6 Ocak 2026 Salı

Yatak Odaları Güvenli Değilmiş!

Maduro olayı gösterdi ki ülkelerin bir numaralarının istirahat etmek için girdikleri yatak odaları bile güvenli değil.

Sen koca ülkeyi yönet. Bir sözünle herkesi inlet. Yediğin önünde, yemediğin arkanda olsun.

Halka hizmeti her şeyin üstünde görüp saçını süpürge et. Halkına üç haneli enflasyon, hayat pahalılığı dahil her şeyi ver. O halk senin için kılını kıpırdatmasın. Nankörlükten başka bir şey değil bu. İnsanoğlu çiğ süt emmiş dedikleri böyle bir şey olsa gerek.

Nasıl bir dünya ki sabahtan akşama hizmet için koştur, didin. Gece üç beş saat dinlenmeni sana çok görsünler.

Kişi sandıkla gelir, sandıkla gider dedikleri demokrasi kuralı da hava ve cıvaymış.

Halkın, ülkenin ve ülkeyi yönetenlerin onuru da orman kanunları nezdinde bir hiçmiş.

Devlet başkanı da olsan dünya dedikleri sıkıntı ve dertmiş. Dünyaya gözlerini ağlayarak açmanın anlamı da eyvah ben dünyaya geliyorum, yandım demekmiş.

Makam, mevki, para, pul, şöhret, Karun gibi zengin olmak ve gücü elinde bulundurmak, pekala yatak odasında bir anda bitebiliyormuş. Müflis tüccar dedikleri böyle bir şey olsa gerek.

Kişi, ne oldum dememeli, ne olacağım dedikleri bu olsa gerek.

Her gücün üstünde bir güç vardır, dinsizin hakkından imansız gelir dedikleri herhalde böyle bir şey olsa gerek.

İstirahat için yarım ölüm dedikleri uykuya dalıyorsun. Gözünü açınca uykunun yarım ölüm değil, tam ölüm olduğunu anlıyorsun.

Acı sona dair verdiğim örnekler uzar gider. Böyle acı sonlarla karşılaşmamak, ölmeden ölmemek ve her gün kabus görmemek için geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin devlet başkanları, bir gece sabaha karşı yatak odasından derdest edinmemek için ne yapmalılar? Bunu kendime saklıyordum ama görünen o ki benim devlet başkanı olacağım yok. Bu tedbirimi yazayım da bari mevcut devlet başkanları faydalansın. Böylece benim de çorbada tuzum olsun. Bakarsın bu önerimden sonra devlet başkanları, “Bundaki akıl ne bizde ne de Trump’ta var. En iyisi biz bunun aklından faydalanalım deyip beni başdanışman olarak görevlendirirler.

Nedir tedbirin derseniz? Buyurun:

Devlet başkanlarına ait yatak odası olmayacak. Hayda! Hiç uyumasınlar mı demeyin. Az sabır.

Her devlet başkanı uyumak istediği zaman kendine mezar evler yapacak. Mezar evleri bir tane değil, ülkenin tüm mezarlarının içine bildiğimiz mezar görüntüsünde mezar evler yapılacak. Yani üstü diğer mezarlar görüntüsünde olacak, alt tarafı ise bildiğin yatak odası olacak. Bu yatak odasında her türlü konfor olacak.

Devlet başkanları buralarda istirahat edecekler. Böylece güzel bir uyku geçirerek gündüzün yorgunluğunu üzerlerinden atacaklar. Güne daha dinç uyanacaklar. Çünkü burada onları kimse rahatsız etmez. Trump özel kuvvetlerine emir vererek gidin, şunu alın gelin derse, devlet başkanını bulamayacaklar. Nasıl bulsunlar? Çünkü bir devlet başkanının mezarlıkta bir mezar evde yattığı kimsenin hatta şeytanın bile aklına gelmez.

Diyelim ki mezarlıkta bir mezar evde kalıyor istihbaratını aldı. Koca ülkede tüm mezarlıkları kazmaları gerekecek. Bu da bir devlet başkanına zaman kazandırır.

Bir devlet başkanının mezar evde kalması, güvenliği yönünden elzem olmakla beraber aynı zamanda öldükten sonra başkan yatacağı yere yabancılık çekmeyecek. Çünkü her fani nasılsa ölümü tadacak. Mezar evinde ölünce, öldüğü mezara gömülür. Ayrıca merasime gerek kalmaz.

Temizlik Timi

Çoğu okul ve cami WC'lerinin temizlik sorunu olduğu bilinen bir gerçek. İhtiyacı gidermek için ne okul ne de cami tuvaletlerine girilebilir. Mecburiyetten girildiğinde görüntü ve koku mideyi bulandırıyor.

Bazı okul ve cami tuvaletleri tertemiz. Ama bunların sayısı az.

Şu bir gerçek ki okulların ve camilerin temizliği problem.

Camilerin temizlik görevlisi yok. Okulların çoğunda hizmetli eksikliği var. Okulların bu eksikliği her yıl İŞKUR elemanlarıyla giderilmeye çalışılıyor. İŞKUR elemanları da haydi dediğin zaman gelivermiyor. Ya geç göreve başlıyor ya da erken ayrılıyor. Başlayıp işi beğenmediği için ayrılanın yerine yenisi gelinceye kadar beklemek de işin cabası.

