2 Aralık 2015 Çarşamba

2019 ve sonrası seçimler

Bildiğiniz gibi Türkiye 30 Mart 2014'den bu yana 4 tane seçim yaptı:
- 30/03/2014: Mahalli İdareler Genel Seçimleri,
-03/07/2014: Cumhurbaşkanlığı Seçimi,
-07/06/2015: Genel Seçimler,
-01/11/2015: Genel Seçimleri.
Görüldüğü gibi 20 ayda 4 seçim yani ortalama 5 ayda bir seçim yapmışız. Bir seçimi bitirip diğerine geçmişiz. Neredeyse siyasilerimiz alanlardan sahalarına dönememişlerdir. Seçim çalışması yapmaktan ülke meselelerine eğilmeye vakitleri olmamıştır. Maalesef bizde her seçim hayat-memat olarak görülür. Siyasilerin öncülük ettiği her seçim bizi birbirimizden daha da uzaklaştırmaktadır. Aşırı fanatik hale geliyoruz. Her seçim öncesi başlayan kutuplaşma onulmaz yaralar açarak seçim sonuna da sirayet etmektedir. Taraflar ve muhalifler aşırılıkta Filistin-İsrail gibiler. Hoş Filistin-İsrail zaman zaman bir araya gelebiliyor artık. Bu şekil kutuplaşma birliğimize ve dirliğimize dinamit koymaktadır.

Dünyanın hiç bir ülkesi bu kadar sıklıkta bir seçim yapmamıştır. Bu kadar seçime, ekonomisi en iyi olan bir ülke bile dayanamaz. Çünkü her seçim için bütçeden çıkan para ülke ekonomisine yeni bir kara delik açar. Ekonomist değilim ama her seçimde harcanan para ile işsizliğe kesin çözüm bulunur. Hiç bir hükümet seçim öncesi radikal tedbirler alamaz. Pansuman tedbirlerle günü kurtarmaya ve uzatmaya çalışır. Hasılı her seçim ekonomiyi felç etmektedir. Kardeşi kardeşe hasım yapmaktadır. Yatırımlar durmakta. İnsanlar önlerini görmek için bekle-gör taktiği uygulamaktadır. Piyasalarda ve bürokraside yaprak kıpırdamamaktadır.

Amacım seçimin olumlu-olumsuz yönlerine değinmek değil. Yazımdan seçimlere karşı olduğum anlamı çıkarılmamalıdır. Demokrasinin gereği seçimler yapılmalıdır. Bize özgü demokrasi anlayışımızla maalesef siyasetin de cılkını çıkardık. 2019'un Mart, Haziran ve Kasım'ında 3 tane seçim bizi beklemektedir.

Peki o zaman ne yapmalıyız?
-3 seçim birleştirilmeli. Aynı gün yeterince sandık konarak yapılmalıdır.
-2019 seçiminden sonra yapılacak tüm seçimler yine aynı şekilde yapılmalıdır.
-Genel seçimler de tıpkı Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Mahalli İdareler seçimi gibi 5 yılda bir yapılacak şekilde şimdiden anayasa değişikliği yapılmalıdır.
-Uzlaşma kültürünün tam olarak yerleşmediği ülkemizde koalisyon, azınlık hükümeti, seçim hükümeti gibi durumlara düşmemek için iki turlu seçim yapılmalıdır. İlk turda % 51 oy alan parti, belediye başkanı ve Cumhurbaşkanı seçilmelidir. Şayet ilk turda % 51 çoğunluğa ulaşılamadığı takdirde 2-4 hafta arasında en yüksek oyu alan 2 parti 2.tur seçime girmelidir.
Seçimden yeni çıktığımız bir ortamda şimdiden bu önerileri getirmek istedim ki, kamuoyu oluşsun. Yetkililerimiz şimdiden tedbir alabilsin. Eğer bu şekilde yapıldığı takdirde zaman kaybı olmaz. Ekonomide gelişme meydana gelebilir. Yatırıma gitmeyen seçim masrafının ülke ekonomisine yatırım olarak dönüştürülmesi sağlanabilir. Miting ve toplantı gibi sebeplerle meydanlara inilmez. 5 yıllığına gelen bir siyasi partinin ülkenin inşası için çaba sarf edecek zamanı olacaktır.
İyi de kardeşim seçim olmazsa geri kalan zamanlarda biz ne iş yapacağız diye düşünenler çıkabilir. Bu soru ilk defa sorulmadı.

Vaktiyle Pekin-Şanghay arasına hükümet tren yolu döşemeye karar verir. Mühendisler çalışırken köylüler gelir ve sorarlar:
-Burada ne iş yapıyorsunuz?
-Şanghay’a kadar tren yolu döşeyeceğiz?
-Ne işimize yarayacak bu?
-40 günde gidip geldiğiniz yolu 4 günde gidip geleceksiniz.
-Peki! Geri kalan 36 günde biz ne iş yapacağız? Şeklinde cevap verirler.
“Seçimler toplu olarak 5 yılda bir yapılırsa uzun kış gecelerinde, kahvehane köşelerinde, dost sohbetlerinde geriye kalan 4,5 yılda biz ne iş yapacağız? Siyaset konuşmazsak çatlar ölürüz.” diyenler çıkabilir. Bu şekilde ölmektense o şekilde ölmek daha iyidir. Benden söylemesi. 11/11/2015


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder