Başka yörelerde
kullanılır mı bilmiyorum ama Konya'da, bir yemeği beğenmeyip yemeğe burun
kıvıranlar için "Canın isterse. Yemezsen yeme. Bunu yemeyip de ne
yiyeceksin" anlamında "Daş kökü ye" tabiri kullanılır.
Bu deyimi
araştırdım. Türk Dil Kurumu sözlüğünde yer verilmemiş. Hangi yöreye ait yöresel
bir deyim olduğuna dair bir bilgiye de rastlamadım.
Zaten "Daş
kökü" diye bir deyim yok. Doğrusu "Taş kökü". Çoğu "K"
ile başlayan kelimeleri "G"ye dönüştürerek söyler Konyalı. Tıpkı Konya'yı
Gonya şeklinde söylediği gibi. Öyle zannediyorum, taş kökünü de Konyalı daş
kökü şeklinde söylüyor. Belli ki Konyalıların" k" ve "t"
gibi sert sessizlere bir rezervi var.
Daş kökü ye demek,
aslında zehir ve ağı ye anlamında "zıkkımın kökünü ye" demektir.
Genelde içki ve sigara gibi zararlı alışkanlıkları kullananlar için bu tabir
kullanılır. Zannedersem, zıkkım da zakkumdan dönüştürülmüş olsa gerek.
Daş ve zıkkım gibi
kelimelerin sonuna bir kök eklemişiz. Olmuş bir deyim. Başka da ne var derken
gözümün önüne birkaç yıldır keşfettiğimiz emeklilerin kök maaşı geldi. Bu kökün
örnek verdiğim köklerden tek farkı, bunlar isim tamlaması iken maaşın önüne
gelen kök ise sıfat şeklinde gelmesi.
Başka arasında fark
var mı diye düşünüyorum. İlk başta aklıma başka fark gelmese de anlam yönünden
kök maaş ile daş kökü ve zıkkımın kökü arasında benzerlikler var sanki. Her ne
kadar kök maaş zehir, zıkkım olsun, zıkkım ye, daş kökü ye anlamında kullanılmasa
da bugünkü kök maaşın içinde bulunduğu durum dolayısıyla, maaşına kök maaş
üzerinden zam gelen emeklilerin bu maaş ve gelen zamla geçinmelerinin zorluğu
gözümün önüne geliyor. Kök maaşın mucidi kim ise geçen yıldan beri kök maaşa
gelen zamlar adeta yutan eleman sıfır gibi veya çarpma ve bölmede etkisiz
eleman olan bir rakamı gibi bir işlev görüyor kök maaşa gelen zamlar. Ne kadar
yüksek verirlerse versinler emekliler bu kökten sıyrılıp dal budak
salamıyorlar. Dal budak salmayan kökün ise zaten meyve vermesi mümkün değil.
Hükümet, asgari geçim
seviyesinin çok çok altında kalan kök maaş mağduru kesim için geçen yıldan beri
çözüm üretmeye çalışıyor. Önce kök maaşa bir zam veriyor. Sonra da on bin liranın
altında emekli maaşı alanların maaşını on bine çıkardım diyor. Emekliler bundan
da memnun kalmıyor.
Bir zamanlar asgari
ücretin üzerinde emekli maaşı alan bu kesim, asgari ücretin çok altında
kalınca, bari asgari ücret seviyesinde ücret alalım temennisinde bulunuyor.
Memurlara verilen seyyanen
zam istediler. Bu da olmadı.
Ocak 2024’den beri 10
bine talim eden bu kök maaş mağdurları için hükümet birkaç seçenek üzerinde duruyor.
Bu on bin lirayı nasıl ve ne kadar yükseltirim hesapları yapıyor.
Anlaşılan o ki kök maaş
için telaffuz edilen rakamların hangisi verilirse verilsin, gelecek zam, birkaç
senedir güç bela ayakta duran, aldığı bu maaşla geçinmesi zor olan emekli için yine
sadra şifa olmayacak. Emeklilerin umutları yine sönecek.
Hükümetin çözüm bulmakta
zorlandığı bu kesimi görünce, teşbihte hata olmasın, yeri veya değil ama muzipliğim
tuttu. Kök maaş mı istersin, zıkkımın kökünü mü istersin ya da daş kökü mü geçiverdi
içimden.
Zor durumda olan bu kesim
hakkını helal etsin ama onları maruz bıraktığımız ve reva gördüğümüz durum maalesef
bu. Ne yapıp ne edip kök maaşı düşük olan ve bundan dolayı maaşı hep düşük kalan
emekliler için bir çözüm bulmak gerek. Çözüm mercii bu meseleyi çözmeli ve emekliyi,
kendi kendine yetecek, başkasına muhtaç bırakmayacak bir maaş seviyesine çıkarmalı.
Bulacağımız çözüm emeklinin itibarı ve insanca yaşaması için elzemdir. Nokta.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder