7 Eylül 2019 Cumartesi
Okulların Servis Taşımacılığı-3 *
Okulların Servis Taşımacılığı-2 *
Adam Tırnak Bırakmadı Elinde *
6 Eylül 2019 Cuma
Okulların Servis Taşımacılığı -1 *
5 Eylül 2019 Perşembe
Uzak Dur! *
4 Eylül 2019 Çarşamba
Bu Kavgadan Bir Hayır Çıkmaz
Sorun İslam'da mı yoksa Anlayışımızda mı? *
Ağzımızdan düşürmediğimiz üç kavram var: Kur'an, sünnet ve
ehlisünnet. Bu üç terimi kullanan kullanana… Genelde dini bir tartışma
yapıldığı ortamlarda bu üç kelime dillere pelesenk olmuş durumda. Birinin biraz
dini bilgisi varsa, bir cemaat veya tarikata bağlı ise "Efendim, biz ehlisünnete
tabiyiz. Kur'an ve sünnet bizim yolumuz" der.
Kimsenin Kur'an ve sünnete diyebileceği bir şey olamaz.
Çünkü Müslümanların iki asli kaynağıdır bunlar. Hatta ehlisünnet olmasına da
kimse itiraz etmez. Mesele ne o zaman derseniz? Herkes Kur'an ve sünnete tabi
ise bu kadar ayrılık niye? Nice Kur'an ve sünnete tabi olduğunu söyleyen
gruplar, başka Kur'an ve sünnete tabi olduklarını söyleyenleri pekala
sapıklıkla itham edebiliyor. Herkes kendi gittiği yolun doğru, diğerlerinin
yanlış yolda olduğu iddiasına sahip. O zaman mesele dilimizden hiç
düşürmediğimiz Kur'an ve sünnette mi yoksa Kur'an ve sünneti anlama
kapasitemizde mi? İki temel kaynakta sorun olmadığına göre öyle zannediyorum;
anlayışımızda ve anlama melekemizde sorun var. Ya okuduğumuzu anlayamıyoruz ya
işimize geldiği şekilde yorumluyoruz ya da Kur'an ve sünneti asrın idrakine
sunacak çap ve kapasiteden yoksunuz. Sanırım bu üçü de var bizde.
Kur'an-sünneti anlamıyoruz. Anlama derken okuduğunu anlamayı kastetmiyorum.
Ayet ve hadisin ne mesaj vermek istediğini anlamıyoruz ya da mesajı
güncelleyemiyoruz. Diyelim ki anladık ve vermek istediği mesajı çıkardık. Mesaj
ayağımıza takoz olacaksa işimize yarayacak şekilde bir yorum geliştiriyoruz.
İslam veya Kur'an ve sünnet, tabir yerindeyse modeli
eskimeyen, her çağa uyumlu, son model bir araba. Tek eksikliği, bu aracın
dilinden anlamayan kaptan eksikliği ve bu arabadan faydalanmak için araca binen
ve bu araçtan nasıl faydalanacağını bilmeyen yolcu eksikliği. Sürmeyi ve içinde
yolculuk yapmayı bilmeyen Kur'an ve sünnet tabileriyiz ya da bildiğinizi sanan
kişileriz. Hepimizin son model arabası da farklı. Her son modele binen de
Kur'an ve sünnete tabi olan biziz diyor. Tüm çabamız da son model aracımıza
aldıklarımızla birlikte diğer son model arabaya binenlerle yarış halindeyiz.
Kim kimi geçecek, kim daha fazla yolcu alacak gibi.
Özetlersem, içine bindiğimiz son model arabada sorun yok.
Kılavuz kabul ettiğimiz Kur'an ve sünnette de sorun yok. Sorun anlayışımızda.
Ayet ve hadislere yüklediğimiz anlamlarda. Anlayış kapasitemizde. Anladığımızı
sorgulayamayışımızda ve yaptığımız yorumlarda. Ufkumuzun geniş olmamasında, başka
görüşlere kapalı oluşumumuzda, toplumsal yapıyı kestiremeyişimizde… Üslup, yol,
yordam bilmeyişimizde ve ikna kabiliyetimizde. Herkes bu şekildedir demiyorum,
mutlaka istisnalarımız vardır. Ama çoğunluk için kısaca idrak yoksunuyuz
diyebilirim. Allah bize idrak ve samimiyet versin.
*10/10/2020 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.