Ünlü bir filozofa sormuşlar:
-Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?
Filozof cevap vermiş:
-Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan...
***
Sokrat ölüme mahkum edildiğinde eşi:
-Haksız yere öldürülüyorsun diye ağlamaya başlayınca,
Sokrat:
-Ne yani, bir de haklı yere mi öldürülseydim?
***
BEŞ İNCELİK
Konfüçyus dedi ki: "Beş inceliği yücelt, dört kötülükten kurtul."
Öğrenci sordu: "Bu beş incelik nedir?"
Konfüçyus dedi ki: İyi insanlar:
. Müsrif olmadan eli açık olurlar;
. Gocunmasız çalışkan olurlar;
. Haris olmadan istek duyarlar;
. Mağrur olmadan rahat davranırlar;
. Ürkütücü olmadan saygın olurlar."
Öğrenci sordu: Dört kötülük nedir?"
Konfüçyus yanıtladı:
. Nasihatsız infaz etmek, bu gaddarlıktır.
. Öğretmeden başarıları ölçmek, bu kabalıktır.
. Yönetimde gevşek olup sınırlar koymak, bu kötü niyettir.
. Başkalarının hakkını verirken cimri davranmak, bu bürokrat olmaktır. 28/01/2015
28 Ocak 2017 Cumartesi
İncir çekirdeğini doldurmayan toplantılar...
-Nereden geliyorsun?
-Toplantıdan.
-Ne toplantısı bu durmadan?
-Yöneticilerimizin aklına estikçe...
-Sonuç, var mı bir gelişme. Neyi çözdünüz bugüne kadar?
-İncir çekirdeğini doldurmaya çalışıyoruz.
***
-Osmanlı niçin yıkıldı?
-Dışarıdakilerin emelleri, içerideki uzantıları sayesinde.
-Bizim yöneticiler armut mu topluyordu bu esnada?
-Bizimkiler yoğun bir şekilde çalışıyorlardı.
-Devlet yıkılırken ne işi bu?
-Toplantı üzerine toplantı yapıyorlardı. Birinden çıkıp diğer toplantıya geçiyorlardı.
-Toplantılardan sonuç almışlar mı bari?
-Nerede! Nafile turlarıydı onlarınki. O kadar toplantı sığdırmışlar bir güne. Ama, canım Osmanlı'yı yıkılmaktan kurtaramamışlar. 28/01/2016
-Ne toplantısı bu durmadan?
-Yöneticilerimizin aklına estikçe...
-Sonuç, var mı bir gelişme. Neyi çözdünüz bugüne kadar?
-İncir çekirdeğini doldurmaya çalışıyoruz.
***
-Osmanlı niçin yıkıldı?
-Dışarıdakilerin emelleri, içerideki uzantıları sayesinde.
-Bizim yöneticiler armut mu topluyordu bu esnada?
-Bizimkiler yoğun bir şekilde çalışıyorlardı.
-Devlet yıkılırken ne işi bu?
-Toplantı üzerine toplantı yapıyorlardı. Birinden çıkıp diğer toplantıya geçiyorlardı.
-Toplantılardan sonuç almışlar mı bari?
-Nerede! Nafile turlarıydı onlarınki. O kadar toplantı sığdırmışlar bir güne. Ama, canım Osmanlı'yı yıkılmaktan kurtaramamışlar. 28/01/2016
Alın turşusunu kurun! *
Yunanistan'a kaçan darbecilerin Türkiye'ye iadesini
komşumuz reddetmiş. Hayırlı olsun. Tepe tepe kullansınlar. Hatta turşularını
kursunlar. Batmış bir ekonomileri olmasına rağmen az bir fedakarlık daha
yaparak heykellerini diksinler. Geçmişe dayanan komşu düşman kardeşliğimiz var.
Düşmanımın düşmanı dostumdur mantığının gereğini yapmaları meşreplerine de
uygundur ne de olsa.
Açlıktan ağızları kokuyor,
neredeyse birbirlerini kıracaklar, personel maaşını vermek için dilenip
duruyorlar. Alışkınlar ne de olsa. Üç-beş kuruş daha dilenip bizim darbe
artığı, asker bozuntularını beslesinler. Ölmüş eşek kurttan mı korkar. Nasılsa
Batı'nın yaramaz çocuğu. Yıllardır DHKP-C'yi besliyorlardı zaten. Ha bir sekiz
tabak daha ilave ederler olur biter. Değil mi ki bunlar TC'ye düşmanlar. Gerekirse
devletlerini satar, yine bakarlar bizim başarısız, beceriksiz hainlerimize.
Hatta bu darbeci artıkları hoşlarına gittiyse bizde daha epey çok, bunların
general seviyesinde üst rütbelileri de var bizde. Verelim onlara da baksınlar
ömür boyu. Üstelik yetişmiş eleman. Rütbelerine göre Yunan ordusunda görev
versinler. Ordu adlarını da değiştirsinler. 'Yunan Hain Ordusu' adını
versinler. Hatta onlardan casus olarak bile faydalanabilirler. Ne de olsa
içimizde biz besledik, biz büyüttük onları. Kendilerine bilgi akışı da
sağlarlar.
Ağzından bal damlıyor, hay aklınla
bin yaşa. Biz bunu düşünemedik. Fakat biz bunların dilinden anlamayız, sonra
bizi dinler mi bunlar derseniz sizin için bir iyilik daha düşüneyim. Onların
dilinden anlayan, onların akıl hocası olan dış güçlerin maşası biri var, deniz
ötesinde. İsteyin. İnanın onu da size bedava verirler. Hazır yetişmiş eleman.
Bundan sonra sizin bize direk olarak düşmanlık beslemenize gerek yok. Maşa varken elinizi
niye ateşe sokacaksınız. Bu iyiliğimi de unutmayın. Onlar içinizde bize karşı
düşmanlık yaparken siz mızıkçılık yaparak gidin maşalığını yaptığınız
efendilerinizden yine para isteyin. İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü
kara denir bizde. Almanya, İngiltere, ABD vb para vermezse "Bak bu darbe
artığı, hainleri Türkiye'ye iade ederiz" deyin. Ağababalarınız hemen
kesenin ağzını açar. Hatta "Darbecilerle aynı helikopterde gelen, ismi gizli tutulan sivillerin adını
sızdırırız" diye şantaj yaparsanız belki tüm borçlarınızı bile öderler.
Koca devletsiniz. Hiç aklınız yok mu sizin? Bunları da mı ben söyleyeyim?
Hızınızı alamayıp bizden kaçan tüm
hainleri çağırın ülkenize. Bize karşı topyekûn bir saldırıya geçin. Belki
kurtuluş savaşında beceremediğinizi bu sefer bu hainler sürüsüyle becerirsiniz.
Siz bu şekilde saldırırken herhalde bizim elimiz armut toplamayacak. Kurtuluş
Savaşında dök/e/mediğimiz geri kalanlarınızı da dökeriz. Dünya hiç olmazsa bir
pislikten, bir hainler ordusundan daha kurtulmuş olur.
Bizden size giden darbeci artığı
hainlerin size de ihanet etmesinden korkarsanız işte buna garanti ederim. Hain
her zaman sıkıştığı zaman kaçar, ihanet eder, hatta sokar. Çünkü yılanın görevi
sokmaktır. Meşrebi bu. Bundan dolayı onlara kızmayın. Tabiatlarının gereğini
yapacaklardır.
Biz size hiç kızgın ve kırgın değiliz. Sağ olun. Bizim yükümüzü
aldınız. Bizde hain çok... Bizi sekiz pislikten kurtardınız. Bizim adımıza onlara bakacaksınız.
Kızılır mı size. Hatta müteşekkiriz bilesiniz. Hainlerinizle çok yaşayın.
28/01/2017
30/01/2017 tarihinde Anadolu'da Bugün gazetesinde yayımlanmıştır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)