Bir de İŞKUR aracılığıyla görevlendirilenler her yıl değişiyor. Haliyle okul ve kurumların hizmetlisi de her yıl sil baştan yenileniyor. Bu demektir ki bir yıl boyunca tecrübe kazanan bir temizlik görevlisi öbür yıl olmuyor. Yerine yeni bir acemi geliyor. Bu durum yıllardır böyle.

Okul ve camilerin temizlik işini kökten çözmek lazım. Bunun için başka kalıcı seçenekler devreye sokulabilir.

Benim ilk aklıma gelen seçenek, belediye imkanlarından yararlanma. Belediyelerin personel sorunu da yok. Ayrıca çarşı merkezindeki belediyeye ait WC'lerin temizliği göz önüne alınırsa belediyelerin bu işi çok iyi yaptığı bir gerçek. Bu nasıl olacak?

Belediyelerle müftülükler, belediyelerle il milli eğitim müdürlükleri kendi aralarında bir protokol hazırlar.

Bu protokole göre cami ve okulların temizlik sorumluluğu belediyelere verilir.

İŞKUR aracılığıyla okullara temizlik görevlisi görevlendirilmez.

Cami ve okulların temizliği için ne kadar temizlik görevlisine ihtiyaç varsa belediyeler personel ihtiyacını İŞKUR'a bildirir. Yeterince eleman belediye emrine verilir.

Belediyeler tüm cami ve okulların temizliği için bu elemanlardan bölge bölge temizlik timi oluşturur.

Oluşturulan bu timler bölgesine göre bir planlama yaparak okul okul, cami cami dolaşır. Kirlenen yerleri belli gün, saat, hafta temizler. Cami ve okulların kirlenme yeri ve durumuna göre değişiklik gösterebilir. Mesela camiler haftada bir temizlenirken tuvaletleri günde en az iki defa temizlenebilir. Okulların WC’leri günde en az üç defa temizlenirken ders bitimi sınıfların temizliği yapılabilir.

Bu temizlik timiyle her okula personel görevlendirilmediği için daha az eleman çalışacak. Aynı kişilerle daha fazla okul ve cami temizlenecektir.

Çok uzak olduğundan dolayı belediyenin elinin ulaşamadığı yerlere hem cami hem de okulu temizlemek için bir eleman görevlendirilir.

Temizlikte kullanılacak temizlik malzemesi giderleri için müftülükleri ve milli eğitim müdürlükleri ya da Maliye ve Hazine Bakanlığı belediyelere ödeme yapmalıdır.

Temizlik timinin kullanacağı araçların yakıt giderleri ve görevlendirilen elemanların maaşları devlet tarafından karşılanmalıdır.

Cami ve okulların temizliği için yaptığım önerinin aksayan yönleri olabilir. İlave ve çıkarımlar yapılabilir. Bazı özel durumlara farklı seçenekler sunulabilir.

Belediyeler gözetiminde oluşturulacak bu temizlik timinin çok profesyonel olacağını, temizlikte mesafe alınacağını, verimin elde edileceğini, devletin daha az hislerimin olacağını düşünüyorum.

Bu protokol ile okul ve camilerimiz tertemiz olacaktır. 

5 Ocak 2026 Pazartesi

Kendine Müslüman

Teneffüs zili çalınca WC’ye geçtim. WC çok temiz değil ama idare eder. En azından çoğu cami tuvaletlerinden daha iyi.

Üç dört kabini var tuvaletin. Kabinin biri normal büyüklükte, diğerleri ise dar mı dar. Normal kabin boş ise kimse diğer kabinleri tercih etmez.

Personel ve dışarıdan; kayıt, ziyaret ve iş gereği gelenler de kullanıyor aynı WC’yi.

Yeterli olmaya yeterli değil.

Bu girişimde WC daha bir kirli idi. Daha doğrusu çamur izi. Biri dışarıda adeta çamurun içine belenmiş, ayakkabısını sağa sola silmeye ihtiyaç duymadan doğru WC’ye gelmiş ve normal büyüklükteki kabine girmiş. Tüm çamuru kabine sıvayıp gitmiş. Arta kalanları da tuvaletin her bir yerini adımlayarak lavaboların olduğu yere bırakmış. Kısaca WC bir baştan öbür başa çamur olmuş.

Tüm bunları ayak izinden anlıyorum. Belli ki görgü nedir bilmeyen bu kişi imzasını böyle atıyor. Ne diyeyim böylesine. Yarma mı diyeyim. Bedevi mi bilemedim.

Haydi temizlik nedir bilmiyorsun. Dışarıda o kadar asfaltın arasında kenar köşedeki toprağa girdin. Mübarek ayağını silip öyle gir okula. Haydi sıkışıp soluğu WC’de aldın. İhtiyacını giderdikten sonra maşrapaya su doldurup pekala çamurladığın yerlere su dökerek temizleyebilirdin. Ama yarma birinden bunu beklemek safdillik olur. Zira böyleleri temiz yer arar. Temiz yere girer. Orayı kirletir. Sonra çeker gider.

Az sonra WC’ye geri gelse, batırdığı kabine, burayı ben batırdım, gireyim demez. Diğer temiz kabinlere yönelir. Hiç temiz yer bulamasa, buralar niye böyle pis. Temizleyen yok mu diye yaygarayı basar. Çünkü o kirletecek, ardından biri temizleyecek. Böylesine ancak kendine Müslüman denir.

Hasılı yarma ve bedevi kişinin çamura belediği kabini temizlemek bana düştü. Girince temizleyeceksin. Efendim, ben böyle buldum, böyle bırakıyorum demek bana uymaz.