21 Aralık 2015 Pazartesi

Nüfus sayımı


-Babacığım, TV’de işittim Türkiye’nin nüfusu 74 milyon oldu diye. Bunu nasıl biliyorlar. İnsanları tek tek sayıyorlar mı?
-Eskiden sayarlardı. Saymaya göre nüfus belli olurdu. Ama şimdi adrese dayalı sistem var. Tek tek sayılmıyor. Veriler de çok sağlıklı.
-Eskiden nasıl sayarlardı bu kadar kişiyi? Bu mümkün olur mu?
-Evlat eskiden  sıfır ve beşle biten yıllarda her 5 yılda bir sayım yapılırdı.
-Baba, kimse yerinde durmuyor, nasıl sayılacak bu kadar kişi?
-O gün sokağa çıkma ilan edilirdi.Vatandaş evinden çıkamazdı. Görevliler gelir ahiret sorusu gibi sorular sorardı. Her sorduğunu da bir deftere yazardı. Türkiye’nin her 5 yılda bir nüfusu ortaya çıkardı böylece.
-Peki sağlıklı mıydı bari?
-Sağlıklı değildi ama maalesef böyle yapılıyordu.Yazılmayan yerler, gidilmeyen evler, tekrar tekrar yazılanlar, mezarda yatanlar bile yazılırdı. Hayali insanlar da yazılırdı. Her ilin valisinden, kaymakamına, belediye başkanından siyasisine kadar ilin ya da o bölgenin nüfusunu fazla çıkarmak için çabalardı.
-O niye ki? Nüfus fazla çıkınca ne olacak da?
-İller Bankası her ile nüfusuna göre kişi başı ödenek gönderirdi. Tüm yetkililer daha fazla pay almak için var gücüyle fazla fazla yazdırmaya çalışırdı.
-Ama bu şekil gerçek nüfus ortaya çıkmaz.
-Çıkmadı zaten evlat. Sadece devletin yetkilileri devletten fazla para aldı.
-Yatırıma dönüştü mü bari?
-Nerede evlat, haydan gelen huya gider bilmez misin?
-Ama bu sahtekarlık.
-Evet sahtekarlık, maalesef içimize kadar işlemişti.
-Nüfus sayımlarında hiç görev almış mıydın?
-Hem de çok kere.
-İlginç olanı var mıydı. Anlatır mısın?
-95 yılında Güneydoğunun bir ilinde görev yaparken sayım için beni iki yere verdiler. Biri köy, diğeri köye başlı mezraa. Sayısı az diye ilk önce mezraadan başladım. Beni bir eve misafir ettiler. Eve girerken birbirine yakın evleri saydım. Toplam 5 tane ev vardı. Ev ev gezmene gerek yok hep buradayız dediler. Başladım yazmaya. 5 evden toplam 91 kişi yazdım. Yazarken de aile reisi çoğu zaman duraklardı. Niye durdun dediğimde “Hocam çocuğun adını unuttum” şeklinde cevaplarla çok karşılaştım. Bu şekil unutkanlık çoğalınca gerildim artık. Hatta bir ara madem ki çocuğun adını unutacaksın ne diye doğuruyorsunuz bile dedim. Çünkü bana sabahtan “Hocam doğum kontrolü caiz mi diye sormuşlardı.”
-Bir dakika. 5 evden 91 kişi nasıl yazılır?
-Yazdık evlat. Aile reisi söyledi, ben yazdım. Çünkü beyan esastı. Ne söyledilerse yazmaktı benim görevim. Mezraadan diğer köye geçtim. Akşama kadar elim ayağım yoruldu. İşi bitirdim toplanma merkezi olan karakola doğru giderken mezraadan bir kişi traktörüyle önüme geçti. ”Hoca, biz 9 çocuğu unutmuşuz, onları da yazacağız.” “Nasıl unutursunuz, ben defteri kapattım yazamam“ dedimse de “Hoca iyi olmaz, yazacaksın” dedi. ”Niye bu kadar ısrar ediyorsun dediğimde de “Sayımız 100 olursa müstakil mezraa olacağız.” Müstakil olduğunda ne olacak dediğimde,”Devlet müstakil mezraalara ödenek gönderiyor. Ondan faydalanacağız” cevabı aldım. ”Karakola gidelim, yetkililerle görüşeyim. yaz derlerse yazarım” diyerek adamı ikna ettim. Kaymakamlıktaki görevli bayana telefon açarak durumu anlattım. ”Beyefendi, vatandaşın beyanı esastır. Kimi ne kadar yazdırırlarsa siz yazacaksınız.” Cevabı aldım. Mezraanın niyetini anlattımsa da kadın”yazacaksın” dedi. Yazamayacağımı söyledim. Ardından o zamanki iktidarın  il genel meclis üyesi aradı. Hayır cevabı verdim. Adam gitmemek için uğraştı, didindi. Sonunda karakol komutanı adamı çağırdı.”Bak kardeşim Kışın biz askeriye olarak sizin mezraanın sayımını yaptık. 36 kişi idiniz. Sayınız 3-5 ay içerisinde 91’e çıkmış. Hanımlarınız beşiz doğursa da 91 ‘i bulmanız mümkün değil. Değil ki 100 olsun” haydi git şuradan dedi, adamı defetti.
-İlginçmiş gerçekten. Ama fazla yazdırmayı bir türlü anlayamadım. İnsan 3-5 kuruş para gelecek diye nasıl fazla yazdırmak için didinir. Bunu da anlamam maalesef mümkün değil. İyi ki şimdi böyle bir durum yok. Hele sokağa çıkma, tek tek yazma çağın dışında kalmalıydı çoktan. 31/10/2015



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder