12 Ağustos 2023 Cumartesi

Cuma Tatil Olmalı mı? *

04.08.2023 tarihli Cuma hutbesinin konusu, CUMA: HAFTALIK BAYRAM GÜNÜMÜZ başlıklı yazı idi. Cumaya gidenler bu hutbeyi dinledi. Namazını kılan işine gücüne dağıldı.

Bu hutbenin ardından bir cuma daha geçti ama taraflar arasında bu hutbenin yankıları devam ediyor. Bir kesimin tepkisini diğer kesimin göğsünü okşayan hutbenin son paragrafında geçen şu cümleler idi. “İş yerlerimizdeki mesai saatlerini, okullarımızdaki ders programlarını Cuma namazının vaktine göre düzenleyelim”. Bir kesim, iş yeri ve okulların cuma namazına göre ayarlanması isteğinin bir ileri aşamasının cuma gününün tatili olacaktır demek suretiyle tepkilerini dile getirirken diğer kesim ise “Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın yanındayız! Başkanın cuma günleri öğrencilerin ve çalışanların namaz vecibelerini yerine getirebilmeleri için çalışma ve ders saatlerinin düzenlenmesine yönelik teklifini destekliyoruz. Bu konuda verilen tepkileri doğru bulmuyoruz." paylaşımıyla sosyal medyada Sayın Erbaş'a destek veriyor. 

Böyle bir tartışmaya şaşırmadım. Çünkü bu ülke için vakayı adiyedendir bu tür tartışmalar. 

Tepki gösterenlere gelelim. Bu ülkede cuma günleri tatil olmaz. Tatil olsa da kıyamet kopmaz. Zaten daha önce cuma günleri tatil idi. Dünyayla entegre olmak amacıyla cuma günü tatili kaldırılmıştır. Şu aşamada ve daha sonra cuma gününün tatil olmasına ihtiyaç var mı? Yok. Cuma günü çalışmak, okumak cuma namazına mani midir? Değil. Zaten cuma ayetinin devamında "Namaz kılınınca yeryüzüne dağılın. Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın" demek suretiyle Allah cuma gününün tatil edilmesini, yatılmasını istemiyor. Bilakis çalışmayı teşvik ediyor. Çalışan ve okuyanlar için cuma namazı planlaması, cumaya gidecekler için bir kolaylıktır. Böyle bir planlama laikliğe falan aykırı olmaz. Devletin kuralları da çiğnenmiş olmaz.

Cuma namazı planlamasını yanında cuma günlerinin tatil olmasını isteyen bir kesim yok mu? Var. Bunlar "Nasıl ki cumartesi Yahudilerin, pazar Hıristiyanların bayramı ve ibadet günü ise bugünler bundan dolayı tatil oluyorsa, cuma da Müslümanların bayramıdır ve cuma namazı vardır. Bugün tatil olsun, rahatça cuma namazı kılınsın" diyor. Cuma planlamasına tepki gösterenlerin endişesi bu tür söylemlerden kaynaklanmaktadır. “CUMA: HAFTALIK BAYRAM GÜNÜMÜZ” başlığı da tatil havasını içinde barındırıyor. Çünkü bizde bayram demek tatil demektir. Bayram günü çalışılır mı? Uzanıp yatacağız anlaşılır.

Çalışan ve öğrenciler için cuma planlaması teklifine destek verenlere gelince, sanırsın ki bu insanlar bu ülkede yaşamıyor. Çünkü okullar, cumaya gitmek isteyenler ibadetini yapabilsin diye öğretmenlerin ders programını nicedir ona göre planlıyorlar. O gün kadın öğretmenlere ders veriyorlar. Erkek öğretmenlere ya o gün ders vermiyor ya cuma saatine gelen ders saatini boşaltıyor ya da cuma saatine göre sabah dört saat işleniyorsa, yerine göre beş saate çıkarıyor, beş işliyorsa dörde indiriyor. Ders saati bile olsa cumaya gitmek isteyen öğrenci ve öğretmen rahatça cumasına gidiyor. Yanlış hatırlamıyorsam, yetkili konfederasyon ile hükümet arasında yapılan maaş ve özlük hakları görüşmesinde; memur, öğretmen ve personele cuma kolaylığının sağlanması maddesi uzlaşılan maddelerden biri. Yine bildiğim kadarıyla cuma namazı kolaylığı için okullara yazı gönderildi. Memur ve işçi hakeza cumasına gidiyor. Kısaca çalışan ve öğrenciler için cuma namazına gitme kolaylığı nicedir sağlanıyor. Cuma kılmak isteyenler için ülkenin hiçbir yerinde ve kurumunda bir zorluk çıkarıldığını düşünmüyorum. Durum bu iken yani sözlü veya fiili olarak bir cuma engeli yok iken hutbede, böyle bir planlama yapılmasının istenmesi manidar. Manidar olduğu kadar gereksiz bir tekliftir. Bu teklif namaz kılan birine namazını kıl veya namaz kılmasına izin veren birine buna izin ver demek gibidir.

Kısaca bu ülkede kimseye cuma zorluğu çıkarılmıyor. Ülkenin böyle bir sorunu yok. Olmayan sorun üzerine konuşmak abesle iştigaldir. Erbaş, zait teklifte bulunacağına, “Bu ülkenin üretim sorunu var. Üretmiyoruz, tüketiyoruz durmadan. Üretime gereken önemi verelim, gereksiz harcama yapmayalım. Cuma ile işi, namaz ile işi karıştırmayalım. İkisini birlikte yürütelim. İkisi birbirine mani değildir. İşte namazımızı kıldık. Şimdi üretme zamanı. Haydi herkes işinin başına, deseydi namazdan sonra rızkınız için dağılın ayetine uygun hareket etmiş olurdu.

*18/08/2023 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde Aşır Karye ismiyle yayımlanmıştır.

11 Ağustos 2023 Cuma

B.k mu, Sidik mi?

Şu iki kişiden hangisini seçersin?

Hiçbirini. 

Niçin?

Benim için bir anlam ifade etmiyorlar. 

Diyelim ki birini seçmen gerekirse?

Yine seçmem.

Niye?

Biri b.k diğeri sidik de ondan.

Mecbur kalırsan, herhalde sidiği tercih edersin değil mi?

Hayır.

Niye? Sidik öbürüne göre daha ehven değil mi?

Sidik öbürünün habercisidir. Önce sidik gelir, ardından öbürü.

Aralarında fark yok mu?

Yok.

Halbuki sidik biraz hafif değil mi?

Sidik biraz ehven gibi görünse de biri önden, diğeri arkadan çıkar. Farklı yerden çıksalar da her ikisi de koku verir. Her ikisi de aynı yere gider.

Ama rahatlatma yönleri yok mu?

Olmaz olur mu? Kişi önden ve arkadan boşaltınca rahatlar. Esas sıkıntı bunların boşalmamasında.

Bak, faydaları varmış.

Kişiye faydası var. Bırakılan yeri kokuturlar. Buralara girmeye mecbur kalan neredeyse burnunu tıkar. İhtiyacını çabucak gideren oh be dünya varmış diyerek soluğu dışarıda alır. Bu b.k ve sidiğin zorunluluk dışında gönüllü müşterileri vardır. Bunlar fırsatını buldu mu buraya damlar. Ayrılmayı da bilmezler. Çünkü b.k ve sidikten beslenirler.

Kimdir bunlar?

Kara sinekler. Kokuyu gören damlar buraya. Sabahtan akşama burada oyalanırlar ve bayram ederler.

Kafayı bozdun b.k ve sidikle. Başka örnek veremez misin?

