-Efendim! İnsan niçin şiddete, teröre bulaşır? Bunu aklım almıyor.
-Her bir şiddetin, terörün değişik çıkış sebepleri vardır. Bunu hazırlayan sebepleri iyi irdelemek lazım.
-Var mı bir görüşün? Sence sebepleri nelerdir?
-Dışlanma, horlanma, ötekileştirilme, küçümsenme, onuruyla oynanma, hakaret, değer vermeme, kan, gözyaşı ve silahların içerisinde ve gölgesinde yaşama, baskı, şiddet, cebir, alaya alma, değer vermeme, sahipsizlik, dışlanmışlık hissi, kaynaklardan eşit bir şekilde faydalanmama, doğuştan gelen evrensel haklardaki kısıtlamalar, sevdiklerinin gözönünde işkenceyle öldürülmesi. ..vb. insan onurunu zedeleyen, inciten her şey bir sebep olabilir.
-Amma da çokmuş sebepler. Terör örgütü sayısından daha fazla sanki. -Maalesef öyle.
-Peki terörle nasıl başa çıkılır?
-3 "t" ve bir de "s" metoduyla.
-Nedir onlar?
-Tespit-teşhis-tedavi-samimiyet yöntemleriyle.
-Ne demek bunlar?
-Önce terörü doğuran nedenler tespit edilmeli. Sonra ne şekilde tedavi edileceği teşhis edilmeli. Ardından tedaviye başlanmalı. Tabii bütün bunları yaparken her şeyden önce çözmede insanların, devletlerin samimiyet testinden geçmeleri gerekiyor. Aslında hepsinin ve her şeyin ilacı, samimiyettir. İnsanoğlu ve onun örgütlü hali samimi olsun. Dünyada terör diye bir şey kalmaz. Her bir devlet tıpkı insanların dediği gibi " Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" modunda yaşıyor. Terör kime uğruyorsa o basıyor çığlığı. Diğerlerinin kulakları tıkalı. Hatta içten bir "ohh" çekiyor.
-Bu durumda suçlu kim/ler?
-Batılı devletler.
-Onlar ne yapıyorlar ki?
-Açgözlülüklerine dünyayı kurban ettiler.
-Nasıl yani?
-Kendi halklarının mutluluğu için önce birbirleriyle kıyasıya çarpıştılar. Sonunda dünyayı sömürmenin önündeki en büyük engeli tespit ettiler. O kalkmadan sömürme ve akabinde kendi halklarına ekonomik refah gelmeyecekti. Önlerindeki en büyük engelin Osmanlı olduğu kanaatine varıp bir araya geldiler. Osmanlıyı lime lime ettiler. Yok ettikleri Osmanlı'dan sonra küçük küçük devletler kurdular. Atadıkları emir erleri sayesinde sömürdükçe sömürdüler. Hala da doymadılar. Pastadan daha fazla pay almak için şimdi de kendi elleriyle getirdikleri hanedanlıkları yok etmek için önce terörü musallat ettiler. Terörü bahane edip ülkeleri yeniden işgal ettiler. Bugün Ortadoğu'da ve Afrika kıtalarında neredeyse devlet bırakmadılar. Devletsiz kalan ülkeler sözde devletler sayesinde suç ve teröre bulaştılar. Böylece hepsine terör belasını sardılar. Bu terörü rakiplerimize karşı kullanırız dediler. Bu hesapları uzun süre devam etti. Bu çağda kontrollerinden çıkan terör uluslararası bir güç oldu. Herkesin korkulu rüyası oldu.
-Bu teröristlerin dini ve inancı ne?
-Ne farkeder şu inançtan ve dinden olması. Terör terördür. Nasıl ki paranın dini, imanı olmazsa, terörün de dini olmaz. Ortamını oluşturduğun zaman her yerde çıkar. Tabiat boşluk kabul etmez. Nerede bir boşluk bulmuşsa orada terör ortaya çıkar. Bombalar kendine dönünce de eyvah der ama iş işten geçmiştir. Bu gün maalesef teröristlerin çoğu İslam ülkelerinden çıkmaktadır. Çünkü bu ülkelerin çoğunda ya devlet yoktur. Ya da halkına yabancı baskıcı rejimler iş başındadır.
-Türkiye'deki terör için ne dersin?
- Doğu ve Batı arasında bir denge unsuru olan Osmanlı, Türkiye olarak neşet etmiştir. Bilirler ki," Aslan düştüğü yerden kalkar." Ayağa kalkıp eski günlerine dönmemesi için terörü başımıza bela ettiler. Kurulan bir devlet 100 yılda bağımsız olur. Bizim 100.yılımız yaklaşıyor. Var güçleriyle boğmaya çalışıyorlar. Kendi içişlerini halledemeyen bir ülke ilerleyip gelişemez. Çünkü içini sağlama alan bir Türkiye'yi kimse tutamaz. Yönünü dışarıya döndürür. Osmanlı'dan koparılan diğer devletler 1960-70'lerde özgür oldular. Tam bağımsızlık için 100 yıl gerekiyor.
-Terörü çözmek için ne yapılmalı?
-Yukarıda dediğim gibi devletler özelllikle super devletler terörü çözmede samimi olmalılar. Herkes benim teröristim iyi, seninki kötü mentalitesinden vaz geçmelidir. Terörist avına çıkıp sivrisinekle uğraşmaktan ziyade esas hedef bataklığı kurutmak olmalıdır. Bunun için de terörün doğuşunu hızlandıran etmenleri yok etmekten başlanmalıdır işe.
-Dünyanın işi zor desene.
-Zor da ne zor. Böyle giderse insanın insanları yok ettiği bir asır olacaktır bu asır. Hiç bir asırda terör vasıtasıyla, bombalamalarla bu kadar insan ölmemiştir. Bu asır insanlığın yüz karası olarak tarihe geçecektir. Güya bu çağın adı, bilgi çağı olarak geçmektedir. Olgunlaştıracağı yerde insanlığı nereye sürüklemektedir.
-Bir de cehalet her kötülüğün anası derler. Gördüğüm kadarıyla bu çağın sorunu çok bilmek ya da bildiğini sanmaktan ve bildiğini kötüye kullanmaktan ibarettir.
-Burada hatırlanmaz mı Yunus. Ne demişti asırlar öncesi:
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
-Şimdi senin bu anlattıklarından terörü desteklediğini mi anlamam lazım.
-Bu kadar anlattığımdan sen bunu mu anladın?
-Niye kızıyorsun da?
-Git işine Allah aşkına. 17/11/2015
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder