, tartışmalı olan tüm konuların müfredata
girmesi sağlanmalıdır. Tartışmalı konular konusunda komisyonun verdiği görüşün
dışında bir başka görüşe yer verilmemelidir.
6.
Din Kültürü müfredatının ders materyalini yazacak kişilerin; halkın nabzını
tutan, halkın ve öğrencilerin seviyesine inebilen uzmanlardan oluşmalıdır.
7.
Cemaatlerin gelir-gider ve bağışları sıkı bir denetime tabi tutulmalıdır.
Ticari faaliyetleri varsa izlenmelidir.
8.Din
alanında yazılan eserlerin, oluşturulan bir heyet tarafından tetkiki
yapıldıktan sonra basımına izin verilmelidir. Her önüne gelenin din sahasında
eser vermesinin önüne geçilmelidir.
9.
Dini sahada uzmanlarınca vuzuha kavuşmamış tartışmalı konular basın
aracılığıyla gündeme getirilmemelidir.
10.
Fıkıh, tefsir, kelam... alanlarında, uzmanlarından oluşan bir komisyon, tartışmalı
konularla ilgili belirli periyotlarla bir araya gelip konuyu müzakere etmeli.
Her alanın canlı müçtehitleri olmalıdır. Komisyon, önlerine gelen bir konu için
kitap-sünnet, sahih hadis, öncekilerin bu konuda verdiği fetvalara göz atıp
güncel fetva vermelidir. Dini alanda yaşayan, canlı bir fıkıh olmalıdır.
11.
Herhangi bir cemaate ve gruba öğrencileri yönlendiren eğitimci önce uyarılmalı,
devamı halinde milli eğitimle olan sözleşmesi feshedilmelidir.
12.
Allah ve peygamberi dışında, herhangi bir kimsenin faziletlerinden bahseden
gruplardan kesinlikle uzak durulmalıdır. Şeyhin kerametinden, peygamberi
rüyasında görmesinden bahsediliyorsa, veli, mehdi, mesih, kurtarıcı... şeklinde
bir anlatım varsa mutlaka mesafe konmalıdır.
13. Devlet ve Diyanet "Ben kurtarıcıyım, yegane yol bizim yol" diyenlere karşı kitleleri uyarmalıdır. Gaybı bilirim havasında olanlara şarlatan gözüyle bakılmalıdır.
14. Dini anlatımlarda akıl, mantık ve gönüllere hitap eden ikna edici bir üslup kullanılmalıdır. Öğrencilerin açık bir şekilde ikna olmadıkları konuları sormalarının önü açılmalıdır. Sorgulayan, aklını kiraya vermeyen bir neslin yetişmesi için çaba gösterilmelidir.
15. "Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır, mehdi, mesih gelecektir, her yüzyılda dini yenileyen bir müceddit gelecektir" gibi sözlerin kaynaklarının doğru olup olmadığı uzmanlarınca iyice araştırılarak kamuoyu bilgilendirilmelidir. Yanlış anlaşılmaya, din bezirganlarının kullanmalarına müsait olan gelecekle ilgili haber veren zayıf hadisler mutlaka kaynağı iyi araştırılarak o hadislerle amel edilip edilmeyeceği uzman ekip tarafından karara bağlanarak yine kamuoyuna açıklama yapılmalıdır.
13. Devlet ve Diyanet "Ben kurtarıcıyım, yegane yol bizim yol" diyenlere karşı kitleleri uyarmalıdır. Gaybı bilirim havasında olanlara şarlatan gözüyle bakılmalıdır.
14. Dini anlatımlarda akıl, mantık ve gönüllere hitap eden ikna edici bir üslup kullanılmalıdır. Öğrencilerin açık bir şekilde ikna olmadıkları konuları sormalarının önü açılmalıdır. Sorgulayan, aklını kiraya vermeyen bir neslin yetişmesi için çaba gösterilmelidir.
15. "Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır, mehdi, mesih gelecektir, her yüzyılda dini yenileyen bir müceddit gelecektir" gibi sözlerin kaynaklarının doğru olup olmadığı uzmanlarınca iyice araştırılarak kamuoyu bilgilendirilmelidir. Yanlış anlaşılmaya, din bezirganlarının kullanmalarına müsait olan gelecekle ilgili haber veren zayıf hadisler mutlaka kaynağı iyi araştırılarak o hadislerle amel edilip edilmeyeceği uzman ekip tarafından karara bağlanarak yine kamuoyuna açıklama yapılmalıdır.
16.
Yanlışa giden yolların tıkanması anlamına gelen 'Seddi zerai' kaidesi netameli
konular için uygulanmalıdır. 03/08/2016
* 14/09/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder