-Her
Allah, peygamber, din, iman diyenin doğru yolda olmadığını,
-Devletin
kurumlarının yönetiminin aynı düşüncedeki insanlara ihale edilmemesi
gerektiğini,
-Her
sakallının amcamız, her başörtülünün annemiz, her askeri elbiseyi giyenin bu
toprağın askeri olmadığını, her başına sarık-cübbe geçirenin dini
anlatmadığını,
-Allah
birin dışında bir araya gelmeyecek şekilde ayrışan bu toplum kesimlerinin
"Konu vatansa gerisi teferruat" diyebileceğini,
-Ülke
savunmasında yediden yetmişe aynı anda organize olup seferberlik ilan
edebileceğimizi,
-Ölümü
göze alacak şekilde vatansever insanların çokluğunun yanında bu vatanı yaşanmaz
kılacak şekilde içimizde hainler barındırdığımızı,
-Halen
Mekke dönemini yaşıyoruz. Bu yüzden ilk önce insanların imanını kurtarmak
gerekir diye çıkan içimizdeki şer odaklarının kastının imanımızdan etmek
olduğunu,
-Kökü
dışarıda olan bir ihanet şebekesinin kırk yıldır hak-hukuk dinlemeden devletin
hücrelerine sızmak için nasıl soruları çaldığını,
-40
yıldır ülkeyi yöneten siyasilerin uyuduğunu, ya da uyutulduğunu, art niyetleri
yoksa bile bir gaflet içerisinde olduklarını,
-Stratejik
ortağımız diye bildiğimiz devletlerin altımızı oymak için uzun yıllara
dayanan planlarının olduğunu,
-Emperyalist
ve sömürgeci devletlerin Türkiye'de hala emelleri olduğunu, kurtuluş savaşının
hala bitmediğini,
-Dünyayı
yöneten sömürgeci akla rağmen ülkesini bağımsız bir şekilde yönetmeye kalkmanın
ağır bedellerinin olduğunu ama her şeye rağmen bağımsızlığımızdan ödün vermeyeceğimizi,
-Bağımsız
ve güçlü bir devlet olmanın yolunun 50-60 yıl sonrasının planının yapmaktan
geçtiğini,
-NATO
ve İncirlik Üssünün bizi korumaktan ziyade bizim için ayak bağı ve tehlike
olduğunu,
-İrili,
ufaklı devletlerin mazlumun yanında değil de güçlünün yanında yer aldığını,
dünya sessiz kaldıkça sömürgeci devletlerin borusunun daha da öteceğini,
-Hoşgörü
ve diyalog adı altında toplumun tüm kurum, kuruluş ve kesimleriyle iyi
ilişkiler içerisinde olanların hiç de hoşgörülü olmadıklarını, hatta hoşgörüye
düşman olduklarını,
-Allah'ın
verdiği aklı kullanmayarak bir başkasına kul köle olanların çok tehlikeli
olabildiklerini,
-Dinin
bizzat Allah, peygamber diyenler tarafından kendi emelleri için istismar
edildiğini, halkın saf dini duygularıyla
nasıl oynandığını,
-Kendilerine
emanet edilen çocuk ve gençlerin aklı ve beyinlerinin nasıl uyuşturulduğunu,
-Dinin
her yönüyle devlet gözetiminde, devlet okullarında, ehil kişiler tarafından
yeterince verilmesi gerektiğini,
-Devlet
okullarında devlet eliyle verilen eğitim
ve öğretimin içinin özellikle boşaltılması sonucu umudunu yitiren insanların
alternatif yol diyerek kimlerin kucağına itildiğini, eğitim ve öğretimin tıpkı
din eğitimi gibi dışarıda herhangi bir gruba ihtiyaç hissedilmeyecek şekilde
yeniden dizayn edilerek devlet okullarında dolu dolu verilmesi gerektiğini,
-Yeterince
okumamış, dini bilgisi olmayan Anadolu insanının din duygusunun; eli kalem
tutan, teknolojiyi çok iyi bilen okumuş insanların din duygusundan daha saf,
daha berrak, daha temiz olduğunu,
-İçimizdeki
hainlerin çokluğuna rağmen bu ülkenin güçlü bir şekilde hala dimdik ayakta
durduğunu… 03/08/2016
** 05/08/2016 günü kahta Söz gazetesinde yayımlanmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder