1 Ocak 2016 Cuma

Düğünlerde Oynamak

-Sen hiç düğünlerde oynadın mı?
-Bir defa  zorla oynattılar.
-Zorla olur mu bu iş?
-O kadar ısrar ettiler ki, sanki ben oynamayınca düğün olmayacak sandım. Elimden tuttular, sürüklediler beni ortaya.
-Becerebildin mi bari?
-Nerde … Cihanbeyli Ovası bana dar geldi.
-Ne zaman oldu bu?
-1986 yılı Eylül ayının ilk haftasında. Sınıf arkadaşım evleniyor dedim. O zamanlar borcam yoktu. Aldım elime bir tepsi . Çıktım Karasınır’dan Cihanbeyli’yi buldum. İlçe dışından gelen misafirlerle birlikte düğün evinin önüne oturduk. Canlı müziği dinlemeye başladık. Oynayanların biri giriyor, biri çıkıyor. Herkes eteğindeki kurtları döküyordu. Bize de seyir işi kalmıştı. Bir de ne göreyim. Oturanlar, özellikle ilçe dışından gelen misafirler podyuma gelsin, halay çekeceğiz dediler. İsteklilerimiz kalktı, hafif ısrarla kalkanlarımız kalktı. Bütün gözler bana yöneldi. “Haydi, sen de gel.” Dediler. Olmaz dedim. Ben inattım, onlar benden de inat çıktılar. Benim inadım oynama becerikliğimden. Onların ki Cihanbeyli inadı artık. Gözle, dille çağırmayı bıraktılar. Elimden tuttular, sahneye doğru çektiler. Halay çekeceklerin arasına beni monte ettiler.
-Niye çıkıvermedin mübarek.
-Kardeş ben hayatımda hiç oynamadım. Bu konuda beceriksizim. Çıkıp  rezil olmam kesin.
-Oynayabildin mi bari?
-Nerde. O halay çekmede eline dikkat edecekmişsin, müziğe eşlik edecekmişsin. Bir de en önemlisi ayak ritmin diğerlerini tutacakmış. Ben karambolden bu işi götürürüm diye düşündüm. Fakat sırıttığım ortaya çıktı. Bütün gözler üzerimdeydi. Bizim yoğurdu üfleyerek yiyen damadımız  da ne kadar hevesliymiş. Uzaktan bana işaret etti durdu . “Ramazan Abi, ayaklarını düzelt” diye. Neyim düzgündü ki ayaklarımı düzeltecektim. Sonunda müzik bitti. Bizim halay ekibi çekmeyi bıraktı. Bana uygulanan Çin işkencesi de böylece sona erdi.
-İlginçmiş.

-İlginç de ne ilginç. Sonunda bizim Osman kerevetine erdi. Benim de kırmızı yüzüm kıpkırmızı oldu. Benim ilk ve son oynamam oldu bu? 01/01/2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder