22 Aralık 2015 Salı

Din, din eğitimi ve din anlayışı üzerine -ındî- bir analiz



Anadolu'da bir çok ebeveyn Kur'an öğretimi için çocuğunu Kur'an Kursu, cami, İHL ve STK'ların organize ettiği yerlere gönderir. Neredeyse din eğitimi ve öğretimi almayanımız yok.

Bir kısmımız çocuğuna hafızlık yaptırıyor. Yarım yamalak da olsa dini bilgiden yoksun olan insanımız yok gibi... Bol miktarda ilahiyat mezunumuz, İHL mezunu, imam-hatip, müezzin kayyum, ilahiyat öğretim görevlisi , açık İHL mezunumuz, hafızımız, şeyhimiz ve medrese mezunu ve medrese hocalarımız var. Etrafımıza ne kadar ışık tuttuğumuz, bilgimizin ne kadarının yaşantıya dönüştüğü konuşulmaya değer. Hatta dini bilgi arttıkça dini yaşamak azalıyor. (Yaşayanları tenzih etmek gerek. Hatta din eğitimi veren yerlerde okumamış başka branş ve meslek sahiplerinin dini yaşama ve hassasiyetleri daha takdire şayan görünmektedir.) Kur'an'ın deyimiyle kitap yüklü merkepler gibiyiz. 50 öncesi gizli, kaçak öğrenilen az bilgi ile dede ve babalarımız, çok bilgiye sahip bizlerden daha fazla dini yaşıyorlardı. Bunun sebeb/leri uzmanlarınca mutlaka araştırılmalı, ülkemizde verilen din eğitimi ve öğretimi üzerine kafa yorulmalıdır. Aşağıda maddeler halinde -doğruluğu tespit edilmemiş- tespitlerimi paylaşmak istiyorum:

1.Dindar-mütedeyyin ailelerde , din eğitimi verilen yerlerde çocuklarımıza her şeyden önce öz güven verilmelidir. (Çocuklara çoğu zaman öğrenmesi ve ibadetlerini yerine getirmede baskı/şiddet uygulanmaktadır. Unutulmamalı ki, şiddete maruz kalan şiddet uygular.)
2.Din eğitimi/öğretiminde "Eti senin kemiği benim" mantalitesinden vazgeçilmelidir.
3.Din eğitimi/öğretiminde zamanlama dikkate alınmalıdır. Çocuğun susaması ve acıkmasını beklemek gerekir. Acıkmayan ve susamayan çocuk yediğinden ve içtiğinden zevk almaz.
4.Din eğitimi ve öğretimini verecek kişilerin bu işin uzmanı olmasına dikkat edilmelidir.
5.Din eğitimi ve öğretimini verecek kişinin çocuğun seviyesine inebilen ve onun psikolojisini bilen biri olmalıdır. (Her hafıza, her İhl mezununa, her ilahiyatçıya, her imam ve müezzine bu görev verilmemelidir. )
6.Eğitim ve öğretimde amaç öğrenmekten ziyade sevdirmek olmalı, sevdirmeden öğretim yapılmamalıdır. 
7.Taş yapan, Cehenneme atan Allah değil de merhamet sahibi, rızkı veren, şefkatli, acıyan, affeden bir Allah anlatılmalıdır.
8.Kur'an öğretmeden, ibadetin yapılışını bilmeden, namaz sürelerini ezberlemeden önce doğruluk, dürüstlük, cömertlik, dostluk, fakirin durumunu düşünen, yardım etmeyi ön plana alan bir eğitim verilmelidir.
9.Kuran öğrenmenin yanında okuduğunun anlamını bilecek kadar Arapça öğretilmelidir.
10.Kurs alanı aynı zamanda çocuk oyun oynama sahası olarak da düzenlenmelidir.
11.Kursta aynı zamanda yaşlarına hitap eden filmler izletilmelidir.
12.Okumanın yanında öğrenciler sosyal etkinlik ve aktivitelerden faydalandırılmalıdır. 
13.Öğrencilere ödül yöntemi uygulanmalıdır.
14.Din eğitimi ve öğretimini verenler cömert ve paylaşan olmalıdır.
15.Ögrenciler cenaze, belirli günlerde hatim okutulmaya götürülmemelidir.
16.Hatim okutmak isteyene kendisinin ve yakınlarının hatim inmeleri istenmelidir.
17.Hatime gidilmişse hane sahibinin vereceği para kesinlikle alınmamalıdır.
18.Cenaze sonrası inilen hatimlerde gelenek haline gelen iskat-ı salat/savm (ölünün altını-üstünü görme) şeklinde cereyan eden kabültü ve hebtü işine son verilmelidir.
19.Öğrencilere dağıtılmak üzere gönderilen zekat, sadaka vb yardımlar, ödüllendirme yöntemi ve burs şeklinde değerlendirilmelidir. (örnek davranış, güzel okuma vb)
20.Ögrencinin onurunu kıracak, kişiliğini yok edecek davranışlardan uzak durulmalıdır. 
21.Resmi izinli her hangi bir yere yardım toplanacağında ilk önce din görevlisi yardım yapmalıdır.
22.Camilerde her ne ad altında olursa olsun yardım adına sergi açılmamalıdır.
23.Cami ihtiyaçları için cemaate devam edenlerden aylık aidat alınmalıdır. Cami, vakıf vb yerlere ait meskenler kiraya verilmeli, kira bedeli bölge kira piyasasının % 20 altında olmalıdır. Lojman boya, badana vb işler için yapılacak masraflar kiracıdan tahsil edilmelidir.
24.Cenaze, taziye, nişan, düğün gibi yerlerde ve mezarlıklarda Kur'an-ı Kerim'den bölümler ve mevlit okunmamalıdır.
25.Cami ve cami tuvaletlerinin temiz tutulması için toplanan aidattan ödenecek şekilde görevli tutulmalıdır. 
26.Cami din görevlilerine sabah 09.00-15.00 arası camiinin alt katında kendisine ayrılan yerde bulunacak şekilde mesai getirilmelidir. Dini konularda halkı irşat etmelidir. Resmi nikah kıyma yetkisi verilmelidir. Öğle, ikindi ve akşam namazını kıldırmalı, yatsı ve sabah namazları için ek ödeme yapılmalıdır.
27.Hutbe konuları bölgesel olarak müftüler tarafından belirlenmelidir. Hutbeyi görevlinin kendisi hazırlamalıdır. Hazırlanan hutbeler ülke/il/bölge gündemi olmalıdır. Hutbeler görevliler tarafından irticalen i'rad edilmelidir, matbu kağıttan okumaktan kaçınılmalıdır. Her din görevlisinin fakülte mezunu yapılması sağlanmalı, bundan sonra görev alacaklarda fakülte mezunu olma şartı getirilmelidir. Din görevlisi alırken sesin eğitilmişliği ve Kur’an-ı Kerim okuma yeterliliğinin yanında dini donanım, arapça bilgisi, hadis, tefsir ve fıkıh bilgisi esas alınmalı, yaşantısının camiaya uygun olmasına dikkat edilmelidir.
28.Dini konularda ve derslerde öğrenci ikna olmalıdır, ikna olmadığı hususu rahat bir şekilde sorabilmelidir. Öğrenci ayıplanmadan verilecek cevapla ikna edilebilmelidir.
29.Dini konularda herkesin kabul edebileceği uzman kişilerden olusturulacak bir komisyon tarafından dini konularda fetva verilmelidir. Aynı konularda verilen farklı fetvalar da kayıt altına alınıp halkla paylaşılmalıdır. Her Ramazan geldiğinde ortaya çıkan tartışmalı konular uzmanlarınca kendi aralarında tartışılıp istişare edilmeden tv ekranlarında yer bulmamalıdır.
30.Verilen fetvaların dinin kendisi olmadığı, sadece dinin kolay ve yaşanabilirliğin bir yolu olduğu anlatılmalıdır.
31.Diyanete ait g.menkul, kira gelirleri, yardım vb gelirler cami ve kuran kursu ihtiyaçları için harcanmalıdır.
32.Din görevlileri cami görevinin dışında ev ziyaretleri yapmalıdır. Ziyarete de cemaate gelmeyenlerden başlanmalıdır.
33.Din görevlilerine 5 yıldan fazla bir yerde görev yapmayacak şekilde rotasyon getirilmelidir.Yapılan denetimlerde görevlinin muhitine uyumu da izlenmelidir, uyum sağlayamayanın görev yeri değiştirilmelidir.
34.Diyanet İşleri Başkanlığı'nın nezaretinde dine sonradan girdirilmiş bid'atler, mevzu hadisler konusunda yapılacak çalışmalar kamuoyunun bilgisine sunulmalıdır.
35.Her devirde Kur’an-ın açıklaması uzmanlarınca yapılmalıdır.
36.Yardımlaşma adı altında kurulmuş STK'ların topladığı yardımlar ve harcama yerleri denetlenmelidir. Aynı amaca hizmet eden kurumlar birleştirilmeli. Yapılan yardım ve bağışlar için mutlaka alındı belgesi ya da makbuz verilmelidir. Farklı amaca hizmet edecek ihtiyaç olan alanlarda kurulacak dernek ve vakıflar teşvik edilmelidir. Dernek, vakıf, STK'larda görev alanlara belirlenen maaş kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
?...Daha ilave edilmeyen başka hususlar da olabilir, ya da yazılanlara katılmadıklarınız da olabilir...Allah doğru anlatmayı, anlatılanla yaşamayı nasip etsin. 12/10/2014


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder