16 Ağustos 2019 Cuma

Bezdiren İnternet Siteleri *

Bir haber sitesinin bir haberi nasıl verdiğini, sadede ne vakit geldiğini, haber diye yazdığının incir çekirdeğini doldurmadığını dikkatinize sunmak istiyorum:

Haber başlığı: Ziya Selçuk'tan son dakika yeni ders açıklaması
Alt başlık: Ziya Selçuk'tan son dakika yeni ders açıklaması
I/16: FLAŞ GELİŞME 
Ziya Selçuk'tan son dakika yeni ders açıklaması
2/16: Milli Eğitim bakanı ziya Selçuk önemli açıklamalarına devam etti.
3/16: Dün verdiğimiz flaş açıklamaların ardından bugün de Selçuk'tan flaş açıklamalar geldi.
4/16: Bakan Selçuk, gündeme ilişkin değerlendirmeleri ile birlikte eğitime dair önemli bir konuyu gündeme getirdi.
5/16: Selçuk, yeni okutulacak ders için detayları verdi.
6/16: İşte Bakan Selçuk'un yeni okutulacak dersle ilgili açıklamaları ve gelişmenin detayları:
7/16: Bakan Selçuk'un sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalar:
8/16: Bakan Selçuk'tan Sosyal Medya Okuryazarlığı Dersi Açıklaması
9/16: Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, kişisel twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada sosyal medya okuryazarlığı dersi ve SERÇEV Engelsiz MTA Lisesi'nden bahsetti.
10/16: Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, ''Sosyal medya okuryazarlığı dersini okullarımıza ilaveten Halk Eğitim Merkezlerinin programına da aldık. 
11/16: Siber zorbalık, siber bağımlılık, kişisel bilgilerin korunması, sosyal medyada nezaket dili,
12/16: doğru ve sınırlı kullanım konularında verilecek derslere katılım ücretsiz olacak.'' dedi.
13/16: Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, ''SERÇEV Engelsiz MTA Lisesi, bir tersine kaynaştırma okulumuz.
14/16: Normal gelişim gösteren öğrencilerle, serebral palsili öğrencilerimizin birlikte eğitim aldığı meslek lisemiz bu yıl ilk mezunlarını üniversiteye gönderdi.
15/16: Gençlerin azimlerinin tüm çocuklarımıza örnek olması dileğiyle.'' dedi.
16/16: (Ziya Selçuk'a ait bir fotoğraf)

16 sayfalık haberde Sayın Ziya Selçuk'a ait birbirine benzer 15 resim ve 9 reklam var. Verdiği haber de yukarıda. Takdirlerinize sunuyorum. Allah aşkına soruyorum, bu haber kaç cümlelik bir haber, ne kadar yer kaplamış? Maalesef bu şekil haber yapan internet sitelerinin sayısı da az değil. Sadede gelmiyorlar bir türlü. Haberi hazırlayıp yayıma veren, aynı cümleyi tekrar tekrar kopya ediyor. İnsan utanır da aynı cümleyi farklı şekilde bari ifade eder. 

Merak ettiğim bu tür haber sitesinde çalışanlar ne mezunu? Önüne gelen çalışıyor mu buralarda? Eğer bu haberi hazırlayan okulda olsa kesintisiz sınıf tekrarına kalır. Yazık gerçekten! Yoksa benim bilmediğim bu tür haber şeklinde bir hinoğlu hinlik mi var?

*18/09/2019 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.




Hükümetin Zam Teklifi Gözlerimi Yaşarttı *


2020, 2021 yıllarına ait kamu işçisine yüzde 8+4+3+3+enflasyon farkı ve maaşı 3500 TL'nin altında kalan işçiler için 150 TL seyyanen zam veren hükümet, memurlara 3.5+3+3+2.5+enflasyon farkı önerdi. 

Verilen ve teklif edilen zamda değilim. İşçiye verilen ve üzerinde anlaşma sağlanan zamda da gözüm yok. Az veya çok demiyorum. Hükümet, teklif ettiği zam oranını ne kadar yukarı çeker? Doğrusu hiç umurumda değil. Garibime giden ve merak ettiğim, işçi ile memur aynı ülkede yaşamıyor mu? Bu iki kesim ekonomik verilerden aynı oranda etkilenmiyor mu? Her ikisi de bordro mahkumu değil mi? Her ikisinin de maaşı genel bütçeden verilmiyor mu? Aynı dönemleri kapsayan zam yüzdesi niçin birinde farklı, diğerinde farklı olur?  

Ne zaman verilen zam yüzdesi gündeme gelse bir de kümülatif zamdan bahsederler. Kümülatifi bir tarafa bırakıp verilen ve teklif edilen zam oranına bir bakarsak işçi ile memur arasında yüzde 6'lık bir fark var. Acaba bu yüzde 6'lık fark birinin grev hakkının olması, diğerinin olmaması mı?

Burada yanlış anlaşılmasın. İşçiye çok verildi, memura az teklif verildi, bu haksızlık iddiasında falan değilim. Aslında aynı dönemi kapsayan zam görüşmelerinde bir emsal olması gerektiğini düşünüyorum. Memur fazla istese "Kusura bakmayın, biz işçiye bu kadar verdik, yukarısını veremeyiz" denebilirdi. Buna da kimsenin itirazı olmazdı. Yine işçi ile yapılan zam görüşmesinde anlaşma sağlanınca "Kamu emekçisine verilen zam yüzdesi belli oldu. Bu zam oranları memurları da bağlar" denebilir, ayrıca bir görüşmeye ve sözleşmeye ihtiyaç kalmazdı.

Kimse kusura bakmasın, teklif edilen bu zam komedisini anlamış değilim. İşçi-memur arasındaki yüzdelik farkın hikmetini de aynı şekilde anlayamadım.

5.dönemi yapılmakta olan toplu sözleşme görüşmeleri niçin yapılır, hükümet ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti her iki yılda bir, ağustos ayı boyunca niçin bir araya gelir? Nasılsa beş dönemdir aynı komedi devam ediyor. Kamu sendikaları yüksekten uçuyor, beklentilerini açıklıyor, hükümet ise zırnık koklatmıyor. Bir ay boyunca otur, kalk; sonuç, imam bildiğini okur misali hükümet de kendi dediğini dayatıyor. 

Merak ettiğim, Kamu Görevlileri Sendika Heyeti zam pazarlığı için niçin hazırlık yapıp hükümetin karşısına geçer, niçin kendisini yıpratır? İki yılda bir tekrarlanan bu bildik sahnenin figürü olmamalı. Ne takdir ediyorsan o olsun, hatta hiç vermeyebilirsin demeli. Gerçekten hiç vermese daha iyi. Memurla eğlenir gibi teklif veriyor. Hatta hükümet, önemli vaktini memura falan harcamamalı. Kanuna "Memura, enflasyonun üzerinde bir puan refah payı verilir" maddesi ekleyerek yoluna devam etmeli. Beğenmeyene "Sen bilirsin, daha kapı orada" demeli.

Bu durumda hükümet "Türkiye gerçekleri bir puanlık zammı kaldırmaz" desin. İnanın çalışanlar bunu daha makul görebilir. Yeter ki tüm çalışanlara eşit ve adil davransın. Kamu Görevlileri adına masada oturan heyet de  "Buyur, kendin çal, kendin oyna" deyip bir daha geri dönmeyecek şekilde görüşme masasını terk etmeli.

*19/08/2019 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.


15 Ağustos 2019 Perşembe

Sosyal Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı *

Siyasi partilerimizin en büyük eksikliği sosyal medyadan sorumlu bir genel başkan yardımcısı atamamaları. Her ne kadar bu eksikliği, gönüllü seçmenleri tespit edip partilerinin yerini doldurmaya çalışsa da iş, amatörce ve fahri olarak yapılmaktadır. Partilerimize düşen, bu eksikliği giderecek yetişmiş elemanlarını tespit edip sosyal medyada profesyonelce görevlendirme yapmaları.

Partilerimiz bu alanda yetişmiş eleman ne gezer diye düşünmesinler. Biraz işlerinden başlarını kaldırıp sosyal medyaya bir göz atsalar, gönüllü olarak bu işi zaten yapan seçmen kitlesinden yüzlercesini bulabilirler. Belki burada sorun, bu alanda yetişmiş eleman sayısı fazla olduğundan partilerimiz sosyal medyadan sorumlu genel başkan yardımcılarını seçmede biraz zorlanabilirler. Çünkü paylaşımlarıyla diğerlerine taş çıkartan, birbirinden mükemmel o kadar çok gönüllüleri var. Bunun da çok problem olacağını sanmıyorum.  Zira bunun da kolayı var: Ya toplayıp hepsini bir sınava tabi tutup en iyisini seçecek ya da sosyal medyada parti propagandası yapan ve rakip partileri kötüleyen herkesi genel başkan yardımcısı olarak görevlendirecekler. 

Ben böyle öneri sunarken partilerimiz, bir veya çok kişiyi genel başkan yardımcısı olarak görevlendirmek bir maliyet getirir diye düşünebilirler. Bence düşünmelerine gerek yok. Çünkü görevlendirecekleri yardımcılara para/ücret/maaş ödemelerine gerek yok. Zaten bu işi meccanen yapıyorlar. Çünkü bu tür paylaşım yapanların  çoğu devlet görevlisi. Zaten devletten maaş alıyorlar. Ayrıca birkaç yerden para almalarına gerek yok. Burada partilerin bu kişilere yapacağı "Sosyal medyadan sorumlu genel başkan yardımcısı" unvanını vermek, bir de taltif. Yani "Paylaşımların göz dolduruyor, hepsini takip ediyoruz ve bu yaptıkların karşılıksız kalmayacak. Biz bunları not ediyoruz" demek. Bu, onlara yeter de artar bile.

Burada partiler bu işi yapan gönüllülerine bir görev taksimi yapabilirler. Çünkü sosyal medya çok geniş bir alan. Biri, sürekli partinin propagandasını yapar; diğeri, parti haberlerini verir; öbürü partinin günlük programını paylaşır; bir diğeri partinin Suriye politikasını savunur/eleştirir veya düşmanlığını yapar; bir başkası rakip veya diğer partileri kötüler; bir diğeri partinin geçmişten günümüze yaptığı icraatları sayar döker, kafalara vura vura yerleştirmeye çalışır. Hala anlamıyorlarsa "nankörler" vs der.

Gördüğünüz gibi sosyal medya çok bakir bir alan. Partilerimiz tüm işleri en iyi şekilde yaptıkları gibi bu alana da bir el atsalar çok iyi olur kanaatindeyim.

* 11/11/2019 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.