11 Temmuz 2024 Perşembe

Kök Maaş mı yoksa Daş Kökü mü?

Başka yörelerde kullanılır mı bilmiyorum ama Konya'da, bir yemeği beğenmeyip yemeğe burun kıvıranlar için "Canın isterse. Yemezsen yeme. Bunu yemeyip de ne yiyeceksin" anlamında "Daş kökü ye" tabiri kullanılır.

Bu deyimi araştırdım. Türk Dil Kurumu sözlüğünde yer verilmemiş. Hangi yöreye ait yöresel bir deyim olduğuna dair bir bilgiye de rastlamadım.

Zaten "Daş kökü" diye bir deyim yok. Doğrusu "Taş kökü". Çoğu "K" ile başlayan kelimeleri "G"ye dönüştürerek söyler Konyalı. Tıpkı Konya'yı Gonya şeklinde söylediği gibi. Öyle zannediyorum, taş kökünü de Konyalı daş kökü şeklinde söylüyor. Belli ki Konyalıların" k" ve "t" gibi sert sessizlere bir rezervi var.

Daş kökü ye demek, aslında zehir ve ağı ye anlamında "zıkkımın kökünü ye" demektir. Genelde içki ve sigara gibi zararlı alışkanlıkları kullananlar için bu tabir kullanılır. Zannedersem, zıkkım da zakkumdan dönüştürülmüş olsa gerek.

Daş ve zıkkım gibi kelimelerin sonuna bir kök eklemişiz. Olmuş bir deyim. Başka da ne var derken gözümün önüne birkaç yıldır keşfettiğimiz emeklilerin kök maaşı geldi. Bu kökün örnek verdiğim köklerden tek farkı, bunlar isim tamlaması iken maaşın önüne gelen kök ise sıfat şeklinde gelmesi. 

Başka arasında fark var mı diye düşünüyorum. İlk başta aklıma başka fark gelmese de anlam yönünden kök maaş ile daş kökü ve zıkkımın kökü arasında benzerlikler var sanki. Her ne kadar kök maaş zehir, zıkkım olsun, zıkkım ye, daş kökü ye anlamında kullanılmasa da bugünkü kök maaşın içinde bulunduğu durum dolayısıyla, maaşına kök maaş üzerinden zam gelen emeklilerin bu maaş ve gelen zamla geçinmelerinin zorluğu gözümün önüne geliyor. Kök maaşın mucidi kim ise geçen yıldan beri kök maaşa gelen zamlar adeta yutan eleman sıfır gibi veya çarpma ve bölmede etkisiz eleman olan bir rakamı gibi bir işlev görüyor kök maaşa gelen zamlar. Ne kadar yüksek verirlerse versinler emekliler bu kökten sıyrılıp dal budak salamıyorlar. Dal budak salmayan kökün ise zaten meyve vermesi mümkün değil.

Hükümet, asgari geçim seviyesinin çok çok altında kalan kök maaş mağduru kesim için geçen yıldan beri çözüm üretmeye çalışıyor. Önce kök maaşa bir zam veriyor. Sonra da on bin liranın altında emekli maaşı alanların maaşını on bine çıkardım diyor. Emekliler bundan da memnun kalmıyor.

Bir zamanlar asgari ücretin üzerinde emekli maaşı alan bu kesim, asgari ücretin çok altında kalınca, bari asgari ücret seviyesinde ücret alalım temennisinde bulunuyor.

Memurlara verilen seyyanen zam istediler. Bu da olmadı.

Ocak 2024’den beri 10 bine talim eden bu kök maaş mağdurları için hükümet birkaç seçenek üzerinde duruyor. Bu on bin lirayı nasıl ve ne kadar yükseltirim hesapları yapıyor.

Anlaşılan o ki kök maaş için telaffuz edilen rakamların hangisi verilirse verilsin, gelecek zam, birkaç senedir güç bela ayakta duran, aldığı bu maaşla geçinmesi zor olan emekli için yine sadra şifa olmayacak. Emeklilerin umutları yine sönecek.

Hükümetin çözüm bulmakta zorlandığı bu kesimi görünce, teşbihte hata olmasın, yeri veya değil ama muzipliğim tuttu. Kök maaş mı istersin, zıkkımın kökünü mü istersin ya da daş kökü mü geçiverdi içimden.

Zor durumda olan bu kesim hakkını helal etsin ama onları maruz bıraktığımız ve reva gördüğümüz durum maalesef bu. Ne yapıp ne edip kök maaşı düşük olan ve bundan dolayı maaşı hep düşük kalan emekliler için bir çözüm bulmak gerek. Çözüm mercii bu meseleyi çözmeli ve emekliyi, kendi kendine yetecek, başkasına muhtaç bırakmayacak bir maaş seviyesine çıkarmalı. Bulacağımız çözüm emeklinin itibarı ve insanca yaşaması için elzemdir. Nokta.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder