12 Ocak 2017 Perşembe

Karanlıkta ders

Siz hiç karanlıkta ders yaptınız mı? Ya da yapanı gördünüz mü? Ben iki defa gördüm. Birini Adıyaman Kahta'da, diğerini de Konya'da.

Adıyaman'da iken sabahleyin derse 06.30'da girerdik. Bir gün geldik. Elektrikler yok. Bir ders saati boyunca göz gözü görmeyen bir ortamda ışıkların gelmesini bekledik.

İkincisini ise Konya'da yaşadım. 07.20'de derse giriliyor. Ne var 07.20'de diyebilirsiniz? Bu sene geri saat uygulamasına geçilmediğini ve Güneş'in 08.00'de doğduğunu bilirsek ortalığın epey karanlık olduğu anlaşılır.

Kahta'daki bulunduğum okul lise idi. Sınıfımızı bulup sessizce elektriklerin gelmesini bekledik. Konya'da dersine girdiğim okul bir ortaokul. Elektriklerin olmaması, ortamın karanlık olması çocukları bir mutlu etti ki sormayın gitsin. Uzun süre bağırıp çağırdılar. Deşarj oldular. Biraz bekledim gürültü yapmalarını. Ardından cep telefonumdan K.Kerim'i açarak namaz sürelerini dinledik hep birlikte. Ardından Hucurat süresinden bazı ayetleri okuyarak anlamı üzerine konuştuk. Cep telefonumdan K. Kerim açınca çocuklara "Çocuklar susun!" deme ihtiyacı bile hissetmedim. Sesi duyan kendiliğinden susarak dinlemeye koyuldu.

Bizim milletimizdeki Kur'an'a saygı özellikle çocuklarda bir başka gerçekten. Az önce bağırmaktan dört köşe olan çocuklar: "Kur'an okunduğu zaman onu can kulağıyla dinleyiniz" ayetine en güzel şekilde riayet ettiler, bilerek veya bilmeyerek. Ne de olsa daha masumlar.

Helal çocuklar sizlere! İnşallah içinizdeki bu temiz ve saflık büyüyünce de devam eder. 12/01/2017

Yeni Anayasa için teklifler

Yeni Anayasa için 6 ay sürecek nafile turları 25 Ocak'tan sonra başlayacak*
Önerilerim:
A-Her parti kendi Anayasasını hazırlasın, seçim yoluyla halka sorulsun. %51 oy alan Anayasa yeni Anayasamız olsun. % 51 çoğunluk sağlanamazsa en yüksek oyu alan iki Anayasayı halk oylasın.
B-Anlaşamadıkları Anayasa maddelerini önce halk oylasın. En fazla oyu alan maddelere göre yeni Anayasa meclis tarafından hazırlansın. 
C-Meclis 4 ay içerisinde yeni Anayasa hazırlamakla yükümlü olsun. 4 ay içerisinde hazırlayamadığı takdirde mevcut vekillerin vekilliği düşsün. Ölünceye kadar siyasi yasaklı olsun.
D-Meclisin dışında Anayasa Prof'u olan öğretim görevlilerinden bir komisyon kurulsun. 4 ay içinde hazırladıkları Anayasayı meclis referanduma sunsun.
E-Ülke yönetimini 3 aylığına askere bırakalım. 2 ay içerisinde Anayasayı yaptıktan sonra kışlasına çekilsin.
F-Yurt dışından Anayasa hazırlayacak görevliler ithal edelim.
Seçin, beğenin, hangisini isterseniz. Sizin de mutlaka alternatifiniz vardır. İsterseniz onu da siz ilave edin.
Doğru ya bu ülkede yaşayıp da alternatif görüş olmaz mı? 12/01/2016
* Geçen ocak ayında yeni Anayasa için partiler bir araya gelip bir anayasa yapacaklardı. Komisyon kurulmadan nafile turları diye ifade ederek yeni Anayasa için önerilerde bulunmuştum. Şu anda Meclis kısmi Anayasa değişikliğini oyluyor.

11 Ocak 2017 Çarşamba

Kar tatillerinin kime ne yararı var?

Aralık ayı sonundan başlayan kar tatillerinin yedincisini yaptık. Daha ne kadar yapacağımız meçhul. Son bir aydır hiçbir haftayı tamamlayamadık. Kah üç gün gittik, kah dört gün.

İlk kar tatillerinde kar tatili var mı derdik, şimdi artık okul var mı diye sormaya başladık. Tatil aralarında tatil havası içerisinde ne kadar verimli ders işlenir? Varın siz düşünün. Eğitim can çekişiyordu, artık yatalak oldu.

Tatillerin arasında sınavları yetiştirmeye çalışırken ufukta 15 tatili göründü. Okullar sınavları nasıl tamamlayacak, tamamlansa da ne kadar sağlıklı bir değerlendirme olacak? Çünkü bir güne yeterinden fazla sınav yapılmak zorunda. Haydi sınav yapıldı diyelim. Ya sınava katılamayan öğrenciler. Ara ki bulasın.

Eskiler "Ayvanın bol olduğu yılın kışı şiddetli geçer" derlerdi. Ne kadar test edildi bilmiyorum. Ama bu yıl ayvalar bol gerçekten. Son 30-40 yılın en şiddetli ve çetin kışı yaşanıyor. Bir aydır kar tatili dolayısıyla hiç beş gün okula gidilemedi. Yapılması gereken karne vermeyi, 15 tatilini bulmayı beklemeden sömestri tatil kararı verilmeliydi. Hatta bu yıla mahsus bu ara tatil biraz daha fazla yapılabilirdi. Hiç olmazsa herkes evinde barkında tatilini geçirirdi. Halihazırda kar tatili yapan öğrenci ve öğretmen sınav stresi ile tatilden de bir şey anlamıyor zaten. Madem ki yağan kar dolayısıyla yollarımızı açık tutamıyoruz, aciz kalıyoruz, kimse risk almak istemiyor. Hemen "Yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle bir gün süreli tatil kararı verilmiştir" kararlarına imza atılıyor.

Bu tatillerden kim memnun bir düşünelim. Bakmayın siz öğrencinin ve öğretmenin sevindiğine. Bu sevinen, birbirine bağlı iki grup sadece problemi ötelemektedir. Her tatille birlikte daha da bir rehavete kapılıyorlar. Sorunlar kartopu gibi büyüyor durmadan. Ya kantinciler? Bu adamlar bu şekil aralarda çalışma pozisyonu itibariyle nasıl evlerine ekmek götürecekler. Çalıştırdıkları elemanların parasını ödeyebilecekler. Servisçiler taşımadığı günlerin parasını alsa bir türlü, almasa bir türlü. Okulların demirbaşı yöneticiler ne durumda? Millet tatil yapıyor. Onlar okulu açık tutacak, yazışmalara bakacak, sınav programlarını güncelleyecek, kaloriferi dondurmayacak. Birileri evlerinde keyif çatarken yoğun kar ve buzlanmadan etkilenmeden okul bekleyen bu garibanlara hiçbir getirisi de yok maalesef.

Gerçekten ardı arkası kesilmeyecek bu kar tatillerinin kime ne faydası var? Kendilerini etkili ve yetkili gören sorumlular böylesi günlerde yolları açık tutamayacak da ne zaman tutacak? Tamam olduğundan fazla, arka arkasına yağıyor. Hepsine eyvallah! Madem beceremiyoruz, o makamlarda da oturmaya devam edeceğiz. Karla da mücadele edemiyoruz. Bari tatili öne çekin, böyle bir tasarrufta bulunun. Herkes önünü görsün. 11/01/2017