12 Haziran 2016 Pazar

En büyük kaza



Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir
ses:

"-Binme, bu uçak düşecek...
"Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş...

İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış:

"-Uçak düştü kurtulan olmadı...

"Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında;

"-Binme bu trene, raydan çıkacak..."Dönmüş, bakmış yine kimse yok,
trene binmemiş, gelmiş eve...

Sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş;

"-Tren Eskişehir'de raydan çıktı, şu kadar ölü, şu kadar yaralı...

"Koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses;

"-Freni patlayacak..."Dönmüş yine kimse yok...

Dayanamamış, bağırmış:

-Sen kimsin yahu?...

"-Ben senin altıncı hissinim..
.
"Adam iyice kızmış:

-Ulan evlenirken neredeydin?...

"O ses yine dalgalanarak söylenmiş;

"-Büyük kazalara karışmıyoruz..."
Mehmet CÖMERT'den

Bu yaptığını sakın başka yerde anlatma!

Çölde yaşayan zengin ve muktedir bir kabile reisinin dillere destan, eşi az bulunur bir atı varmış. Günün birinde kabile reisi, çok sevdiği bu atına atlayarak çöle tek başına gezmeye çıkmış. Hayli zaman at koşturduktan sonra dönmek üzere iken uzaklarda bir kımıltı dikkatini çekmiş. Bir insan yerde yatıyor. Belli ki ölmek üzere olan yardıma muhtaç bir hasta.

Atından inerek yerdeki adama yardıma gitmiş. Hâlâ nefes aldığını görünce sevinip atının terkisinden su kırbası almak üzere iken yerdeki mecalsiz ve hasta adamı, o herkesten kıskandığı değerli atının üzerinde görünce şaşırıvermiş. Adam atı topuklayıp erişilemeyecek kadar uzaklaştıktan sonra geriye dönüp alay edercesine bakmış atın sahibine. Fakat bir gariplik var. Atın sahibi ağlamanın dışında herhangi bir tepki vermez.

“Zoruna gitti de ondan ağlıyorsun, değil mi? Sen ki bu atı kendi gözünden, evladından bile kıskanırdın ama bak, aklım ve çevikliğim sayesinde bu at şimdi benim oldu. Bu yüzden ne kadar ağlasan yeridir” demiş hırsız.

Atın sahibi ise “Ey hırsız, atımı çok sevdiğim doğrudur. Elimden alman elbette gücüme gitti. Üzülmeye üzüldüm fakat atımın elden gittiğine ağlamıyorum” deyince “Kadınlar gibi ya niye ağlıyorsun” der.

“Benim ağlamamın sebebi şudur: Bu haber yarın etrafta duyulduğunda, senin nasıl bir hile ile atımı elimden alıp kaçtığın, dilden dile dolaştığında, bundan sonra çölde hiç kimse, ölmek üzere olan gerçek bir ihtiyaç sahibine bir damla su vermeye çekinecektir. Üzüntüm bundan. Ne olur, bu yaptığını kimseye anlatma, olmaz mı?” şeklinde cevap verir. Bu cevap karşısında hırsız yaptığına pişman olur ve atı geri verir.

Ölüye çiçek koymak

Amerikalı bir adam elinde bir buket çiçek akrabalarının mezarını ziyarete gider. Mezarlıkta yürürken Çinli bir adamın akrabalarının mezarının üzerine yemek koyduğunu görür ve şaşırır. Amerikalı Çinli adama doğru yönelip 'Akrabalarının ne zaman kalkıp bu yemeği yiyeceğini düşünüyorsun?' diye sorduğunda, Çinli 'Senin akrabaların ne zaman yattıkları yerden kalkıp çiçekleri koklarlarsa benimkiler de o zaman bu yemekleri yiyecekler' diye cevap verir.