Sen örnek iste. Biri ölüm diğeri sıtma. B.k ölüm, sidik sıtma. Ölümden korkan sıtmaya sığınır. Sıtmaya razı olmayan, ölümü göze alması lazım. Kimse de ölüme razı olmayınca bundan iyisi can sağlığı deyip sıtmaya rıza gösteriyor. Zaten istenen de bu. Ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar. Elin mahkum b.k ve sidikle yaşamaya.

Başka seçenek yok mu?

Yok maalesef.

Eynal Kaplıcaları

Bugün de istikamet Eynal Kaplıcalarına. Evliya Çelebi "Böylesini görmedim demiş" bu kaplıca için. Bakalım öyle mi, değil mi, gidip göreceğim sizler için.

Fazla da uzak değilmiş gölünü görmediğim Çitgöl Kaplıcalarına. Toru topu 3.3 km diyor harita. Yürüyünce 4.2 olduğu ortaya çıktı. Merkez Bankasının yıl sonu enflasyon tahminleri gibi biraz şaşmış ama olsun. Ne kadar yürürsem, benim için kâr.

Yürüyerek gidip geleceğim buraya. Değmez bu kadar yol için yürüyüşe ama ne yapacaksınız ki bugünkü bahtıma bu kadar yol çıktı. Mesafe dediğin biraz olacak. Bir güzel ter atacaksın. 

Be adam, yürüyüş için mi bu kadar yolu teptin yoksa kaplıca için mi derseniz, hem yürür hem de kaplıcaya girerim ve şifayı çift taraflı kaparım.

Fazla gevezeliğe ne hacet. Yolculuk beni bekliyor. Görevi yürümek olan bu ayakların hakkını vermek lazım. Böylece arabanızın yakıt yakmasından da tasarruf etmiş olursunuz. Sakın itibardan tasarruf olmaz demeyin. Hele bu zamanda tasarrufu şiddetle öneririm.

Unutmayın ki yürümek masraflı değil. Spor ayakkabısını geçiriyorsun. Ter emen bir penye ve bir eşofman. Hepsi bu kadar. Yolları da aşındırmamış olursunuz bu yolla. Sağlık yönünü söylememe gerek yok. Aynı zamanda ayakların zekâtıdır yürümek. Nasıl ki zekât, verdikçe mal azalmayıp bereketleniyorsa, zeka da kullandıkça eksilmeyip artıyorsa, ayaklar da yürüdükçe açılır. Uzaklar yakın olur.

Kaplıcadan ziyade bir yerleşim yeri görüntüsü var. Sosyal tesisleri, alışveriş merkezleri, lunaparkın her türlüsü (langırt ve çarpışan araba dahil), mangal yakma yerleri, çay bahçesi ve lokantası bolca var. Kaplıca evlerinin içini görmedim ama genelde tek katlı.

Güzel bir camisi var. Cami bahçesine girerken sağda solda değişik kimselere ait güzel sözler yazılmış. Ayrı bir güzellik veriyor. Kaplıca suyuna girmek istemeyen buraya gelip her gün bir söz öğrenebilir.

Cami güzel ve bakımlı. Camiyi diğer camilerden ayıran en önemli özellik, camiye giderken yolun sağ ve solundaki çimlerin üzerine, önemli kişilerden güzel sözlere yer vermiş olması. Bahçesi müsait olan cami görevlileri de caminin değişik bölgelerine ve camiye girişlerde böyle yazılara yer verebilirler. Yazılar, soğuk ve sıcaktan, yağmur ve yağıştan etkilenmiyor.

Gelen cemaatin salgın kurallarına uymaması, imamı tak ettirmiş. Misafirsen misafir. Buraya gelen herkes misafir. Kurallara uyalım, kul hakkına riayet edelim şeklinde yazı yazmasına sebep olmuş.

Bu kısa yazımla Eynal Kaplıcaları anlatılmaz. En iyisi kendinizin görmesi. #eynalkaplicalari 11.08.2021